Nijerli Raşit’in Kaderi Türkiye’nin Umut Köprüsüyle Yeniden Yazıldı
7 yaşındayken Nijer’deki okulunda çıkan korkunç yangından sağ kurtulan tek çocuktu Raşit... 20 arkadaşı ve öğretmeni can vermiş, o da alevlerin arasından...
Afrika kıtasının Nijer ülkesine bağlı Dosso bölgesinin Banguirou köyünde, 05 Ağustos 2013 tarihinde çiftçi bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Abdul Raşit Mamodu'nun erken yaşta başlayan zorlu yaşam mücadelesi, uluslararası bir dayanışma öyküsüne dönüştü. Henüz 6 aylıkken annesini kaybeden Raşit, terzi ve çiftçilik yapan babası tarafından ağabeyine emanet edildi. Ağabeyi, 7 yaşına geldiğinde Raşit'i başkent Niamey'in Pays Mahallesi'ndeki devlet ilkokuluna kaydettirerek eğitim hayatına başlamasını sağladı.
Elim Yangın Ve Kader Anı
Raşit'in eğitim yolculuğu, 13 Nisan 2021 tarihinde okulunda yaşanan elim bir hadiseyle sarsıldı. Dersliklerde çıkan korkunç yangın, 5 yaşın altındaki 20 çocuğun ve bir öğretmenin hayatına mal oldu. Ülke genelinde ulusal yas ilan edilirken, bu trajedi Raşit'in de yaşamında derin izler bıraktı. Yangından sağ kurtulan Raşit, sınıfından tek kurtulan öğrenci olarak tarihe geçti. Vücudunun bir tarafı ve eli ciddi şekilde yanan Raşit, 3 gün boyunca yoğun bakımda bilinci kapalı bir şekilde yaşam mücadelesi verdi. Tedavisi yaklaşık 1 yıl sürdü ve bu süreçte büyük acılarla sınandı.
Türkiye'den Uzanan Şefkat Eli
Yangının ardından yaşadığı fiziksel ve ruhsal travmaya rağmen eğitimine devam etme azmini koruyan Raşit'in yolu, bu zorlu dönemde Türk Maarif Okulları ile kesişti. 2021-2022 eğitim-öğretim yılında, Türkiye Maarif Vakfı'nın Nijer Temsilciliği ve Nijer-Türk Dostluk Okulları, Raşit'e ilkokuldan liseye kadar tüm eğitim sürecini kapsayan tam bir burs imkânı sundu. Bu destek yalnızca Raşit ile sınırlı kalmadı; kendisinin yasal vasisi olan ağabeyi de Nijer-Türk Dostluk Okulları'nda bahçıvan olarak istihdam edilerek ailenin yükü hafifletildi. Bu kapsamlı yardım, Raşit'e sadece bir eğitim değil, aynı zamanda yeni bir yaşam umudu vadetti.
İstanbul Zirvesi'nde Duygusal Anlar
Nijerli Raşit'in ilham veren hikayesi, geçtiğimiz günlerde İstanbul Atatürk Kültür Merkezi'nde düzenlenen 5. İstanbul Eğitim Zirvesi'ne taşındı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan ile Suriye Cumhurbaşkanı'nın eşi Latife El Durubi'nin katılımlarıyla gerçekleşen zirvede, dünyanın farklı coğrafyalarındaki çatışmaların gölgesinde eğitime erişmeye çalışan çocukların yürek burkan görüntüleri dev ekranda yayımlandı. Bu duygu yüklü anlarda, imkânsızlıklar içinde eğitime tutunmaya çalışan, okulunda çıkan yangında arkadaşlarının ölümüne tanık olup kendisi de yanıklarla hayata tutunmayı başaran Nijerli Raşit'in hikayesi zirveye damgasını vurdu.
Küçük yaşta yaşadığı acılarla olgunlaşan Raşit, sahneye elinde anlamlı bir obje ile çıktı. Bu tahta levha, onun önceki okulunda defter olarak kullandığı ve yangın sırasında alevlerden kurtararak bir daha yanından ayırmadığı kutsal "Luh"u idi. Raşit, bu sembolik "Luh"u zirvede Emine Erdoğan'a hediye etti. Emine Erdoğan da bu anlamlı hediye karşısında Raşit'e sıkıca sarılarak teşekkürlerini iletti.
Yeni Bir Hikayenin Başlangıcı: Artık Yeni Şeyler Yazma Zamanı
Hediye edilen o "Luh", Nijerli çocuğun yaşadığı zorlukların ve direncin adeta bir özetiydi. Defter gibi onlarca sayfası bulunmayan bu levha, her yeni bilginin eski bilgilerin silinmesiyle yazılabildiği sınırlı bir alandı. Tıpkı "Luh" üzerindeki satırlar gibi, Raşit'in yaşamı da ansızın değişmiş, eski acılar silinip yerini yeni umutlara bırakmıştı. Raşit için artık yeni bir hikaye yazma zamanı gelmişti. Alevlerden kurtardığı ve yanından hiç ayırmadığı bu "Luh", onun en değerli hazinesiydi; üzerindeki her iz, her çizgi, her harf, onun dayanıklılığının ve inancının sarsılmaz bir kanıtıydı. Raşit, bu derin anlam taşıyan tahta levhayı, duyduğu minnetin bir ifadesi olarak Türkiye'ye ve Emine Erdoğan'a takdim etti.
Doktor Olma Hayali
Okuduğu Türk okulunun müdürü Turgut Şimşek ile birlikte İstanbul'daki eğitim zirvesine katılan Raşit, sempatik tavırları ve içten bakışlarıyla tüm salonun dikkatini kısa sürede üzerine çekti. Programın sonunda herkes onunla fotoğraf çektirmek için sıraya girdi. Raşit, kaderini değiştiren yangından kurtulduğu o anları Hürriyet gazetesine duygu dolu sözlerle anlattı: “Yangının neden çıktığını bilmiyorum. Bir anda alevler arasında kaldık. Arkadaşlarımın hepsi yandı. Bizi kurtaracak kimse yoktu. Ben de orada yanarak öleceğimi sandım. Koşarak kaçtım oradan. İyileşmem bir yıl sürdü.” Raşit, ileride ne olmak istediği sorulduğunda, doktorluk mesleğini hedeflediğini belirterek, “Okul yangınından sonra beni doktorlar iyileştirdi. O yüzden ben de büyüyünce doktor olup çocuklara bakacağım. Onları iyileştireceğim” ifadelerini kullandı. Bu hedef, Raşit'in yaşadığı acı tecrübeyi başkalarına yardım etme motivasyonuna dönüştürdüğünü gözler önüne serdi.