Küresel Enflasyon Baskısı Altında Merkez Bankaları Kasım Ayında Temkinli Duruş Sergiledi

Merkez bankalarının enflasyon ve istihdam alanındaki risklerle karşı karşıya kalması politika kararlarını zorlaştırırken, kasım ayında sakin bir merkez bankaları takvimi takip edilecek

Küresel ekonomide tarife gündemi ve ticaret gerilimleri yılın sonuna yaklaşırken ekonomi yönetimlerinin odağında yer almaya devam ederken, dünyanın en büyük ekonomisi Amerika Birleşik Devletleri'nde enflasyonla mücadele sürecindeki temkinli yaklaşım, diğer merkez bankalarını da para politikalarındaki gevşeme süreçlerini yeniden değerlendirmeye sevk etti. Bu küresel ekonomik iklimin etkisiyle, Kasım ayında birçok merkez bankası, önceki dönemlere kıyasla daha sakin bir para politikası takvimine hazırlandı.



Kasım ayında, başta İngiltere Merkez Bankası (BoE) olmak üzere, Avustralya Merkez Bankası (RBA), Yeni Zelanda Merkez Bankası (RBNZ), İsveç Merkez Bankası (Riksbank), Norveç Merkez Bankası, Macaristan Merkez Bankası (MNB), Polonya Merkez Bankası (NBP) ve Güney Kore Merkez Bankasının para politikası kararları finans piyasaları tarafından yakından takip edildi.



İngiltere Merkez Bankasının Durumu



İngiltere'de, İngiltere Merkez Bankasının (BoE) ülkede enflasyona yönelik risklerin varlığını koruması ve Eylül ayı enflasyonunun yüzde 3,8 ile orta vadeli hedef olan yüzde 2 seviyesinin üzerinde seyretmesinin etkisiyle para politikasındaki sıkı duruşunu sürdürmesi bekleniyordu. Nitekim, para piyasalarındaki fiyatlamalarda 06 Kasım tarihinde açıklanan BoE para politikası kararlarında temel politika faizinin yüzde 4 seviyesinde sabit tutulacağı öngörüldü. Piyasalar, bankanın bir sonraki faiz indirimine ancak 2026 yılının Şubat ayında yapılacak toplantıda gidebileceğini fiyatladı.



BoE, en son faiz indirimine 25 baz puan ile Ağustos ayında gitmişti. Böylece banka, Kasım ayına kadar toplamda 75 baz puan indirime gitmiş oldu. Eylül ayındaki son politika toplantısında BoE'nin 7 üyesinden 5'i politika faizini yüzde 4'te sabit tutma yönünde oy kullanırken, 2 üye 25 baz puan indirerek yüzde 3,75'e düşürülmesi yönünde görüş bildirmişti. Son politika metninde, bu yılki manşet enflasyondaki artışın büyük ölçüde gıda fiyatlarındaki yükselişten kaynaklandığı belirtilmişti.



Okyanusya'dan Gelen Sinyaller: Avustralya Ve Yeni Zelanda



Kasım ayında Okyanusya bölgesinde de merkez bankalarının faiz kararları dikkatle izlendi. Bölgedeki finansal likidite konusunda önemli bir role sahip olan Avustralya'da, Avustralya Merkez Bankasının (RBA) politika faizini sabit tutmasına kesin gözüyle bakılıyordu. Ülkede çeyreklik bazda açıklanan enflasyon verilerine göre, 2024 yılının üçüncü çeyreğinde enflasyon çeyreklik bazda yüzde 1,3 olarak gerçekleşerek beklentileri geride bıraktı. Yıllık bazda ise enflasyon yüzde 3,2 seviyesinde kayıtlara geçti. Enflasyon verisinin alt kırılımları incelendiğinde, üçüncü çeyrekte en önemli fiyat artışları konut, eğlence ve ulaştırma alanlarında gözlemlendi. RBA, Eylül ayındaki son para politikası toplantısında politika faizini değiştirmeyerek yüzde 3,60'ta sabit bırakmış ve açıklanması beklenen üçüncü çeyrek enflasyon verilerindeki risklere değinmişti.



Öte yandan, diğer önemli merkez bankalarından olan Yeni Zelanda'da, Yeni Zelanda Merkez Bankasının (RBNZ) faiz kararı da yatırımcıların odağında yer aldı. Para piyasalarındaki fiyatlamalarda bankanın 26 Kasım tarihinde açıklanacak kararında 25 baz puan indirime gitmesine kesin gözüyle bakıldı. Bu durum, Yeni Zelanda ekonomisindeki farklı dinamiklere işaret etti.



Avrupa'da İskandinavya Ve Diğer Bankalar



Avrupa'da Kasım ayında İsveç ve Norveç'in faiz kararları yatırımcıların odağında yer alırken, Avrupa Merkez Bankası (ECB) herhangi bir para politikası kararı açıklamayacaktı. Eylül ayında İsveç'te Riksbank, beklentilerin aksine politika faizini 25 baz puan düşürerek yüzde 1,75 seviyesine çekmişti. Bankadan yapılan açıklamada, "ekonomik aktiviteye daha fazla destek sağlamak ve orta vadede enflasyonu hedefte sabitlemek amacıyla faiz indirimine gidildiği" belirtilirken, enflasyon ve ekonomik aktivitedeki görünüm devam ederse politika faizinin bir süre daha bu seviyede kalmasının beklendiği bildirilmişti. Riksbank'ın 05 Kasım tarihinde açıklayacağı para politikası kararında politika faizini sabit tutması beklendi.



Bunlara ek olarak, Norveç Merkez Bankasının (Norges Bank) 06 Kasım'daki politika kararı da yatırımcıların odağında bulunurken, bankanın politika faizini değiştirmemesi beklendi. Eylül ayında Norges Bank, politika faizini 25 baz puan indirerek yüzde 4 seviyesine çekmişti. Öte yandan, Avrupa'da Polonya'da NBP'nin 05 Kasım'daki ve Macaristan'da MNB'nin 18 Kasım'daki para politikası kararları da bölgedeki ekonomik göstergeler açısından yakından takip edildi.



Asya'nın Odağında Güney Kore



Asya tarafında ise Güney Kore Merkez Bankasının açıklayacağı para politikası kararı yatırımcıların dikkatini çekti. Banka, Ekim ayında politika faizini beklentilere paralel olarak yüzde 2,50 seviyesinde sabit bırakmıştı. Bankadan yapılan açıklamada, enflasyonun istikrarlı seyrini korumasıyla birlikte, ekonomik büyüme görünümüne ilişkin yüksek belirsizliğin devam ettiği belirtilirken, ekonomik büyüme tarafında özellikle tüketim ve ihracat kaynaklı iyileşme eğiliminin sürdüğü bildirilmişti.



Gayrimenkul piyasasındaki gelişmelere dikkat çekilen açıklamada, "Gayrimenkul piyasası istikrar önlemlerinin Seul ve çevresindeki konut piyasaları ile hane halkı borçları üzerindeki etkileri ve döviz kuru oynaklığı gibi finansal istikrar koşullarının daha yakından izlenmesi gerekmektedir" ifadeleri kullanılmıştı. Güney Kore Merkez Bankasının para politikası kararı 27 Kasım Perşembe günü açıklandı. Karara ilişkin tahminler henüz netleşmese de, Eylül ayı tüketici enflasyonunun yıllık bazda yüzde 2,1 ile beklentilerin üzerinde gerçekleşmesi ve aylık bazda enflasyonun hızlanması, bankanın temkinli bir patikada hareket edebileceğine yönelik güçlü sinyaller verdi.