Finansal İstikrar Komitesi Pos Cihazlarının Yasa Dışı Kullanımına Karşı Harekete Geçti
TÜRMOB Genel Başkanı İrfan Hüseyin Yıldız, "POS ve benzeri ödeme sistemleri bazı sektörlerde kayıt dışı ekonomik faaliyetlerde ve suç gelirlerinin aklanmasında kullanılabiliyor" dedi
Türkiye'de elektronik ödeme sistemlerinin, özellikle POS cihazlarının, kayıt dışı ekonomik faaliyetlerde ve suç gelirlerinin aklanması gibi ciddi suçlarda kullanılması endişeleri giderek artmaktadır. Bu kapsamda, Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği (TÜRMOB) Genel Başkanı İrfan Hüseyin Yıldız, suistimallerin önüne geçilmesi için acil tedbirler alınması gerektiğini belirtti.
Geçtiğimiz günlerde gerçekleştirilen Finansal İstikrar Komitesi toplantısında, POS ve benzeri ödeme sistemlerinin amaç dışı kullanımına yönelik potansiyel riskler ve alınabilecek önlemler detaylı bir şekilde değerlendirildi. Bu gelişme, kamuoyunun dikkatini bu cihazların denetimi ve güvenliği üzerine çekti.
Kayıt Dışı Ekonomi Ve Kara Para Aklama Riski
TÜRMOB Başkanı Yıldız, söz konusu cihazların kötü niyetli kişilerce farklı amaçlarla kullanılabildiğine dikkat çekti. Yıldız, yaptığı açıklamada, "POS ve benzeri ödeme sistemleri, bazı sektörlerde kayıt dışı ekonomik faaliyetlerin önemli bir aracı haline gelmiş durumdadır. Ayrıca, suç gelirlerinin aklanması gibi ulusal ve uluslararası finansal güvenliği tehdit eden eylemlerde de bu sistemler kötüye kullanılabilmektedir. Bu nedenle, mevcut ödeme sistemlerindeki potansiyel risklerin ve suistimallerin önüne geçmek amacıyla kapsamlı tedbirler alınması büyük önem taşımaktadır," ifadelerini kullandı.
Yıldız, özellikle kuyumculuk, kozmetik ve bakım ürünleri satışı, kuaförlük hizmetleri, gıda marketleri, restoranlar, hazır giyim ve konfeksiyon gibi sektörlerde üçüncü şahıslara ait kredi kartlarının sıkça kullanıldığını ve mal veya hizmetten fiilen farklı kişilerin yararlanabildiğini dile getirdi. Bu tür durumların tespiti oldukça güç olmakla birlikte, genellikle fiili denetimler ve yoklamalarla ortaya çıkarılabildiğini vurguladı. Yıldız, beyan yoluyla ispatın yetersiz kaldığını ve ödeme aracı ile fatura veya benzeri resmi belge arasında sıklıkla tutarsızlıklar görüldüğünü belirtti.
"Mail Order" Yöntemi Ve Tespit Zorlukları
Yıldız, açıklamasına devam ederek, "Çoğu zaman POS cihazında kullanılan kredi kartının sahibi ile gerçek faydalanıcı farklı olabilmektedir. Bu durum, finansal hareketlerdeki tutarsızlıkların incelenmesiyle ödeme sistemindeki amaç dışı kullanımları gün yüzüne çıkarabilir. Ayrıca, büyük ve şüpheli işlemlerin önemli bir kısmı, özel ve yüksek ödeme limiti tanınan 'mail order' yöntemiyle gerçekleştirilmektedir. Bu işlemlerin de mal ve hizmet hareketleriyle uyumu titizlikle incelenmelidir," şeklinde konuştu. Akaryakıt sektöründe daha önce yaşanan benzer sorunların, Ulusal Taşıt Tanıma Sistemi'nin kurulumu ve aktif hale gelmesiyle büyük ölçüde giderildiğini de sözlerine ekledi. Ancak genel olarak POS ve benzeri ödeme sistemlerinin kara paranın aklanmasında hala kullanılan önemli araçlardan biri olduğunu vurguladı.
Suç Gelirlerinin Aklanmasında Pos Cihazları
Başkan Yıldız, özellikle yasa dışı kumar, sanal bahis, tefecilik ve dolandırıcılık gibi suçlarda bu sistemlerin yaygın olarak kullanıldığını belirtti. Bu tür illegal faaliyetlere aracılık eden işletmelerin, çoğu zaman vergi yükümlülüklerini yerine getirme bahanesiyle suç gelirlerinin aklanmasına aracı olabildiğini ifade etti.
Alınması Gereken Tedbirler Ve Komite Kararının Önemi
Yıldız, suistimallerin önüne geçilmesi için somut adımlar atılması gerektiğini belirterek, "Özellikle bankalar tarafından işletmelere tahsis edilen POS cihazlarına belirli kullanım limitleri uygulanması ve suç gelirlerinin aklanmasıyla mücadele mevzuatı kapsamında uyumluluk yükümlülüklerinin daha sıkı hale getirilmesi hayati önem taşımaktadır. Finansal İstikrar Komitesi toplantısında, özellikle serbest fonlar ve para piyasası gibi riskli alanlardaki bu tür kullanımların engellenmesi üzerine yoğunlaşıldığı anlaşılmaktadır. Komitenin bu konuyu gündemine almasını, sadece kayıt dışılığın önlenmesi açısından değil, aynı zamanda finansal istikrarın korunması ve suç gelirlerinin aklanmasıyla mücadelede de önemli bir adım olarak değerlendiriyoruz," değerlendirmesinde bulundu. Bu adımların, Türkiye'nin finansal şeffaflık ve güvenilirlik hedeflerine ulaşmasında kritik rol oynayacağı beklenmektedir.