ABD Tarifeleri Enflasyon Kaygıları Ve Merkez Bankası Politikaları Küresel Piyasaları Şekillendirdi
Küresel piyasalar, ABD Başkanı Donald Trump'ın yeni tarife açıklamaları ve ABD Merkez Bankasının (Fed) gevşeme sürecine ilişkin belirsizliklerin etkisiyle geçen hafta karışık seyrederken, gelecek hafta gözler ABD'de açıklanacak istihdam verilerine çevrildi
Amerika Birleşik Devletleri'nin ticari politikasında gümrük tarifeleri merkezi gündem maddesi olmaya devam ederken fiyat artışlarının enflasyon üzerindeki derin etkileri politika yapıcıların karar alma süreçlerini karmaşık bir hale soktu. Bu kapsamda ABD Başkanı Donald Trump 01 Ekim'den itibaren yürürlüğe girecek yeni gümrük vergisi oranlarını kamuoyuna duyurdu. Bu düzenlemeler ithal ilaç mutfak ve banyo dolapları döşemeli mobilyalar ile ağır kamyon gibi kritik ürün gruplarını hedef aldı.
Açıklanan kararlara göre Amerika Birleşik Devletleri içinde üretim tesisi kurmayan şirketlerin markalı veya patentli ilaç ürünleri için uygulanan gümrük vergisi oranı %100 seviyesine çıkarıldı. Mutfak ve banyo dolapları ile ilgili ürünlerde bu oran %50 olarak belirlenirken döşemeli mobilyalar için %30 ağır kamyonlar için ise %25 oranında vergi uygulanacağı bildirildi. Bu adımlar küresel ticaret dinamikleri üzerinde önemli yankılar uyandırdı ve piyasaların odağını ABD ekonomisine çevirdi.
Fed'in Para Politikası Ve Ekonomik Veriler
Geçtiğimiz hafta açıklanan ekonomik veriler Amerika Birleşik Devletleri ekonomisinin güçlü seyrini gözler önüne serdi. Ülke ekonomisi yılın ikinci çeyreğinde tüketici harcamaları ve yatırımlardaki kayda değer artışın desteğiyle piyasa beklentilerini aşarak %3,8 oranında bir büyüme performansı sergiledi. Ayrıca 20 Eylül ile sona eren haftada ilk kez işsizlik maaşı başvurusunda bulunanların sayısı 218 bin seviyesine gerileyerek tahminlerin altında kaldı bu da işgücü piyasasındaki sağlam duruşu pekiştirdi.
Federal Rezerv Sistemi'nin (Fed) enflasyon göstergesi olarak yakından takip ettiği çekirdek kişisel tüketim harcamaları fiyat endeksi Ağustos ayında yıllık bazda %2,9 ile beklentilerle paralel bir artış gösterdi. Tüm bu ekonomik göstergeler Fed'in para politikası kararları üzerinde belirleyici bir rol oynayacak haftanın istihdam verileri ise özellikle Fed'in atacağı adımlar açısından kritik öneme sahip. Merkez bankası kararlarını oluştururken enflasyon ve istihdam verilerini temel gösterge olarak değerlendirdiğini defalarca belirtti.
Para piyasalarındaki fiyatlamalarda bir süredir istihdamdaki düşüş beklentileriyle güç kazanan Fed'in faiz indirim olasılıkları geçtiğimiz hafta açıklanan güçlü büyüme verilerinin ardından zayıfladı. Bankanın Ekim ayında 25 baz puanlık bir faiz indirimine gitme ihtimali %89 olarak fiyatlanırken Aralık toplantısındaki faiz indirim olasılığı açıklanan verilerin etkisiyle %63 seviyesine geriledi. Bu durum piyasaların Fed'in gelecekteki adımlarına ilişkin beklentilerinde ciddi bir revizyona gittiğini ortaya koydu.
Fed Başkanı Jerome Powell geçtiğimiz hafta yaptığı konuşmada tarife kaynaklı enflasyon etkilerinin nispeten kısa ömürlü olacağını ifade etti. Powell yaptığı değerlendirmede "Fiyat seviyesindeki bu tek seferlik artış muhtemelen birkaç çeyreğe yayılacak ve bu dönemde biraz daha yüksek bir enflasyon olarak kendini gösterecektir." ifadelerini kullandı. Fiyatlardaki bu geçici artışın kalıcı bir enflasyon sorununa dönüşmemesi için gerekli önlemleri alacaklarını vurgulayan Powell "Hala orta derecede kısıtlayıcı olarak gördüğüm bu politika duruşu olası ekonomik gelişmelere yanıt vermek için bizi iyi bir konumda bırakıyor." şeklinde konuştu. Geçtiğimiz hafta Fed yetkililerinin farklı görüşleri de piyasaların yönü üzerinde etkili oldu. Bazı üyeler iş gücü piyasasını korumak adına daha agresif faiz indirimlerinin gerekliliğini savunurken diğer bazı üyeler ise özellikle enflasyon konusunda temkinli olunması gerektiğini dile getirdi.
Küresel Piyasaların Nabzı Ve Veri Gündemi
New York borsası geride kalan haftayı satıcılı bir seyirle tamamladı. Haftalık bazda S&P 500 endeksi %0,31 Nasdaq endeksi %0,65 ve Dow Jones endeksi %0,15 değer kaybetti. Amerika Birleşik Devletleri tahvil piyasalarında da satıcılı bir atmosfer hakim olurken ülkenin 10 yıllık tahvil faizi haftayı 6 baz puanlık bir yükselişle %4,19 seviyesinde noktaladı. Emtia piyasalarında ise altın küresel belirsizliklerin etkisiyle değer kazanmaya devam etti. Altının ons fiyatı geçtiğimiz hafta 3 bin 791,10 Dolar seviyesine çıkarak rekorunu tazeledi ve haftayı %2 oranında bir artışla 3 bin 760 Dolar'dan tamamladı. Gümüşün ons fiyatı da haftayı %6,9 yükselişle 46,1 Dolar'dan kapatırken Brent petrolün varili %3,9 primle 68,7 Dolar seviyesinde işlem gördü. Dolar endeksi ise geçtiğimiz hafta %0,5 artışla 98,2 seviyesinden kapandı.
29 Eylül ile başlayacak haftada Amerika Birleşik Devletleri'nde açıklanacak makroekonomik veriler piyasaların yakından takibinde olacak. Pazartesi bekleyen konut satışları Salı New York Fed tüketici güven endeksi ile JOLTS açık iş sayısı Çarşamba ADP özel sektör istihdamı ve imalat sanayi Satın Alma Yöneticileri Endeksleri (PMI) Perşembe dayanıklı mal siparişleri fabrika siparişleri ve haftalık işsizlik maaşı başvuruları Cuma ise tarım dışı istihdam işsizlik oranı ve hizmet sektörü PMI verileri izlenecek.
Avrupa Piyasalarında Pozitif Seyir Jeopolitik Gerilimler Odağında
Geçtiğimiz hafta Avrupa borsaları pozitif bir seyir izlerken bölgede devam eden jeopolitik gerilimler yatırımcılar tarafından yakından takip edildi. Rusya'nın Estonya ve Polonya hava sahasını ihlal etmesi sonrası bölgedeki gelişmeler ve liderlerin açıklamaları dikkatle izlendi. ABD Başkanı Donald Trump NATO üyesi ülkelerin hava sahasına giren Rus uçaklarını düşürebileceğini belirterek Avrupa ülkelerinin Rusya'dan petrol ve doğal gaz almaması gerektiğini savundu. Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ise yaptığı açıklamada Avrupa'nın 2027 yılına kadar Rus fosil yakıtları kullanımını tamamen sonlandıracağını bildirdi. Von der Leyen 19'uncu yaptırım paketi ile AB'nin Rusya üzerindeki baskıyı artıracağını Avrupa pazarlarına Rus LNG ithalatının yasaklanacağını ve üçüncü ülkelerdeki rafineriler ile petrol tüccarlarının hedef alınacağını vurguladı. Bu gelişmelerin ardından bölgede savunma sanayi hisseleri öncülüğünde belirgin bir yükseliş gözlendi.
Makroekonomik veri tarafında ise Avro Bölgesi'nde Ağustos ayında 50,7 olan imalat sanayi Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI) Eylül ayında 49,5 olarak ölçüldü ve son 3 ayın en düşük seviyesine geriledi. Geçtiğimiz hafta İngiltere'de FTSE 100 endeksi %0,74 İtalya'da MIB 30 endeksi %0,79 Almanya'da DAX endeksi %0,42 ve Fransa'da CAC 40 endeksi %0,22 yükseliş kaydetti.
Gelecek haftanın veri takviminde Pazartesi Avro Bölgesi'nde tüketici güven endeksi Salı Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Christine Lagarde'ın konuşması Almanya'da işsizlik oranı ve enflasyon Çarşamba bölge genelinde imalat sanayi PMI verileri ve Avro Bölgesi'nde enflasyon Cuma Lagarde'ın bir başka konuşması Avro Bölgesi'nde üretici enflasyonu ve bölge genelinde hizmet sektörü PMI verileri takip edilecek.
Asya Borsalarında Karışık Seyir Siyasi Ve Ekonomik Gündem
Asya borsaları geride kalan haftayı karışık bir seyirle tamamlarken gözler gelecek hafta bölgedeki ekonomik ve politik takvime çevrildi. Japonya'da iktidardaki Liberal Demokrat Parti (LDP) istifa edeceğini bildiren lideri ve Başbakan Şigeru İşiba'nın halefini 04 Ekim'de belirleyecek. Partinin yeni genel başkanı meclis oturumunda Japonya’nın yeni başbakanı olarak ilan edilecek. Geçtiğimiz hafta ABD yönetiminin "H-1B" çalışma vizelerine 100 bin Dolarlık başvuru ücreti getirme kararının ardından ABD'deki Güney Kore yatırımlarının olumsuz etkileneceğine dair endişeler Güney Kore piyasalarında düşüşe yol açtı. Öte yandan Çin tarafında şirket haberleri ön plana çıktı. E-ticaret ve teknoloji devi Alibaba'nın yapay zeka modeli "Qwen3"ün daha ucuza eğitilen ve daha fazla performans gösteren açık kaynaklı versiyonunu piyasaya sürmesi şirketin hisselerinin haftalık bazda %4,7 yükselmesini sağladı.
Makroekonomik veri tarafında ise Japonya'da ülkedeki enflasyon görünümüne ilişkin çerçeve çizen Tokyo TÜFE Eylül ayında yıllık bazda %2,5 yükselişle beklentilerin altında arttı. Söz konusu gelişmelerle haftalık bazda Hong Kong'da Hang Seng endeksi %1,57 ve Güney Kore'de Kospi endeksi %1,72 gerilerken Japonya'da Nikkei 225 endeksi %0,69 ve Çin'de Şanghay bileşik endeksi %0,21 yükseldi.
Gelecek hafta Salı Japonya'da sanayi üretimi ve Çin'de PMI verileri Perşembe Japonya'da tüketici güven endeksi Cuma Japonya'da işsizlik oranı takip edilecek. Çarşamba günü Hong Kong ve Çin'de Perşembe Çin'de Cuma günü Güney Kore ve Çin'de resmi tatiller nedeniyle işlemler gerçekleşmeyecek.
Yurt İçi Piyasalar Ve Enflasyon Beklentileri
Yurt içinde geride kalan hafta satış ağırlıklı bir seyir ön plana çıkarken BIST 100 endeksi %1,27 azalışla 11.151,20 puandan kapanış yaptı. Yaklaşan haftada piyasaların odak noktası Eylül ayına ilişkin enflasyon verileri olacak.
Geçtiğimiz hafta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Beyaz Saray'daki Oval Ofis'te ABD Başkanı Donald Trump ile bir araya geldi. 2 saat 20 dakika süren görüşmede önemli konular ele alındı. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ABD'deki temaslarına ilişkin yaptığı açıklamada ABD Başkanı Trump ile Beyaz Saray'da gerçekleştirilen tarihi nitelikteki görüşmenin oldukça samimi bir ortamda geçtiğini belirtti. Duran açıklamasında "Görüşmede savunma sanayisinden ticarete enerjiden bölgesel ve küresel sorunlara kadar çok sayıda konu ele alındı ve belirli konularda önemli mesafeler kat edildi." ifadelerini kullandı. Dolar/TL kuru ise haftayı bir önceki haftalık kapanışın %0,5 üzerinde 41,5750 seviyesinden tamamladı.
Gelecek hafta yurt içinde Salı işsizlik oranı Perşembe dış ticaret dengesi haftalık para ve banka istatistikleri Cuma ise enflasyon verileri takip edilecek. Bu verilerin yurt içi piyasaların yönü üzerinde belirleyici olması bekleniyor.