Milli Savunma Bakanlığı İha Müdahalesiyle Hava Savunma Sistemi Zafiyet İddialarını Yalanladı
Milli Savunma Bakanlığı (MSB), 15 Aralık'ta kontrolden çıktıktan sonra Türkiye'de vurularak düşürülen insansız hava aracına (İHA) ilişkin, Havada vurularak...
Milli Savunma Bakanlığı (MSB) Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri ve Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, Ankara'da düzenlediği haftalık bilgilendirme toplantısında, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin son dönemdeki faaliyetleri, terörle mücadele operasyonları, hudut güvenliği ve savunma sanayii alanındaki gelişmeleri kamuoyu ile paylaştı. Tuğamiral Aktürk, özellikle hava savunma sistemlerinin zafiyet içinde olduğu yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirterek, Karadeniz üzerinde tespit edilen ve kontrolden çıktığı anlaşılan insansız hava aracına (İHA) yönelik başarılı müdahaleye ilişkin detaylı açıklamalarda bulundu.
Tuğamiral Aktürk, konuşmasına önemli tarihi anmaları da dahil etti. 111 yıl önce, 22 Aralık 1914 tarihinde başlayan Sarıkamış Harekatı şehitlerini rahmet ve minnetle yad eden Aktürk, 62 yıl önce, 21 Aralık 1963'te Kıbrıs Türklerine yönelik Rum terör örgütü EOKA tarafından gerçekleştirilen "Kanlı Noel" katliamını şiddetle kınadı. Sözcü Aktürk, bu vahşice cinayetleri işleyenleri lanetlediklerini vurgulayarak, "Barbarca ve vahşice cinayetlerle insanlık suçu işleyenleri lanetliyoruz" ifadelerini kullandı.
Terörle Mücadelede Kararlı Adımlar Ve Hudut Güvenliği
Terörle mücadele operasyonlarına ve hudut güvenliğine ilişkin güncel verileri aktaran Tuğamiral Aktürk, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin milletin huzuru ve devletin bekası için ülkeye yönelik risk ve tehdit unsurlarıyla mücadelesini kararlılıkla sürdürdüğünü belirtti. Son 1 hafta içinde yürütülen operasyonlar neticesinde 6 PKK’lı teröristin güvenlik güçlerine teslim olduğunu bildiren Aktürk, operasyon bölgelerinde mayın ve el yapımı patlayıcı (EYP) tespit ve imha faaliyetlerinin yanı sıra, mağara, sığınak ve barınakların ortadan kaldırılması çalışmalarına da aralıksız devam edildiğini ifade etti.
Sınır güvenliğinde alınan modern teknolojiye dayalı etkili tedbirlerin kaçakçılığın ve yasa dışı geçişlerin engellenmesinde önemli rol oynadığını vurgulayan Aktürk, son 1 haftalık süreçte 8'i terör örgütü mensubu olmak üzere toplam 192 kişinin hudutlarda yakalandığını açıkladı. 01 Ocak'tan bu yana yasa dışı yollarla hudutlardan geçmeye çalışırken yakalanan kişi sayısının 9 bin 683'e ulaştığını dile getiren Tuğamiral Aktürk, engellenen 2 bin 414 şahıs ile birlikte bu yıl içinde engellenen kişi sayısının toplam 65 bin 277'ye ulaştığını kaydetti. Ayrıca, bu hafta içinde Hakkari ve Van hudut hatlarında icra edilen arama-tarama faaliyetlerinde 284 kilogram uyuşturucu madde ele geçirildiği bilgisi paylaşıldı.
Gazze'deki İnsani Kriz Ve Bölgesel İstikrarsızlık
Orta Doğu'daki gelişmelere de değinen Tuğamiral Aktürk, İsrail'in Suriye ve Lübnan'daki saldırılarını ve bölgede izlediği yayılmacı politikayı endişe verici bulduğunu ifade etti. İsrail'in Gazze'de sağlanan ateşkesi ihlal edici operasyonlarının ve insani yardım faaliyetlerini engelleyici tutumunun, bölgesel barış ve istikrarı tehdit etmeye devam ettiğini belirtti. Aktürk, İsrail'in bu politikalarının Birleşmiş Milletler'in itibarı ve uluslararası hukuka olan inancın, sadece bölge ülkeleri nezdinde değil, küresel çapta da sorgulanmasına yol açtığını vurguladı.
Aktürk, özellikle Gazze'ye insani yardımların kesintisiz ve güvenli bir şekilde ulaştırılması ile sivillerin acil ihtiyaçlarının karşılanmasının, geçtiğimiz hafta bölgede meydana gelen sel felaketi nedeniyle daha da kritik bir hale geldiğinin altını çizdi. Uluslararası topluma çağrıda bulunan Tuğamiral Aktürk, İsrail'in hem saldırgan eylemlerine hem de insani yardımların bölgeye istenen düzeyde erişimini geciktirici tutumuna karşı, yaptırım gücü olan bir irade ortaya koyarak adımlar atması gerektiğini dile getirdi. Türkiye'nin bu yönde başlatılacak her türlü uluslararası girişime destek vermeye devam edeceği bir kez daha teyit edildi.
Savunma Sanayiinde Yerlileşme Ve Modernizasyon
Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) modernizasyonunda savunma sanayiinin kritik rolüne dikkat çeken Tuğamiral Aktürk, kara, deniz, hava platformları ve siber alanda geliştirilen yerli sistemlerin TSK'yı daha güçlü, daha donanımlı ve daha hazırlıklı hale getirdiğini belirtti. Bu kapsamda, Kara Kuvvetleri Komutanlığı'nın envanterine muhtelif miktarda Lazer Arayıcı Başlıklı Uzun Menzilli Tanksavar (L-UMTAS) füzesi, Orta İrtifa Hava Savunma Füze Sistemi (HİSAR-O), KARAOK Tanksavar Silah Sistemi ile modernize edilmiş M60T tanklarının giriş yaptığını bildirdi. Ayrıca, Bayraktar TB-3 SİHA'nın muayene ve kabul faaliyetlerinin tamamlanarak envantere alındığı açıklandı.
Genel Maksat Helikopteri projesi kapsamında üretilen 7'nci T-70 helikopterinin, 23 Aralık'ta Hava Kuvvetleri Komutanlığı envanterine katılması planlandığı duyuruldu. Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'nı ilgilendiren önemli gelişmeler de aktarıldı. Pakistan MİLGEM Projesi'nin 2'nci gemisi Khaibar'ın Pakistan Deniz Kuvvetleri'ne teslimi, Açık Deniz Karakol Gemisi Projesi kapsamında inşa edilen Akhisar'ın Romanya'ya teslimi, Koçhisar'a Bayrak Çekilmesi, Hızırreis Denizaltısı, Ç-159 Çıkarma Gemisi ve ULAQ İnsansız Deniz Aracının Hizmete Girişi ile Açık Deniz Karakol Gemisi Projesi kapsamında inşa edilecek 7'nci geminin sac kesimi törenlerinin, 20 Aralık'ta Sayın Cumhurbaşkanımızın teşrifleriyle İstanbul Tersanesi Komutanlığı'nda icra edilmesi planlandığı bilgisi verildi.
Karadeniz Üzerindeki İha Olayı Ve Detaylar
MSB Sözcüsü Tuğamiral Aktürk'ün sunumunun ardından Bakanlık, kamuoyunda merak uyandıran 15 Aralık'ta Türkiye hava sahasında düşürülen İHA olayına ilişkin ayrıntılı bir açıklama yaptı. Açıklamada, Karadeniz yönünden Türk hava sahasına yaklaşan bir İHA'nın tespit edilmesi üzerine, ilgili tüm birimlerce yürürlükteki mevzuat ve standart operasyonel prosedürler çerçevesinde anında tespit, teşhis ve takip sürecinin başlatıldığı belirtildi.
Söz konusu İHA'nın irtifa, sürat ve boyut olarak tespitinin güçlüğü ile düşük radar kesit alanına sahip olması nedeniyle, sürecin tek bir sensör verisine dayanmaksızın radar, elektro-optik, elektronik harp ve erken ihbar sistemlerinden elde edilen çoklu verilerin karşılıklı doğrulanması esasına göre yürütüldüğünün altı çizildi. Yapılan değerlendirmeler neticesinde, hava sahası emniyetinin korunması ile vatandaşların can ve mal güvenliğinin sağlanması amacıyla, kontrolden çıktığı anlaşılan İHA'nın F-16 uçakları tarafından takip edildiği ve prosedürlerin tamamlanmasını müteakip en uygun yerde kontrollü bir müdahaleyle düşürüldüğü ifade edildi.
Enkaz Tespiti Ve Spekülatif İddiaların Reddi
Hava sahasına ilişkin alınan tüm kararların, sivil hava trafiği dahil olmak üzere hava sahası emniyetinin muhafazası, yerleşim alanlarına yönelik risklerin önlenmesi ve elde edilen verilerin bütüncül değerlendirilmesi esaslarına dayalı olarak yüksek hassasiyetle verildiği vurgulandı. Uygulanan yöntemin, yerleşim alanlarına yönelik riskleri bertaraf eden, sivil havacılık faaliyetlerinin emniyetini de önceleyen en ihtiyatlı ve güvenli yaklaşım olarak icra edildiği belirtildi.
Havada vurularak imha edilen İHA'nın, çok küçük parçalara ayrılarak geniş bir alana dağıldığı değerlendirmesinde bulunuldu. Bu durumun sahada tek parça veya bütünlük arz eden enkaz tespitini zorlaştırdığına dikkat çekildi. Bu çerçevede, arama-tarama ve teknik inceleme faaliyetlerinin ilgili birimlerce titizlikle sürdürüldüğü, doğrulama süreçleri tamamlanmadan olay hakkında yapılan spekülatif değerlendirme ve dezenformasyon içerikli iddialara itibar edilmemesi gerektiği önemle ifade edildi.
Hava Savunma Sistemi Zafiyet İddiaları Gerçeği Yansıtmıyor
Bakanlık açıklamasında, Türk hava sahası kontrolünün; radar, erken ihbar, elektronik harp ve önleme unsurlarını kapsayan, katmanlı ve entegre bir mimariyle 7 gün 24 saat esasına göre sağlandığına işaret edildi. Hava savunma sistemlerinden beklenen temel işlevlerin, hava sahasına giren unsurların tespiti, teşhisi, takibi ve imhası olduğu hatırlatıldı. Bahse konu İHA ile ilgili sürecin başarıyla yönetildiği ve sonuçlandırıldığı belirtilerek, "Hava savunma sistemimizin zafiyet içinde olduğu yönündeki iddialar da gerçeği yansıtmamaktadır" açıklaması yapıldı.
Elde edilen tecrübeler ışığında tespit, teşhis ve reaksiyon süreçlerinin düzenli olarak gözden geçirildiği, operasyonel prosedürler ve teknik kabiliyetlerin sürekli olarak geliştirildiği vurgulandı. Ayrıca, Ukrayna-Rusya arasında devam eden savaş dolayısıyla Karadeniz'in güvenliğine yönelik bu tür olumsuzluklar konusunda her iki tarafın da daha dikkatli olmaları hususunda muhatapların ikaz edildiği bilgisi verildi.
Suriye'de Tek Devlet, Tek Ordu İlkesine Destek
Milli Savunma Bakanlığı, terör örgütü SDG'nin Suriye Ordusu'na entegrasyon süreciyle ilgili de bir değerlendirmede bulundu. Suriye hükümetinin tüm kurum ve birimleri ile yeniden yapılanmaya, ülkede istikrar ve güvenliğin tesisine yönelik gayretli çalışmalarına devam ettiği belirtildi. Suriye'nin istikrarı ve güvenliğinin, bölgenin huzuru için kritik öneme sahip olduğu vurgulanarak, "Türkiye, bu doğrultuda Suriye hükümetiyle yakın iş birliğini sürdürmeye ve 'tek devlet, tek ordu' ilkesini desteklemeye kararlıdır" denildi. Türkiye'nin bu konuyla ilgili olarak muhataplarıyla gerekli koordinasyonları yaptığı ve süreci yakından takip ettiği bilgisi de açıklamada yer aldı.