İstanbul’daki Otel Zehirlenmesi Soruşturmasında İfadeler Ortaya Çıktı Dört Şüpheli Tutuklandı
İstanbul Fatih’te, Böcek ailesinin hayatını kaybetmesine ilişkin yürütülen soruşturmada tutuklanan otel çalışanı Muhammad Moeen Ud Din Chishti, otel sahibi ve diğer şüphelilerin ifadeleri ortaya çıktı. Tutuklanan otel çalışanı ifadesinde, "Saat 01.30 sıralarında yemek yemek için otelin kapısını kilitleyerek, otel yakınında bulunan kebapçıya gittim. Kapıyı kilitleme amacım, otele hırsızın girmesini engellemektir. Zaten otelin giriş kapısında iletişim numarası ve anahtarların masanın üzerinde olduğu yazılıdır. Otelde koku olduğundan dolayı aldığım yemeği yan tarafta bulunan bahçede yedim. 15-20 dakika sonra döndüğümde kapı önünde bir ambulans...
Almanya'dan tatil için İstanbul'a gelen Böcek ailesinin dört ferdinin, 'zehirlenme' şüphesiyle hastanede tedavi altına alındıktan sonra hayatını kaybetmesiyle ilgili yürütülen soruşturmada yeni ifadeler ortaya çıktı. Bu trajik olaya ilişkin gözaltına alınan yedi şüpheliden dört tanesi tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Soruşturmada Tutuklanan Şüphelilerin İfadeleri Ortaya Çıktı
Adli mercilere sevk edilen şüpheliler arasında otel çalışanı Pakistan uyruklu Muhammad Moeen Ud Din Chishti, otel sahibi Hakan Oğlak ve ilaçlama firmasının sahibi Zeki Kişi ile ilaçlama firması çalışanı Doğancan Caferoğlu bulunuyordu. Soruşturma kapsamında alınan bu ifadeler, olayın farklı yönlerini aydınlatmaya başladı.
Otel Çalışanının Savcılık İfadesi: "Otelde Kusmuk Kokusu Vardı"
Harbour Suit Otel'de yarı zamanlı olarak görev yapan Muhammad Moeen Ud Din Chishti, savcılıkta verdiği ifadesinde, Böcek ailesinin otele giriş yaptığı 10 Kasım 2025 günü çalışmadığını belirtti. Chishti, mesaisinin 10 Kasım 2025 günü saat 08:30'da başladığını ve aynı gün saat 11:00 civarında Böcek ailesiyle lobide kısa bir sohbet gerçekleştirdiğini anlattı. Saat 15:00'te mesaisini tamamladığını ve otelde ilaçlama yapıldığı esnada da görevli olmadığını ifade etti. İlaçlama sırasında Eyüp Oğlak isimli kişinin çalıştığını belirtti.
Çalışan Chishti, 12 Kasım 2025 günü yine saat 08:30'da otele geldiğinde, daha önce ilaçlanan 101 numaralı odanın kapılarının bantlı olduğunu fark ettiğini dile getirdi. Aynı gün saat 10:00-11:00 sıralarında Servet Böcek ve Çiğdem Böcek'in kendisine gelerek çocuklarının kustuğunu ve odanın temizlenmesi gerektiğini söylediklerini aktardı. Böcek ailesinin, sahilde yedikleri bir şeyler yüzünden midelerinin rahatsız olduğunu ve hastaneye gitmek için yardım talep ettiklerini belirten Chishti, kendilerine Kadırga Caddesi'nde bir klinik olduğunu tavsiye ettiğini ve daha sonra ailenin çocuklarla birlikte otelden ayrıldığını gözlemlediğini bildirdi.
Aynı gün akşam saat 20:30 civarında resepsiyon görevlisi Rustem tarafından arandığını ve acil bir işi olduğunu belirterek yerine çalışmasını istediğini ifade eden Chishti, paraya ihtiyacı olduğu için teklifi kabul ettiğini söyledi. Saat 22:45 sıralarında otele geldiğinde "Otelde kusmuk kokusu vardı" sözleriyle durumu aktaran Chishti, saat 01:00 civarında kokudan bunalarak hava almak için otel dışına çıktığını ve kısa bir süre sonra geri döndüğünü belirtti.
Çalışan, saat 01:30 civarında yemek yemek için otelin kapısını kilitleyerek yakınlardaki bir kebapçıya gittiğini ifade etti. "Kapıyı kitleme amacım otele hırsızın girmesini engellemektir" diyen Chishti, otelin giriş kapısında iletişim numarası ve anahtarların masa üzerinde olduğuna dair bir bilgi notu bulunduğunu ekledi. Oteldeki kötü koku nedeniyle yemeğini yan taraftaki bahçede yediğini söyleyen Chishti, 15-20 dakika sonra geri döndüğünde kapı önünde bir ambulans gördüğünü ve Böcek ailesinin ambulansa bindiğini fark ettiğini dile getirdi. İfadesinin sonunda, olayla herhangi bir alakasının olmadığını, kusuru bulunmadığını ve üzerine atılı suçu kabul etmediğini savundu.
İlaçlama Şirketi Sahibinin İfadesi: "Herhangi Bir Sertifikam Yoktur"
DSS ilaçlama şirketinin sahibi Zeki Kişi'nin savcılıkta verdiği ifade de soruşturma dosyasına girdi. Yaklaşık 6-7 yıl önce kurduğunu belirttiği şirketinin herhangi bir iş yerinin olmadığını, faaliyetlerini internet üzerinden 'home ofis' şeklinde yürüttüklerini anlatan Kişi, genellikle özel işletmelere ve ikametgahlara hizmet verdiklerini söyledi. İş yerinde gündelikçi olarak Doğancan Caferoğlu'nun çalıştığını ve ayrıca yaklaşık 1 aydır yanında çalışan, ismini hatırlayamadığı bir kişi daha olduğunu belirtti.
Oğlu Serkan Kişi'nin şirketinde çalışmadığını, sadece SGK kaydının şirket üzerinden yapıldığını dile getiren Zeki Kişi, Serkan'ın bir yıl önce İGDAŞ'tan ayrıldıktan sonra yaklaşık 3 ay kendi yanında çalıştığını ancak kesinlikle ilaçlama işi yapmadığını ve ilaçlama yöntemlerini bilmediğini savundu. Kendi ilaçlama işiyle ilgili herhangi bir sertifikasının olmadığını, Doğancan Caferoğlu'nun da bildiği kadarıyla bir sertifikasının bulunmadığını ekledi.
İlaçlama işlerini Doğancan Caferoğlu ve diğer ismini hatırlayamadığı çalışanın yaptığını belirten Kişi, bu işlemlerde Alfasc ve Cypermetrin isimli ilaçların suya karıştırılarak püskürtme yoluyla kullanıldığını bildiğini, başka bir bilgisinin olmadığını ifade etti. Bu ilaçlardan başka ilaç kullanmadıklarını, nereden aldıklarını tam olarak hatırlamadığını ancak faturalarını daha sonra dosyaya sunacağını belirtti.
Zeki Kişi, 11 Kasım 2025 günü kendisini arayan bir kişinin otellerinde böcek olduğunu ve ilaçlama yaptırmak istediğini söylemesi üzerine, Doğancan Caferoğlu'nu bu müşteriye yönlendirdiğini anlattı. Doğancan Caferoğlu'nun tek başına giderek ilaçlama yaptığını ve kendisinin Doğancan'ın hangi otele gittiğini dahi bilmediğini belirtti. Müşterilerin genellikle önce kendisini aradığını, kendisinin de Doğancan'ı yönlendirdiğini ifade eden Kişi, 15 Kasım 2025 günü Doğancan'ın kendisini arayarak polislerin çağırdığını ve ilaçlama yaptığı yerde zehirlenme olayı olduğunu öğrendiğini söyledi. Doğancan Caferoğlu ve Serkan Kişi'nin gözaltına alındığını öğrenince karakola gittiğini belirten Zeki Kişi, bu olayda herhangi bir kusuru olmadığını ve üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini savundu.
Odayı İlaçlayan Çalışanın Detaylı Anlatımı: "İlaçlama Sertifikam Yoktur"
DSS ilaçlama şirketinde yaklaşık 2-3 aydır çalışan Doğancan Caferoğlu da savcılıkta detaylı bir ifade verdi. Şirketin yetkilisinin Zeki Kişi olduğunu belirten Caferoğlu, Serkan Kişi'nin bir dönem şirkette çalıştığını ancak ne zaman ve ne kadar süre çalıştığını bilmediğini söyledi. Caferoğlu, olayın meydana geldiği Harbour Suit Otel'de daha önce 2025 yılının Ağustos ayında da ilaçlama yaptığını aktardı.
Son olarak, 11 Kasım 2025 günü saat 12:00 sıralarında şirkete ait telefondan gelen mesaj üzerine, aynı gün saat 16:00 civarında ilaçlama yapmak için Harbour Suit Otel'e gittiğini anlatan Caferoğlu, buradaki görevlinin kendisine ilaçlama yapılacak odayı gösterdiğini ve kapıyı açtığını belirtti. İlaçlama işlemine başladığında Alfasc ve Cypermetrin isimli ilaçları kullandığını, bu ilaçları suyla karıştırarak püskürtme yoluyla uyguladığını ifade etti. Ayrıca oda içerisinde belli aralıklarla tahmini olarak 16-17 bölgeye filit jel isimli böcek ilacını uyguladığını ve bu ilacın jel kıvamında olup böceklerin yemesi için belirli aralıklarla konulduğunu anlattı. İlaçlama yapmadan önce tuvalet kapısını ve havalandırmayı kağıt bantla kapattığını, işlem bittikten sonra da odanın kapısını bantlayarak otelden ayrıldığını ekledi.
Doğancan Caferoğlu, "Benim ilaçlama işlemine ilişkin herhangi bir sertifikam yoktur" diyerek önemli bir ayrıntıyı vurguladı. İşe yeni başladığında o dönemdeki Serhat isimli çalışanın kendisine sertifikaya gerek olmadığını söylediğini ve bu bilginin de şirketin sahibi Zeki Kişi tarafından Serhat'a iletildiğini iddia etti. Olayın mağdurlarını tanımadığını ve 15 Kasım 2025 günü polis ekiplerinin kendisini aramasıyla zehirlenme olayından haberdar olduğunu belirtti. Daha sonra polis ekiplerine kullanmış olduğu ilaçları teslim ettiğini söyleyen Caferoğlu, olayda herhangi bir kusuru olmadığını ve üzerine atılı suçu kabul etmediğini dile getirdi.
Otel Sahibinin Savunması: "Sorumluluk İlaçlama Şirketine Aittir"
Olayla ilgili gözaltına alınan otel sahibi Hakan Oğlak da savcılıkta ifade verdi. Harbour Suit Otel'i yaklaşık 5-6 ay önce devraldığını belirten Oğlak, şeker hastalığı nedeniyle bacağında rahatsızlık bulunduğunu ve bu nedenle yaklaşık 3 aydır otele gidemediğini anlattı. Bu süreçte otelle ilgili tüm işlemlerin otel müdürü Halil Duran tarafından yürütüldüğünü ifade etti. Halil Duran'ın 10 Kasım 2025 günü kendisini arayarak otelin 101 numaralı odasından böcek şikayeti geldiğini bildirdiğini ve kendisine ilaçlama firmasını çağırmasını söylediğini belirtti. Halil Duran'ın bu talimatla daha önceden de ilaçlama işlemi yaptırdıkları DSS ilaçlama firması ile iletişime geçtiğini ve bunun sonucunda 11 Kasım 2025 günü 101 numaralı odada ilaçlama işleminin yapıldığını ifade etti.
Oğlak, ilaçlama şirketi işini bitirdikten sonra odanın yaklaşık 2-3 gün boyunca kapalı kaldığını, sonrasında temizlenerek kullanıma açıldığını bildiklerini belirtti. Kendi ve çalışanlarının ilaçlama işlemiyle ilgili herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını savunan Oğlak, aynı şirkete Ağustos ayında da ilaçlama yaptırdıklarını ve herhangi bir sorun yaşamadıklarını ekledi. Bu şirkete ilaçlama konusunda yetkili olup olmadıklarına dair herhangi bir sertifika sormadığını da itiraf etti.
Olayda vefat eden Böcek ailesinin, otelin 202 numaralı odasında konakladığını belirten Hakan Oğlak, zehirlenme olayını, olaydan bir gün sonra otelde çalışan yeğeni Eyüp Oğlak'ın kendisini aramasıyla öğrendiğini ifade etti. Normalde otelde sadece Halil Duran ve Eyüp Oğlak'ın çalıştığını ancak Halil Duran'ın izinli olması nedeniyle Rustemsha Batyrov ve Muhammad Moeen Ud Din Chishti isimli şahısları günlük çalışmaları için geçici olarak işe aldığını söyledi. Bu şahısların görevinin resepsiyonda durmak olduğunu vurgulayan Oğlak, yaşanan olayda kusuru olmadığını ve ölen şahısların ilaç zehirlenmesi sonucu öldüğüne kanaat getirilse bile sorumluluğun bu ilaçlama yapan ilaç şirketine ait olduğunu savundu. Üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini de sözlerine ekledi.