Mattia Ahmet Minguzzi Cinayetinde Sanık Müdafiinin Çekilmesi Gündeme Oturdu
Kadıköy'de, 15 yaşındaki Mattia Ahmet Minguzzi'nin bıçaklanarak öldürülmesine ilişkin davada yeni bir gelişme yaşandı. Tutuklu sanıklardan A.Ö.'nün avukatı...
Mattia Ahmet Minguzzi cinayeti davasında yeni bir gelişme yaşandı. Sanıklardan A.Ö.'nün avukatı, kamuoyunda oluşan yanlış algılar ve yorumlar nedeniyle müdafiliğinden çekildiğini duyurdu. Bu karar, davanın seyrine ilişkin tartışmaları yeniden alevlendirdi.
Müdafiinin Çekilme Gerekçesi
Anadolu 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi'ne sunulan dilekçede, sanık A.Ö.'nün avukatı, dosyaya 15 Eylül 2025 tarihinde sunduğu vekaletname ile 02 Ekim 2025 tarihli duruşmada müdafi olarak bulunduğunu belirtti. Ancak duruşma sonrasında kamuoyunda, "Dosyaya asıl faili kurtarmak için sahte rapor ibraz edildiği" şeklinde bir algının oluştuğunu ifade etti. Avukat, bu iddiaları kesin bir dille reddederek, "Oysa SSC A.Ö. müdafi olarak dava dosyasına herhangi bir rapor sunmadığım gibi zaten A.Ö. asli fail konumunda da değildir. Hülasası bu gibi beyan ve yanlış yorumlara yol açan olgular nedeniyle gördüğüm lüzum üzerine SSC A.Ö. müdafiliğinden çekiliyorum" ifadelerine yer verdi. Bu açıklama, kamuoyunda dosyanın içeriğine dair oluşan spekülasyonları giderme ve avukatlık mesleğinin itibarına yönelik endişeleri giderme çabasını yansıttı.
Engelli Raporu İddiaları Ve Resmi Yalanlama
Davayla ilgili kamuoyunda yankı uyandıran bir diğer konu ise, "katile engelli raporu verildi" iddiaları olmuştu. Bu iddialar, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM) tarafından hızla yalanlanmıştı. DMM, resmi sosyal medya hesapları üzerinden yaptığı açıklamada, bu tür iddiaların "kamuoyunu manipüle etmeye ve devlet kurumlarını itibarsızlaştırmaya yönelik dezenformasyon kampanyasının ürünü" olduğunu vurguladı.
Adli Tıp Kurumu Raporu Ve Ceza Ehliyeti
DMM'nin açıklamalarında, Adli Tıp Kurumu tarafından 07 Mayıs tarihli düzenlenen raporda, sanığın "nitelikli kasten adam öldürme fiilinin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmiş olduğunun" tespit edildiği bilgisine yer verildi. Raporda ayrıca, failin Türk Ceza Kanunu uyarınca cezalandırılmasına engel teşkil edecek herhangi bir psikolojik veya fiziksel eksikliğinin bulunmadığı belirtildi.
Açıklamada, sanık avukatı tarafından dosyaya sunulan belgenin, cinayetten önce alınmış bir "kaynaştırma raporu" olduğu ve "engellilik raporu" niteliği taşımadığı da net bir şekilde ifade edildi. Dolayısıyla, bu belgenin failin ceza ehliyetini ortadan kaldıran bir durum yaratmadığı vurgulandı. DMM, sosyal medyada dolaşıma sokulan iddiaların asılsız olduğunu ve kamuoyunu yanıltmaya yönelik olduğunu belirterek, "Halkı yanıltıcı bilgileri alenen yayma fiili, Türk Ceza Kanunu'nun 217/A maddesi kapsamında suçtur. Devlet kurumlarını ve yargı organlarını hedef alan asılsız paylaşımlara itibar edilmemesi önemle rica olunur" ifadeleriyle uyarılarda bulundu. Bu açıklama, davanın şeffaflığı ve kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi açısından büyük önem taşıdı.