Ankara’da Ortaokulda Akran Zorbalığı Dehşeti 12 Yaşındaki Öğrencinin Parmağı Kırıldı

SON DAKİKA HABER: Ankara'da, 15 yaşındaki ortaokul öğrencisi, annesine küfür ettiği gerekçesiyle kendisine tepki gösteren 12 yaşındaki 5. sınıf öğrencisinin parmağını kırdı. Olayla ilgili konuşan yaralı çocuk ve annesi, okul yönetiminin kendileriyle ilgilenmediğini ve kötü muamele gördüklerini ileri sürdü


Ankara'nın Sincan ilçesinde yer alan bir ortaokulda, 09 Aralık tarihinde yaşandığı iddia edilen akran zorbalığı olayı, kamuoyunun dikkatini çekti. Olayda 8. sınıf öğrencisi 15 yaşındaki S.Y.M.'nin, 5. sınıf öğrencisi 12 yaşındaki H.İ.Ü.'yü darp etmesi sonucunda küçük öğrencinin parmağında kırık ve doku kopması meydana geldi. Bu üzücü hadise, okullardaki güvenlik endişelerini ve akran zorbalığıyla mücadele gerekliliğini bir kez daha gündeme taşıdı.


Olayın Detayları Ve Mağdur Çocuğun İfadesi


Mağdur çocuk H.İ.Ü.'nün anlatımına göre, saldırgan öğrenci S.Y.M. kendisiyle daha önce de sürekli olarak uğraşıyordu. Olay günü, S.Y.M.'nin annesine yönelik ağır küfürler etmesi üzerine H.İ.Ü. duruma tepki gösterdi. Küçük öğrenci, "annemi sokakta mı buldum diyerek bağırdım" ifadelerini kullanırken, bu tepkinin ardından S.Y.M. tarafından okul içerisinde bir köşeye sıkıştırıldığını belirtti. H.İ.Ü., saldırganın kendisine omzuyla vurduğunu ve ardından yumruk attığını, yüzünü korumaya çalışırken de yüzük parmağının kırıldığını ve dokularının koptuğunu aktardı. Olayın ardından yaşadığı şoku dile getiren H.İ.Ü., okul yönetiminden yardım aradığını ancak müdür yardımcısı ve müdürü odalarında bulamadığını, diğer bir müdür yardımcısından ailesini aramasını istediğini kaydetti.


Velinin Tepkisi Ve Okul Yönetimiyle Yaşanan Süreç


Olayın mağduru H.İ.Ü.'nün annesi Emine Ünal, yaşananların ardından okul yönetiminin tutumuna ilişkin ciddi iddialarda bulundu. Ünal, olay günü müdür yardımcısının kendisini arayarak oğlunu okuldan almasını söylediğini ve dersi olduğu için çocuğu nöbetçi öğrencilerden teslim alabileceğini belirttiğini aktardı. Hastanede yapılan muayenede, oğlunun parmak kemiğinin kırıldığı ve dokularının koptuğu tespit edildi. Başlangıçta diğer öğrencinin de çocuk olması sebebiyle şikayetçi olmak istemediklerini belirten Emine Ünal, ertesi gün avukatlarıyla birlikte kamera kayıtlarını izlemek ve olayın tüm boyutlarını anlamak amacıyla okula gittiklerini ifade etti.


Ancak Emine Ünal'ın iddiasına göre, okulda hiçbir muhatap bulamadıklarını ve sınıf öğretmeninin kendilerini okul müdürüne yönlendirdiğini belirtti. Müdür yardımcısının odasına gittiklerinde ise ilgisiz bir tavırla karşılaştıklarını ve müdür yardımcısının telefonda argolu sözler kullandığını söyledi. Avukatın vekaletnamesini göstermek istemesi üzerine müdür yardımcısının kendilerini odadan kovduğunu ve yüksek sesle dışarı çıkmalarını istediğini dile getiren Ünal, "Bize kameranın bozuk olabileceğini, oğlumun o çocuğa iftira atabilmiş olacağına dair söylemlerde bulundu" şeklinde konuştu. Emine Ünal, okul yönetiminden destek görmeleri veya en azından olayın geçmiş olmasını dilemeleri durumunda şikayetçi olmayacaklarını ancak mevcut durum karşısında sürecin sonuna kadar takipçisi olacağını vurguladı. Bu olay, okullardaki rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetlerinin önemi ile okul yönetimlerinin bu tür hadiseler karşısındaki sorumluluklarını bir kez daha tartışmaya açtı.