Gençlik Ve Kadın Stk’ları Meclis Komisyonunda Önemli Taleplerini Dile Getirdi

Meclis Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nda sivil toplum alanındaki gençlik ve kadın örgütlerinin temsilcileri taleplerini anlattı. GoFor...


Milli Dayanışma Komisyonu, “Terörsüz Türkiye” sürecine ilişkin on beşinci toplantısını gerçekleştirdi. Bu önemli buluşmada, sivil toplum kuruluşları adına çeşitli kadın ve gençlik örgütlerinin temsilcileri, sürecin geleceğine dair görüş ve önerilerini dile getirdi. Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA), Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı (T3 Vakfı), Genç Barış İnşacıları Derneği, Gençlik Örgütleri Forumu (GoFor), Anadolu Gençlik Derneği (AGD), Milli Türk Talebe Birliği (MTTB), Kadın ve Demokrasi Derneği (KADEM), 29 Ekim Kadınları Derneği, Barışa İhtiyacım Var Kadın İnisiyatifi, Türkiye İş Kadınları Derneği (TİKAD) ve Hazar Eğitim Kültür ve Dayanışma Derneği’nin temsilcileri, komisyon üyelerine hitap etti. Toplantıda, gençlerin ve kadınların toplumsal barışa katkıları ve beklentileri kapsamlı bir şekilde ele alındı.


Gençlik Örgütlerinden Çeşitli Talepler


Gençlik Örgütleri Forumu (GoFor) Genel Koordinatörü Oğuzhan Aytaç, GoFor’un 57 farklı gençlik örgütünün ortak iradesini temsil eden güçlü bir platform olduğunu vurguladı. Aytaç, sürecin sağlıklı ilerlemesi adına kritik öneme sahip olduğunu düşündüğü bir dizi talebi komisyona sundu. Bu talepler arasında, "Şiddet içermeyen ifade biçimlerinin tamamı suç kapsamından çıkarılmalıdır," çağrısı dikkat çekti. Ayrıca, eğitimin her kademesinde anadilde eğitim hakkının garanti altına alınması gerektiğinin altını çizen Aytaç, terörle bağlantılı suçlar dahil olmak üzere çeşitli gerekçelerle eğitimini tamamlayamayan gençler için kapsamlı bir öğrenci affının çıkarılmasının önemini belirtti. Aytaç, özellikle çatışma bölgelerinde büyüyen gençlerin, silah bırakan gençlerin, güvenlik güçlerinde görev yapmış gençlerin, cezaevinden çıkan genç siyasetçiler ve aktivistlerin, zorunlu göç ve yerinden edilme nedeniyle travma yaşayan gençlerin ve çatışma nedeniyle yakınlarını kaybeden gençlerin ruhsal iyileşmeleri için detaylı ve kapsamlı bir psikososyal destek sağlanması gerektiğini de sözlerine ekledi.


Gençlerin Aidiyet Ve Sürece Yaklaşımı Araştırması


Anadolu Gençlik Derneği (AGD) Başkanı Salih Turhan, yaptıkları anket çalışmalarının çarpıcı sonuçlarını komisyonla paylaştı. Turhan, anketlerde gençlere yönelttikleri ilk sorulardan birinin aidiyetlerinin temeli ve kendilerini nasıl tarif ettikleri olduğunu ifade etti. Anket sonuçlarına göre gençlerin %43’ü kendilerini etnik kimlikleriyle, %40.4’ü dini kimlikleriyle, %11’i ise mülteci kimlikleriyle tanımladı. Kürt meselesine ilişkin gençlerin görüşlerini de aktaran Turhan, katılımcıların %59.8’inin "Türkiye’de önemli bir Kürt meselesi vardır" görüşünde birleştiğini belirtti. Sürece yönelik gençlerin umut ve kaygı düzeylerine dair elde edilen veriler de dikkat çekiciydi; gençlerin %28.5’i süreçten umutlu olduğunu, %11’i kararsız kaldığını, %26.6’sı sürece inanmadığını, %8.4’ü inandığını ve %25.4’ü ise kaygılı olduğunu dile getirdi.


Birlik Vurgusu Ve Kürt Gençlerinin Kimlik Algısı


Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı (T3) Yönetim Kurulu Başkanı Elvan Kuzucu Hıdır, yaptığı konuşmada ülkenin birliğine ve beraberliğine vurgu yaptı. Hıdır, "Bizler doğusuyla, batısıyla, kuzeyiyle, güneyiyle ülke olarak bizi biz yapan insani değerlerimizle her türlü sınamanın üstesinden gelebilecek güce sahibiz" diyerek Türkiye’nin içsel dinamikleri ve ortak değerleriyle zorlukların üstesinden gelebileceğine olan inancını dile getirdi. Genç Barış İnşacıları Derneği temsilcisi Baran Yalçınkaya ise Kürt gençlerinin kimlik algısına odaklandı. Yalçınkaya, "Kürt gençleri bir yandan kendi kimliklerini giderek daha güçlü biçimde sahiplenirken diğer yandan son derece Türkiyeli bir profil çiziyor," ifadelerini kullanarak Kürt gençlerinin hem kendi kültürel kimliklerine bağlılıklarını sürdürdüklerini hem de Türkiye toplumunun ayrılmaz bir parçası olduklarını hissettiklerini belirtti. Bu aidiyetten kaynaklı olarak eşit vatandaşlık ve adil muamele taleplerinin yükseldiğini de sözlerine ekledi.


Sürece Katkı Sunma Hedefleri


Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) Başkan Yardımcısı İsmail Hakkı Karagüzel, terörsüz bir Türkiye sürecinin yalnızca askeri önlemlerle değil, aynı zamanda gönül bağı ve toplumsal bütünleşme ile sağlanabileceğini ifade etti. TÜGVA Başkan Yardımcısı Tuba Arslan da vakıflarının “Terörsüz Türkiye” sürecine bilgi birikimleri, sevgi ve tecrübeleriyle aktif olarak katkı sunmayı hedeflediklerini vurguladı. Tüm katılımcı STK’lar, komisyona sundukları öneriler ve dile getirdikleri hassasiyetlerle, sürecin daha kapsayıcı ve kalıcı bir barışa dönüşmesi için ortak bir irade beyanında bulundu.