Efsanevi Venice Simplon Orient Express İstanbul’a İkinci Kez Ulaştı

Paris'ten hareket eden ve sabah saatlerinde Kapıkule Garı'ndan Türkiye'ye giriş yapan tarihi Venice Simplon Orient Express treni, yılın ikinci seferi için İstanbul Bakırköy Garı'na ulaştı.


Edebiyat ve sinema dünyasına ilham veren, adını altın harflerle tarihe yazdıran Venice Simplon Orient Express treni, bu yılki ikinci İstanbul seferini tamamlayarak kente teşrif etti. Agatha Christie'nin ölümsüz eseri "Doğu Ekspresi'nde Cinayet" romanına da konu olan bu ikonik tren, Paris'ten başlattığı büyülü yolculuğunu başarıyla noktaladı.


Masalsı Güzergah Ve Dönüş Hazırlığı


Lüksün ve nostaljinin sembolü Venice Simplon Orient Express, Paris'ten yola çıkarak Avrupa'nın kalbinden geçti. Macaristan'ın başkenti Budapeşte, Romanya'nın tarihi kasabası Sinaia ve başkenti Bükreş ile Bulgaristan'ın Karadeniz incisi Varna şehirlerini ardında bırakarak İstanbul'a ulaştı. Sabahın erken saatlerinde Türkiye sınırlarından giriş yapan tren, konuklarını adeta zamanda yolculuğa çıkarmış bir halde İstanbul'un eşsiz atmosferine taşıdı.


İstanbul'daki kısa süreli konaklamanın ardından Venice Simplon Orient Express, 03 Ekim tarihinde saat 14.05'te Bakırköy'den hareket ederek aynı gün saat 23.30'da Kapıkule Sınır Kapısı'ndan Türkiye'den çıkış yapacak ve misafirlerini yeniden Paris'e taşıyacak.


Zamana Yolculuk Deneyimi


Toplam 16 vagondan oluşan ve Paris-İstanbul arasında eşsiz bir nostaljik seyahat imkanı sunan Venice Simplon Orient Express, dünya genelindeki seyahat tutkunları ve lüks deneyim arayanlar tarafından yoğun ilgiyle karşılanıyor. Her bir vagonu titizlikle restore edilmiş, 1920'lerin ihtişamını ve zarafetini günümüze taşıyan bu tren, konuklarına sadece bir yolculuk değil, aynı zamanda bir yaşam biçimi sunuyor.


Yolcuların Gözünden Orient Express


Bu özel yolculuğun tanıklarından Helen Carter, gazetecilere yaptığı açıklamada, Venice Simplon Orient Express ile yaptıkları seyahati "güzel bir trende harika bir yolculuk" olarak nitelendirdi. Carter, tren personelinin yolculara gösterdiği "çok özen ve ilgi"ye dikkat çekerek, seyahatleri boyunca adeta zamanda yolculuk yapmış hissine kapıldıklarını dile getirdi. Carter sözlerini şöyle sürdürdü: "Size harika bir şekilde bakıyorlar. Tren çok güzel ve yolculuk harikaydı. Daha önce küçük bir yolculuk için bu trene binmiştik. Bu sefer Paris'ten İstanbul'a ikonik bir yolculuk yapmak istedik. Nefes kesici bir yolculuktu. Harika zaman geçirdik."


Yolculuklarına İngiltere'nin Galler bölgesinden başladıklarını belirten Helen Carter, "Dokuz ülke gezdik. Bazen uyanınca hangi ülkede olduğunu unutuyorsun. Bu yüzden hangi gün olduğunu ve hangi ülkede olduğunu sürekli kendimize hatırlatıyoruz. Harika bir şeydi." ifadelerini kullandı. Eşi Philip Carter ise, bu deneyimin hayatta en az bir kez yaşanması gereken bir serüven olduğunu vurguladı. Birçok seyahat organizasyonuna katıldıklarını ancak özellikle bu ikonik Paris-İstanbul güzergahını tercih ettiklerini belirtti.


Philip Carter, tren personelinin gösterdiği hizmeti "olağanüstü" olarak tanımlayarak şunları ekledi: "Bu insanlar size harika bir hizmet sunuyorlar. Tren muhteşem, ama personel olmasa deneyiminizin sadece yarısını yaşayabilirsiniz. İstanbul'u keşfetmeyi sabırsızlıkla bekliyoruz. Birkaç günlüğüne buradayız. İstanbul'un nasıl bir yer olduğunu keşfetmeyi ve belki tekrar gelmeyi çok istiyoruz." Carter çifti ve diğer yolcular, İstanbul'un tarihi ve kültürel zenginliklerini deneyimlemek üzere şehri keşfe çıktı.