Kartal Otel Faciasında Kurban Yakınları İsyan Etti Otel Sahiplerinden Neden Kimse Zarar Görmedi

Grand Kartal Otel yangını davasında 3’üncü duruşmanın 3’üncü gününde sanık savunmalarına devam edildi. Kurban yakınları, “Kardeşim hiç mi sizden bir kişi...


Bolu'nun kayak merkezi Kartalkaya'da 21 Ocak'ta Grand Kartal Otel'de meydana gelen ve 36'sı çocuk olmak üzere toplam 78 kişinin yaşamını yitirdiği, 137 kişinin ise yaralandığı elim yangın faciasına ilişkin yargı süreci devam ediyor. Olaya yönelik başlatılan soruşturma kapsamında tutuklu bulunan 20 sanık dahil, toplam 32 sanığın yargılandığı davanın üçüncü duruşmasının üçüncü gününde, sanıkların esas hakkındaki mütalaaya yönelik beyanları alındı. Duruşma öncesinde, faciada yakınlarını kaybeden aileler, adliye önünde basına açıklamalarda bulunarak otel yönetimini ve sorumluları sert ifadelerle eleştirdiler.


Kurban Yakınlarından Otel Yöneticilerine Sert Suçlamalar


Yangında oğlu Mert, gelini ve iki torununu kaybeden Uğurtan Doğan, acısını dile getirirken, sevdiklerinin otel şirketinin yönetim kurulu üyesi olan tutuklu sanık Ceyda Hacıbekiroğlu'nun okulda gerçekleştirdiği "pazarlama etkinliği" nedeniyle hayatlarını kaybettiğini iddia etti. Doğan, torunu Mavi Doğan'ın Hacıbekiroğlu'nun oğluyla aynı sınıfta eğitim gördüğünü belirterek, geçmişte de benzer etkinliklerin düzenlendiğini söyledi. Yangından dört ay önce, yani Ekim ayında, okulda yine bir pazarlama etkinliği düzenlendiğini ve bazı öğrencilerin ve velilerin bu organizasyona katıldığını ifade etti. Uğurtan Doğan, otel yönetim kurulu üyelerinin ilk savunmalarında "Bizim hiçbir yetkimiz yok, sadece kağıt üzerinde" gibi tutarsız beyanlarda bulunduklarını vurgulayarak, acısını şu sözlerle dile getirdi:


"Yakınlarımın bu cinayete kurban gitmelerinin nedeni, okulda yapılan pazarlama etkinliği. Alıyorsunuz okuldan çocukları götürüyorsunuz. Aynı katta oğlum, gelinim ve iki torunum var ya kardeşim hiç mi sizden bir kişi yaralanmaz veya canını kaybetmez? Kaybolan 78 can, bizim canımız. 137 yaralı yine bizim canlarımız."


Faciada eşi Ceren Yaman Doğan ve 16 yaşındaki kızı Lalin Doğan'ı yitiren Rıfat Doğan ise, tutuklu sanıklar yönetim kurulu üyesi Elif Aras ile genel müdür eşi Emir Aras'ı hedef alan ciddi iddialarda bulundu. Doğan, Elif ve Emir Aras'ın, eşi ve kızının kaldığı odanın hemen karşısından geçerek oteli terk ettiklerini, ancak yakın arkadaş olmalarına rağmen onları uyandırmadıklarını savundu. Rıfat Doğan, sabah saatlerinde Emine Murtezaoğlu Ergül ile karşılaştığında Ceren ve Lalin'i sorduğunu, ancak "Hiç bilmiyorum Rıfat, kurtulanlar Doruk Kaya'da" yanıtını aldığını belirtti. Doğan, sözlerini şöyle sürdürdü:


"Resim çektirip sarmaş dolaş olduğu, akşam kahve içtiği insanı, arkadaşını sabaha kadar merak edip ben gelene kadar aramamış bile. Bir cevapsız arama yok. 'Neredesiniz, ne oldunuz, kurtuldunuz mu veya kalkın, uyanın.' Hiçbir şekilde uyandırmamış. Bunlar baştan sona ne yazık ki kötüler. Bilgisizlik, cahillik her şey bir yana ama kötülük içlerinde."


İddianamede Ağır Cezalar Talep Edildi


Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, otel sahipleri ve yöneticileri Halit Ergül, Emine Murtezaoğlu Ergül, Ceyda Hacıbekiroğlu, Elif Aras, Emir Aras, Zeki Yılmaz, Ahmet Demir, Kadir Özdemir, Cemal Özer, Mehmet Salun ile Bolu Belediye Başkan Yardımcısı Sedat Gülener, İtfaiye Müdür Vekili Kenan Coşkun ve itfaiye eri İrfan Acar hakkında 78'er kez "olası kastla öldürme" ve "olası kastla kasten yaralama" suçlarından toplam 1998'er yıla kadar hapis cezası istendi. Bu durum, davanın ciddiyetini ve yargının olaya bakış açısını gözler önüne seriyor.


Sanıkların Savunmaları Ve Avukatın Şaşırtıcı İfadeleri


Duruşmada tutuklu sanıklardan Bolu Belediye Başkan Yardımcısı Sedat Gülener, kendisine yöneltilen "Denetimi iptal etmek ve bildirmemekle" suçlamasını reddederek, "Bu tamamen varsayım. Bizim görevimiz olmadığı halde 'olası kastla' suçlanırken, burayı kapatmakla görevli olanların yargılanmaması veya taksirle yargılanması hedef saptırmaktır" şeklinde savunma yaptı. Tutuklu sanık Bolu Belediyesi İtfaiye Müdür Vekili Kenan Coşkun ise savunmasında, "İptal edilen bilirkişi raporunda belediye ve itfaiyeden bahsedilmemesi dikkat çekici. 9 aydır tek bir çelişkili ifadem yok. Beraatimi talep ediyorum" ifadelerini kullandı.


Sanık savunmaları arasında en dikkat çekici olanlardan biri, Grand Kartal A.Ş. bünyesindeki Gazelle Otel'in Muhasebe Müdürü tutuklu sanık Kadir Özdemir'in avukatı Serbülent Baykan'dan geldi. Avukat Baykan, müvekkilinin beraatini talep etmediğini ve tahliye kararını mahkemenin takdirine bıraktığını belirterek şu çarpıcı açıklamalarda bulundu:


"Benim müvekkilim geri zekâlı. Bunu kendisine de söyledim. Beni isterse dava edebilir. Hatır için avukatlığını yapıyorum. Burada net, kasten adam öldürme var. Bilinçli taksir bizim önümüze atılmış yemdir. Bu oteli kim denetledi, Kültür ve Turizm Bakanlığı. Davlumbazın ısısı bile standartlarda belli. Sen bunlara bakmadan yedin içtin. Burada kast var, cinayet var net. Bu geri zekâlı gidip biraz yatsın, aklı başına gelsin."


Tutuklu sanıklardan İl Özel İdare Genel Sekreteri Sırrı Köstereli ise kendini şu sözlerle savundu: "1999 yılında Grand Kartal Otel, turizm işletme belgesiyle açıldı. 2001 yılında İl Özel İdaresi'ne başvurmuşlar, belgeler temin edilerek o dönemki yöneticiler tarafından ruhsatı verilmiştir. Sadece Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından denetlenmektedir ibaresi vardır. Dolayısıyla 'Sen ruhsatı ver, biz denetimi yapacağız' denilmiştir. İhmalden dolayı burada değilim. Kanunda bana tanımlanmamış görev, müfettişler tarafından bana dayatıldı. Müfettişler yaptıkları soruşturmada ön yargılı davranmıştır. Soruşturma izni verildiği gün tarafımıza tebliğ edilmeden gözaltına alınıp tutuklandım."


Dün ara verilen duruşmaya bugün devam edildi.