Prof. Dr. Üşümezsoy’dan Marmara Denizi’ndeki 5 Büyüklüğündeki Depreme İlişkin Kritik Değerlendirme
AFAD, Marmara Denizi'nde saat 14.55'te 5 büyüklüğünde deprem meydana geldiğini bildirdi. Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, CNN TÜRK canlı yayında depremi...
Marmara Denizi'nde meydana gelen 5 büyüklüğündeki deprem, bölgedeki sismik aktiviteye ilişkin endişeleri yeniden gündeme getirirken, yer bilimci Prof. Dr. Şener Üşümezsoy'dan ilk değerlendirmeler geldi. Üşümezsoy, CNN TÜRK canlı yayınında yaptığı açıklamalarda, söz konusu sarsıntının daha önceki depremlerle olan bağlantısına ve Marmara'daki potansiyel risklere dikkat çekti.
Prof. Dr. Üşümezsoy, 23 Nisan'da gerçekleşen depremi hatırlatarak, o sarsıntının Silivri ile Büyükçekmece arasındaki fay hattının karaya yakın bir kesimini kırdığını belirtti. Ancak uzman isim, söz konusu fay hattının batı yönündeki devamının, yani Silivri çukuru içinde kalan bir segmentinin henüz kırılmadığını vurguladı. Bu segmentin uzun süredir 6.0 ila 6.2 büyüklüğünde bir deprem potansiyeli taşıdığını ifade eden Üşümezsoy, bu konudaki uyarılarını ilk günden itibaren dile getirdiğini aktardı.
Yaşanan son 5 büyüklüğündeki depremi bu potansiyel riskli bölgeyle ilişkilendiren Üşümezsoy, "23 Nisan'daki deprem karaya yakın Silivri'den Büyükçekmece arasındaki fay kırılmıştı. Ama o fayın batıya doğru uzanan kesimi, Silivri çukuru içinde olan kesiminde kalan bir segmenti vardı. O segment üzerinde 6'lık - 6.2'lik deprem olabilir diye son dönemlerde, daha ilk günü de söylemiştim." ifadelerini kullandı. Uzman, Silivri açıklarından kıyıya doğru ilerleyen ve Kumburgaz'a uzanan kesimin kırıldığını, ancak Silivri çukuruna doğru giden kesimde hala kırılmamış 6.2'lik bir potansiyelin mevcut olduğunu vurguladı.
Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, son gerçekleşen 5.2 büyüklüğündeki oluşumun, bu kırılmamış potansiyelin bir parçası olduğuna işaret etti. Bu tür depremlerin Marmara Denizi'nde devam edebileceği yönünde uyarılarda bulunan Üşümezsoy, bölgenin sismik açıdan aktif yapısının önemini bir kez daha gündeme getirdi. Uzman görüşleri, bölgedeki fay hatlarının takip edilmesinin ve olası senaryolara karşı hazırlıklı olunmasının kritik önem taşıdığını ortaya koyuyor.