Türkiye’nin Diplomatik Çabaları Gazze’de Ateşkesin Sağlanmasında Belirleyici Oldu

Müjdeli haberin geldiği Mısır’daki barış müzakerelerinde Türkiye etkin rol oynadı. İsrail basınının iddiasına göre, ABD Ortadoğu Özel Temsilcisi Witkoff ve...


İki yıldır devam eden İsrail saldırılarının gölgesindeki Gazze'de, kalıcı bir ateşkese yönelik umutları yeşerten anlaşmanın perde arkasındaki diplomatik süreçler netleşmeye başladı. Bu kritik gelişmede, ABD Başkanı Donald Trump'ın New York'ta Cumhurbaşkanı Erdoğan ve önde gelen Müslüman ülke liderleriyle gerçekleştirdiği toplantılarda temelleri atılan, Mısır'daki barış müzakerelerinin başarılı bir sonuca ulaşmasında Türkiye'nin belirleyici bir rol oynadığı vurgulandı.


Müzakere Masasındaki Kritik İsimler


Mısır merkezli 'Kahire el-İhbariyye' televizyon kanalının aktardığı bilgilere göre, Mısır ve Katar'ın arabuluculuğunda Hamas ile İsrail arasında yürütülen dolaylı müzakerelere, Türkiye'den Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı İbrahim Kalın, Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman Al Sani ve Mısır İstihbarat Başkanı Hasan Mahmud Reşad gibi kilit isimler katıldı. Bu kapsamda, 'Şarm El Şeyh Masası' olarak adlandırılan kritik görüşmelerde, İsrail heyetine Stratejik İşler Bakanı Ron Dermer liderlik etti. ABD tarafını ise Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ile Gazze planının oluşturulmasında önemli rol oynayan eski danışman Jared Kushner temsil etti. Gazze'de ateşkesin sağlanması, esir takasının gerçekleştirilmesi ve insani yardımların bölgeye ulaştırılması gibi temel konuların ele alındığı zorlu pazarlıklarda, MİT Başkanı İbrahim Kalın'ın etkin bir rol üstlendiği belirtildi.


Doha Ve Ankara'nın İkna Çabaları


Times of Israel gazetesine konuşan ismini açıklamayan bir Arap diplomat, Hamas'ın ateşkes anlaşmasını kabul etmesinde üç ana faktörün etkili olduğunu bildirdi. Diplomat, müzakerelerin son saatlerinde Katar ve Türkiye'nin Hamas'ı ikna etme çabalarının belirleyici olduğunu ifade etti. Doha ve Ankara'nın, Filistinli grubun İsrail'in savaşı yeniden başlatmayacağına dair ABD'den gelen sözlü garantileri kabul etmesi yönünde etkili olduğu, Katar ve Mısır'ın bu tutumu uzun süredir sürdürmesine rağmen, Türkiye'nin sürece dahil olmasının özellikle fark yarattığı kaydedildi. Ayrıca, ABD Başkanı Donald Trump'ın, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'yu bir önceki ay Doha'ya düzenlenen saldırıyla ilgili olarak özür dilemeye zorlamasının da Hamas'ın müzakerelere yaklaşımını etkileyen önemli bir unsur olduğu aktarıldı. Üçüncü ve son faktör olarak ise, İsrail güçlerinin Refah Sınır Kapısı da dahil olmak üzere geri çekileceği noktaların kesin olarak belirlenmesinin Hamas'ın kararında etkili olduğu vurgulandı.


Kalıcı Barış İçin Türkiye'nin Mesajları


Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş, Gazze'nin kurtuluşunun ancak insani yardım filolarının, sivil toplum örgütlerinin, uluslararası kamuoyunun ve Türkiye başta olmak üzere bölgedeki etkili devletlerin ortak çabalarıyla mümkün olacağını dile getirdi. Ateşkesi değerlendiren Kurtulmuş, açıklamasında şunları kaydetti: "İnsanlık cephesinin dayanışması sayesinde yapılan anlaşmayla Filistin’de yaşanan acılar bir nebze olsun hafifleme yoluna girmiştir. Soykırım boyutuna ulaşmış İsrail saldırganlığına daha fazla tahammül edilemeyeceği açıkça görülmüştür. Savaş suçlusu Netanyahu yönetimi mahkemelerde hesap verene dek sözümüzün arkasında duracağız. Direnen Filistin halkının ve bedelini canları pahasına ödeyen kardeşlerimizin fedakârlığı her türlü takdirin üzerindedir. Planlanan barış ve sağlanan ateşkesin kalıcı olması en büyük temennimizdir. Adil barış ancak adalet, güvenlik ve tam bağımsız Filistin devletinin genişçe tanınmasıyla sağlanır. Bu anlaşma, o yolda atılmış önemli bir adımdır. Dikkatimizi ve gözümüzü Gazze’den ayırmadan, insani yardım, siyasi çözüm ve kalıcı barış için çalışmaya devam edeceğiz."


Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan yazılı açıklamada ise, ateşkes anlaşmasına ilişkin olarak özetle şu ifadelere yer verildi: "Bu ateşkesin iki yıldır devam eden soykırımı sona erdirmesini temenni ediyoruz. Anlaşmanın tam olarak uygulanmasını bekliyoruz. Gazze’ye insani yardımlar ulaştırılmalı ve yeniden imarına yönelik çalışmalar ivedilikle başlatılmalı. Ortadoğu’da kalıcı barış ancak İsrail-Filistin meselesine adil bir çözüm bulunmasıyla mümkündür. Müzakerelerde sağlanan bu ivmenin iki devletli çözümün hayata geçirilmesine de katkı sağlamasını umuyoruz. Ateşkes anlaşmasının uygulanma aşamalarında da katkı ve desteğimizi sürdüreceğiz."


Uygulama Sürecinde Türkiye'nin Rolü


ABD Barış Planı'nın uygulanma sürecine ilişkin Paris'te düzenlenen toplantıya iştirak eden Dışişleri Bakanı Hakan Fidan da Türkiye'nin bu süreçteki rolüne açıklık getirdi. Bakan Fidan, yaptığı açıklamada şunları belirtti: "Türkiye sahada ateşkesi takip edecek. Türkiye ve Katar'dan oluşan ortak bir ekip, iki tarafla konuları görüşecek ve anlaşmanın uygulanmasında üzerine düşen görevleri ifa edecektir. Önceden tanımlanmış belirli bir görevlendirme olmamakla birlikte, anlaşma hayata geçtikçe ortaya çıkabilecek sorunlara pratik çözümler bulmak amacıyla bu ekip devreye girecektir."


Bölgede Barışın Sembolü


Gazze'de sağlanan ateşkesin ardından, Türk Hava Kuvvetleri envanterindeki ileri teknolojiye sahip insansız hava aracı (TİHA) AKINCI, Akdeniz semalarında ay-yıldız rotası çizerek bu tarihi gelişmeyi sembolik bir uçuşla kutladı. Bu hareket, bölgede kalıcı barışa duyulan inancı ve Türkiye'nin diplomatik zaferini simgeledi.