Kordsa Küresel Rekabette Ana İş Kollarına Yoğunlaşma Kararı Aldı
Kordsa, yeni dönemde ana iş kolları olan lastik güçlendirme ve kompozit teknolojilerine odaklanacağını bildirdi. Stratejilerini ‘farklılaşarak müşterisine değer yaratan ortak olmak’ ve ‘pazardaki değişimi yöneten taraf olmak’ üzerine kurduklarını ifade eden Kordsa CEO’su Ergun Hepvar, “Amacımız, küresel ölçekte rekabetçiliğini koruyan, teknolojisiyle öne çıkan, bilançosunu ‘finansal sürdürülebilirlik’ odağında güçlendiren ve liderlik vizyonunu pekiştiren bir Kordsa yaratmak” dedi
Sabancı Holding iştiraklerinden küresel bir güçlendirme lideri olan Kordsa, dünya pazarındaki dinamik değişimlere adapte olmak ve rekabetçi pozisyonunu pekiştirmek amacıyla stratejik bir dönüşüm sürecine girdi. Şirket, bu yeni dönemde odak noktasını ana faaliyet alanları olan lastik güçlendirme ve kompozit teknolojileri üzerine yoğunlaştıracağını açıkladı. Bu kararın, farklılaşan ürün ve hizmetlerle müşteri ihtiyaçlarını karşılamanın yanı sıra operasyonel verimliliği artırma, etkin nakit ve maliyet yönetimi prensipleriyle küresel pazardaki yerini sağlamlaştırma amacı taşıdığı belirtildi.
Değişen Küresel Piyasa Koşulları Ve Asya Rekabeti
Son yıllarda özellikle Asyalı üreticilerden kaynaklanan yoğun fiyat rekabeti, sektördeki tüm oyuncuları daha odaklı ve verimli bir yapıya geçmeye mecbur bıraktı. Kordsa CEO'su Ergun Hepvar, bu duruma ilişkin yaptığı değerlendirmede, küresel lastik güçlendirme üretiminin büyük bir kısmının günümüzde Asya'ya, özellikle de Çin'e kaydığını vurguladı. Hepvar, bu oyuncuların yüksek kapasiteli yatırımlarını hızla doldurmaya yönelik agresif rekabet stratejilerinin, küresel pazar dinamiklerini kökten değiştirdiğini ifade etti.
Kordsa'nın bu yeni dönemdeki stratejisini "farklılaşarak müşterisine değer yaratan ortak" ve "pazardaki değişimi yöneten taraf olmak" ilkeleri üzerine inşa ettiğini belirten Hepvar, bu kapsamda lastik güçlendirme ve kompozit teknolojilerindeki odaklarını artırdıklarını aktardı. Bu stratejik kararın somut bir adımı olarak, Kordsa'nın inşaat güçlendirme iş kolu ve Kratos markası, geçtiğimiz ay Sabancı Topluluğu şirketlerinden Çimsa'nın bağlı ortaklığı olan Afyon Çimento'ya devredilmişti. Bu devir işleminin, şirketin odaklı büyüme stratejisinin önemli bir parçası olduğu kaydedildi.
Operasyonel Verimlilik Ve Müşteri Odaklılık
52 yılı aşkın köklü bir geçmişe sahip olan Kordsa'nın, her zaman müşteri odaklı bir şirket olma misyonunu sürdürdüğünün altını çizen Ergun Hepvar, yüksek kaliteye olan tutkunun ve belirsizlikler karşısında gösterilen hızlı ve çevik adaptasyon yeteneğinin, şirketi lastik güçlendirme alanında küresel lider konuma taşıdığını belirtti. Günümüzde tüm müşterilerin kendi tedarik zincirlerini ve üretim planlamalarını yeniden gözden geçirdiği bir dönemde, Kordsa'nın da operasyonel süreçlerini piyasa gerçeklerine uyumlu, daha verimli bir yapıya dönüştürme gerekliliğini dile getirdi.
Hepvar, nihai hedeflerini, küresel ölçekte rekabetçiliğini koruyan, teknolojisiyle öne çıkan, bilançosunu 'finansal sürdürülebilirlik' odağında güçlendiren ve liderlik vizyonunu yalnızca satış performansıyla değil, aynı zamanda iş kültürüyle de ortaya koyan bir Kordsa yaratmak olarak tanımladı. Dönüşüm sürecinde temel stratejilerinin, katma değerli ürünlerde mükemmeliyet ve müşteri memnuniyetinde süreklilik üzerine kurulu olduğunu ekleyen Hepvar, "Tüm paydaşlarımıza sürdürülebilir katma değer yaratmak geleceğimizin formülü" şeklinde konuştu.
Sabancı Holding'in Güveni Ve Finansal Destek
Kordsa'nın lastik güçlendirme pazarındaki etkin rolünde, Sabancı Holding'in ortaya koyduğu vizyon ve şirkete duyduğu güvenin büyük önem taşıdığı Ergun Hepvar tarafından özellikle vurgulandı. Geçtiğimiz ay alınan sermaye artırım kararına Sabancı Holding'in ana hissedar olarak katılma kararı alması, bu güvenin en somut ve güncel örneklerinden biri olarak gösterildi.
Söz konusu sermaye artışından elde edilecek fonun, Kordsa'nın finansal borçlarının azaltılması amacıyla kullanılacağı belirtildi. Bu finansal yeniden yapılanmanın, Kordsa'nın içinde bulunduğu dönüşüm sürecinin en büyük itici güçlerinden biri olacağı ve şirketin yeni stratejilerini başarıyla hayata geçirmesine önemli bir katkı sağlayacağı öngörülüyor.