Mustafa Varank Türkiye’nin En Büyük Sorunlarından Biri Sağlıklı Bir Muhalefetin Olmayışı
TÜRKİYE Büyük Millet Meclisi (TBMM) Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve İletişim Teknolojileri Komisyonu Başkanı ve AK Parti Bursa...
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Bilgi ve İletişim Teknolojileri Başkanı Dr. Ömer İleri ile TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve İletişim Teknolojileri Komisyonu Başkanı Mustafa Varank'ın katılımlarıyla gerçekleşen ‘Dijital Gençler, Teknolojik Şehirler – Net Konuşalım’ başlıklı söyleşinin ilki Samsun'da yapıldı. Genel Merkez Bilgi ve İletişim Teknolojileri Başkan Yardımcısı Meryem Sürmen'in moderatörlüğünde düzenlenen etkinlik, Samsun Büyükşehir Belediyesi Atakum Sanat Merkezi'nde önemli bir katılımla gerçekleşti.
Söyleşiye Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Rektörü Prof. Dr. Fatma Aydın, AK Parti Samsun İl Başkanı Mehmet Köse'nin yanı sıra çok sayıda parti üyesi ve vatandaş katıldı. Etkinlik boyunca katılımcılardan gelen soruları yanıtlayan ve gençlerle interaktif bir diyalog kuran yetkililer, Türkiye'nin geleceğine yönelik önemli değerlendirmelerde bulundu.
TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve İletişim Teknolojileri Komisyonu Başkanı ve AK Parti Bursa Milletvekili Mustafa Varank, yaptığı konuşmada ülkenin siyasi yapısına dair dikkat çekici tespitlerde bulundu. Gençlere yönelik siyaset tavsiyelerini aktarırken, sadece AK Parti'li gençlere değil, muhalif görüşlere sahip gençlere de seslenen Varank, siyasetin her kesimden katılımın önemine vurgu yaptı. Varank, “Biz AK Parti'nin içerisinden geliyoruz. Ama bizim siyaset tavsiyemiz sadece AK Parti'li gençler için değil, muhalif de olabilirsiniz. Siz kendi hayat tarzınıza ve düşüncenize göre bir şeyler başarmak istiyorsanız, sizin de yapmanız gereken aslında siyasetin muhalefeti tarafından bu işlerle haşır neşir olmak, bu işlerle ilgilenmek. Çünkü emin olun iktidar kadar muhalefete de ihtiyaç var. Aslında Türkiye'nin şu anda yaşadığı en büyük sıkıntılardan bir tanesi sağlıklı bir muhalefetin olmayışıdır” ifadelerini kullandı. Varank, iktidarın denetlenebilmesi ve daha iyi hizmet üretebilmesi için güçlü ve yapıcı bir muhalefet mekanizmasının varlığının elzem olduğunu belirtti.
Muhalefetin İnşa Edici Eleştiri Eksikliği Vurgulandı
Mevcut muhalefet anlayışını eleştiren Varank, muhalefet partilerinin iktidarın her çalışmasına, iyi mi kötü mü olduğunu değerlendirmeden karşı çıkma eğiliminde olduğunu dile getirdi. Bu durumun Türkiye'nin gelişimini olumsuz etkilediğini savunan Varank, gençlere farklı bir muhalefet anlayışı benimsemeleri çağrısında bulundu. Varank, “Şu anda elbette AK Parti'yle ilgili eleştirisi olan muhalif anlayıştaki bir genç kardeşimiz bizim karşımıza çıkabilir, bizi eleştirebilir, bize sorular sorabilir ve biz bu soruları emin olup anlayıp, nerede eksiğimiz var, nerede hatamız var, yanlışımız var mı? Kendimizi çek etmek için kullanabiliriz ve kullanıyoruz. Ancak Türkiye'de öyle bir muhalefet anlayışı oluştu ki, yapılan her iş sadece iktidar partisinin işi olarak görülüyor ve ne yapılırsa yapılsın karşı çıkılıyor. Oysa muhalefet, yapılan bir işin faydasını tartmalı, eksik varsa gidermeye çalışmalı” dedi.
Meclis çalışmalarından örnekler veren Varank, yapıcı eleştirinin önemini şu sözlerle açıkladı: “Mecliste de sürekli vurguladığımız konu bu. Diyelim ki, 'şu yolu yapacağım' diyoruz, muhalefet ise 'ben sana o yolu yaptırmam' diyor. Bu durumda biz sadece o yolu yapmaya odaklanıyoruz fakat muhalefet, 'şu sapağı da eklersen daha iyi olur' diyerek katkı sunmalı ki biz de değerlendirme yapalım, gerekiyorsa düzeltelim. Ama mevcut anlayış, 'sen ne yapıyorsan yanlıştır' üzerine kurulu. İşte değiştirmemiz gereken anlayışlardan biri de budur.” Varank, eleştirilerin somut öneriler ve alternatif çözümlerle desteklenmesi gerektiğini, aksi takdirde siyasetin kısır bir döngüye girdiğini ifade etti.
Gençlerin Yurtdışı Hayalleri Ve Ülkeye Dönüş Trendi
Söyleşide gençlerin yurt dışı hayallerine de değinen Dr. Ömer İleri, kendi tecrübelerinden yola çıkarak önemli açıklamalarda bulundu. Uzun yıllarını yurt dışında geçirmiş biri olarak yurt dışına gitmeye kategorik olarak karşı olmadığını belirten İleri, ancak bu durumun belirli şartlara bağlı olduğunu vurguladı. İleri, “Ancak 'aradığımı orada bulurum' düşüncesiyle, bir teslimiyet içinde gitmeyi doğru bulmam. Hedefi ve gerekçesi olan, spesifik bir proje, akademik çalışma ya da kariyer fırsatı için gidilebilir, bu tecrübe kazanılabilir. Ama geri dönmek şartıyla. Orada yükselen arkadaşlarımızın bile ülkeye katkısı olur” şeklinde konuştu. Gençlerin yurt dışına çıkış nedenlerini sorgulayan İleri, Türkiye'nin sunduğu fırsatların göz ardı edilmemesi gerektiğine dikkat çekti.
İleri, özellikle “Türkiye'de her şey kötü, yurt dışında her şey iyi, burada yaşanmaz” anlayışıyla yurt dışına gitmenin hem ülkeye zarar verdiğini hem de gidenler için uzun vadede hayal kırıklığı yaratabileceğini belirtti. Geçmişte böyle bir “beyin göçü” furyasından söz edildiğini ancak bunun net bir istatistiksel tespitinin bulunmadığını ifade eden İleri, yazılımcılar gibi belirli meslek gruplarının zaten dünya çapında bir mobiliteye sahip olduğunu hatırlattı. Ancak son dönemde, özellikle savunma sanayii kaynaklı olarak, çok ciddi geri dönüşlerin yaşandığını ve durumun tersine döndüğünü gözlemlediklerini sözlerine ekledi. İleri, nitelikli insan gücünün ülkeye dönüşünün Türkiye'nin kalkınması açısından kritik bir öneme sahip olduğunu vurguladı.