Genç Müzisyen Eda Tat Yapay Zeka Tarafından Sesinin Kopyalandığını İddia Etti

Müzisyen Eda Tat, “İznim olmadan benim sesimi alıp ‘yapay zekâ’ ile şarkı üretiyorlar. Hatta bir tanesi patladı gitti... Birçok Instagram hikâyesinde bu...


Müzik dünyası, yapay zekâ (YZ) teknolojileriyle üretilen eserlerin yol açtığı etik ve hukuki tartışmalarla sarsılmaya devam ederken, genç müzisyen Eda Tat, sesinin izinsiz olarak kopyalandığını ve kullanıldığını öne sürerek bu derin tartışmanın ortasında yer aldı. Tat, dijital platformlarda milyonlarca kez dinlenen şarkılardaki sesin kendisine ait olduğunu vurgulayarak, bu durumun büyük bir hırsızlık olduğunu dile getirdi ve konuyla ilgili sosyal medya üzerinden bir video yayımladı.


İzinsiz Kopyalama Ve Hırsızlık İddiaları Gündemde


Eda Tat, kendi sesiyle hazırlanan şarkıların yalnızca dijital ortamlarda yayınlanmakla kalmayıp, bu paylaşımlarda kendi fotoğraflarının da kullanıldığını belirtti. Sanatçı, bu durumu büyük bir etik ihlal olarak değerlendirdiğini ifade etti. Tat, yaptığı açıklamada, ilgili kişi veya kurumlara ulaştığında kendisine şarkının yapay zekâ tarafından üretildiğinin söylendiğini, ancak kendi fotoğrafının neden kullanıldığı sorusuna tatmin edici bir yanıt alamadığını vurguladı. "O dinlediğiniz yapay zekâ şarkılarındaki ses bana ait. Sesimi çaldılar ve kullanıyorlar," sözleriyle yaşadığı mağduriyeti dile getiren Tat, birçok popüler şarkının aslında kendi ses tınısını barındırdığını, ancak yapay zekâ ürünü olarak lanse edildiğini iddia etti. "Sesimi çaldıkları yetmiyor, gidip fotoğrafımı da koyuyorlar. Kendilerine ulaşıyorum, utanmadan diyorlar ki; ‘Bu şarkı yapay zekâ’. Madem bu şarkı benimle alakalı değil, neden benim fotoğrafım var?" şeklinde konuşan müzisyen, durumu "kocaman bir hırsızlık" olarak nitelendirdi.


Mücadele Dolu Bir Geçmişten Gelen Sanatçı: "Sensizlik" Vakası


Bir dönem sokak müzisyenliği yaparak zorlu koşullarda sanatını icra eden ve son zamanlarda sosyal medya paylaşımlarıyla adını duyuran Eda Tat, bu haksızlığa karşı sesini duyurmak için büyük bir çaba sarf ettiğini aktardı. Tat, "Bir sene oldu sokak müzisyenliğini bırakalı ama hâlâ içerik üretmeye devam ediyorum. Sokak müziği yaptığım süreçte büyük zorluklar yaşadım. Bu kadar mücadelenin içinde böyle koca bir haksızlığa uğruyorum," ifadeleriyle mücadelesinin boyutunu ortaya koydu. Hürriyet gazetesine yaptığı açıklamada, dijital mecralarda paylaşılan "Sensizlik" adlı bir Azerbaycan şarkısında hem sesinin hem de görüntüsünün izinsiz kullanıldığını belirten Tat, yaşadıklarını şöyle aktardı: "Birebir benim sesimi kopyalamış, bir de yapay zekâ ile fotoğrafımı koymuşlar. Ben kendilerine ulaştım, ‘Bu ses yapay zekâ, sizinle alakası yok. Fotoğrafı sizden aldık’ dediler. ‘Madem kullanmışsınız, bari adımı yazın’ dediğimde ‘Bizi ilgilendiren bir mesele yok’ deyip engellediler beni."


Genç müzisyen, durumdan tesadüfen haberdar olduğunu da sözlerine ekledi. "Annem sosyal medyada şarkıyı tesadüfen dinlemiş, benim sesim sanmış. Bana gösterdi, bakınca fotoğrafımı da kullandıklarını gördüm. Şu anda milyonlar dinliyor bu şarkıyı," diyen Tat, kendi sesinin Spotify gibi platformlarda dahi 'yapay zekâ' olarak algılandığını, bunun da yaşadığı mağduriyetin boyutunu gösterdiğini ifade etti: "Spotify benim şarkılarımı yapay zekâ listelerine koyuyor. Spotify bile bunu böyle algılamış."


Hukuki Süreç Başlıyor Ve Yasal Düzenleme Çağrısı


Yaşadığı bu ciddi ihlalin ardından hukuki yollara başvurma kararı alan Eda Tat, avukatıyla birlikte süreci başlattıklarını bildirdi. "Dava açmayı düşünüyorum. Şu an avukatımla süreci ilerletiyoruz. Uzun bir süreç ama işin peşini bırakmayacağım," sözleriyle kararlılığını ortaya koyan Tat, kamuoyunu da bu haksızlığa karşı duyarlı olmaya çağırdı. Konunun hukuki boyutuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Avukat Hayati Şahin, sesin başlı başına bir eser olmaktan ziyade bir "icra" niteliği taşıdığını belirtti. Şahin, Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (FSEK) kapsamında, bir eseri icra eden kişinin "komşu hak sahibi" sayıldığını ve bu bağlamda ses üzerinde belirli haklara sahip olduğunu ifade etti. Avukat Şahin, sesin taklit edilmesi, sanatçının zarara uğraması ve karşı tarafın bundan gelir elde etmesi durumunda yargı yoluna başvurulabileceğini açıkladı.


Avukat Hayati Şahin, yasal süreç hakkında şu bilgileri paylaştı: "Eser sahibinin izniyle bir eseri icra eden kişi, komşu hak sahibi sayılır ve sesi eser üzerinde birtakım haklara sahiptir. Sesini taklit ediyorlarsa, sanatçı bundan dolayı zarara uğruyorsa ve karşı taraf gelir elde ediyorsa, FESEK kapsamında ihtisas mahkemelerine müracaat edip bunu tespit ettirmesi gerekir. İspat gereklidir. Sesinden gelir elde edildiğini ispat ederse, bunu yasaklatabilir. Bu zamana kadar bundan gelir elde etmişlerse, hem maddi hem manevi tazminat davası da açabilir." Şahin, bazı seslerin çok ayırt edici olduğunu ve bilirkişi ses mühendisleri tarafından yapılacak incelemelerle ses tınısının tespiti halinde şarkıların kullanımının yasaklanabileceğini vurguladı. Yapay zekâ teknolojileriyle ortaya çıkan telif hakları sorunlarının mevcut kanunlarla tam olarak çözülemediğine dikkat çeken Avukat Şahin, baroların ve üniversitelerin bu konuda çalışmalar yürüttüğünü belirterek, "Mevcut kanunlar eksik kalıyor, yasal düzenleme gerekiyor," diyerek yeni bir hukuki çerçeveye olan ihtiyacın altını çizdi. Bu gelişmeler, yapay zekânın sanat ve hukuk alanında yarattığı yeni ve karmaşık sorunların bir kez daha gözler önüne serilmesiyle sonuçlandı.