MHP Lideri Bahçeli Terörsüz Türkiye Şafağının Sökeceğini Bildirdi
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM grup toplantısında açıklamalarda bulundu. Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunan...
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, yaptığı açıklamalarda terörsüz bir Türkiye hedefinin şafağının sökeceğini vurguladı. Bahçeli, Türkiye'nin ve Türk milletinin yeni yüzyılda zirveye ulaşacağını, Cumhur İttifakı'nın bu süreçte kilit bir rol oynayacağını belirtti.
Atatürk Vurgusu Ve Kocaeli'deki Anma Programı
Bahçeli, konuşmasının başında Cumhuriyet'in kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'e yönelik övgü dolu sözler sarf etti. Atatürk'ü Türkiye Cumhuriyeti'nin haysiyeti ve Türk milletinin hürriyet meşalesi olarak tanımlayan Bahçeli, Atatürk'e husumet besleyen odakların bu tutumlarından vazgeçmelerini arzuladığını dile getirdi. Bu bağlamda, Kocaeli Müftülüğü'nün 10 Kasım Atatürk'ü anma programında Mevlit okutulması kararını takdirle karşıladığını belirterek, "Atatürk olmasa hangi bayraklar dalgalanır ve ezan yerine kulaklarımız neyi duyardı? Atatürk yok sayıldıkça çoğalacaktır," ifadelerini kullandı. Bu karardan dolayı Kocaeli Valisi ve Müftüsünü gönülden tebrik ettiğini vurgulayan Bahçeli, ebediyete intikalinin 87. yıl dönümünde Atatürk'ü ve silah arkadaşlarını rahmet ve minnetle andığını ekledi.
MHP'nin Siyaset Anlayışı Ve Cumhur İttifakı'nın Vizyonu
MHP'nin siyaset anlayışını da detaylandıran Bahçeli, partilerinin gönül kazanma ve milletin takdirine mazhar olma amacında olduğunu ifade etti. "Tomurcuk derdinde olmayan ağaç odundur," diyerek, partilerinin "odunluktan kurtulamamış" anlayışlarla bir işinin olmayacağının altını çizdi. MHP'nin ve Cumhur İttifakı'nın icazetli bir siyaset gütmediğini, milletin ne dediğini esas aldığını belirten Bahçeli, "Milletimiz ne diyorsa sözümüz odur. Milletimiz ne istiyorsa dileğimiz aynısıdır," dedi. Cumhur İttifakı'nın Türk milletinin kaderi ve devletin geleceği olduğunu vurgulayan Bahçeli, bu ittifakın Türkiye'yi her türlü olumsuzluktan koruyacağını ve yeni yüzyılı Türkiye'nin ve Türk milletinin yüzyılı yapacağını aktardı.
Dış Politika Ve Türkiye'nin Küresel Rolü
Dış politika alanındaki gelişmelere de değinen Bahçeli, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki köklü ve sağlam bağların önemine dikkat çekti. Türk tarih ve kültürünün birleştirici misyonunun gücü artıracağını, tasada ve zaferde bir olma kararlılığının devam edeceğini belirtti. Türkiye'nin stratejik ortaklıklarının kimi çevreleri rahatsız ettiğini dile getiren Bahçeli, kazanımlara pusu kuran, tuzak hazırlayan tüm mihrakları düşman olarak gördüklerini söyledi. Bu bağlamda, "İsrail'in oyunlarını görmediğimiz zannedilmesin," diyerek İsrail'in bölgedeki politikalarına yönelik net bir duruş sergiledi. Türkiye'nin aktif ve çok boyutlu dış politikasıyla hem bölgesel hem de küresel ölçekte öncü bir rol üstlendiğini vurgulayan Bahçeli, siyasi, ekonomik ve ticari bağların gücüyle, dilde, fikirde ve işte birlik şiarıyla gelecek devrin "Türk Devri" olacağından kuşku duymadıklarını sözlerine ekledi.
Muhalefete Yönelik Sert Eleştiriler
Bahçeli, kendisine yönelik eleştirilere de sert bir dille yanıt verdi. Özellikle, "Sen olmuşsun İmralı, etrafındaki alkış ekibi olmuş Kandil. Siz varken PKK’ya gerek yok," şeklindeki iddiaları gündeme getiren bir "devşirilmiş aslan yavrusuna" diyecek çok şeyi olmasına rağmen, muhatap almadığını belirtti. Bahçeli, bu ifadeleri kullanan kişinin ciddiye alınacak bir insan suretinde olmadığını ve dikkatle inceleyeceği bir cümle düzeneği kuramadığını söyledi.
Terörsüz Türkiye Ve Ulusal Birlik Çağrısı
Konuşmasının ana eksenini oluşturan "Terörsüz Türkiye" hedefine yeniden odaklanan Bahçeli, terörsüz bir Türkiye'nin şafağının sökeceğini ve dikilen fidelerin yakında meyvesini vereceğini ifade etti. Terörsüz Türkiye'nin aynı zamanda terörsüz bir bölge anlamına geldiğini vurgulayan Bahçeli, bu hedefe adım adım yaklaşıldığını dile getirdi. Terörsüz Türkiye sürecine karşı çıkanları itiraf etmeye davet eden Bahçeli, "Terör bitsin mi bitmesin mi?" sorusunu yöneltti. Türkiye'nin zirveye tutunması, vatan, millet, devlet ve al bayrak altında 86 milyonun birliği meselesinin kendileri için temel öncelik olduğunu kaydederek sözlerini tamamladı.