Bes Yatırımcıları İçin Yüksek Riskli Fon Tercihinde Yüzde 65 Hissesi Ve Altın Önerisi
Sigorta Sayfası programına katılan İş Portföy Hisse senedi Bölüm Müdürü Oğuz Ayhan, ekim enflasyonu ve bunun doğrultusunda Merkez Bankası'nın faiz kararlarının piyasa için tam bir kavşak noktası olduğunu belirterek "Eğer kişi yüksek riski seviyorsa yüzde 65 hisse ve altın fonlarını tercih erebilir. Biz İş Portföy olarak hisse senetlerinin ağırlıklı olması gerektiğini düşünüyoruz. Geri kalan tutar TL varlıklar olabilir. Risk açısından orta halli diyebileceğimiz kişilerde hisse ve altın yüzde 30-35 riski sevmeyenlerin ise maksimum yüzde 5 hisse ve altın olabilir" diye konuştu.
Bireysel Emeklilik Sistemi (BES) yatırımcıları arasında yüksek risk toleransına sahip olanlar için, portföylerinde hisse senedi ve altın fonlarına yüzde 65'e varan oranlarda yer verilmesi tavsiye edildi. İş Portföy Hisse Senedi Bölüm Müdürü Oğuz Ayhan, mevcut ekonomik koşullar altında Türk Lirası'nın (TL) da yıl sonunda yüzde 31-32 seviyelerine ulaşacak bir faiz oranıyla önemli bir alternatif olabileceğini dile getirdi.
Yatırım Stratejileri Ve Varlık Dağılımı
Ayhan, yatırımcıların risk profillerine göre farklı varlık dağılımları benimsemesi gerektiğini vurguladı. Özellikle altın ve gümüşün bu yılın "flaş grupları" olduğunu belirterek, bu değerli metalleri destekleyen dinamiklerin henüz ortadan kalkmadığını ve dönemsel fiyat düşüşlerinin normal karşılanması gerektiğini ifade etti. Yüksek riski göze alabilen yatırımcılar için yüzde 65 oranında hisse ve altın fonlarının tercih edilebileceğini aktaran Ayhan, İş Portföy olarak hisse senetlerinin ağırlıklı konumda olması gerektiği görüşünü savunduklarını ekledi. Geri kalan tutarın ise Türk Lirası cinsinden varlıklara yönlendirilebileceği belirtildi. Orta düzeyde risk almak isteyen yatırımcılar için hisse ve altın fonları oranının yüzde 30 ila 35 arasında tutulması önerilirken, riski sevmeyen veya düşük riskli portföyler oluşturmayı hedefleyen kişilerin ise bu fonlara maksimum yüzde 5 oranında yatırım yapabileceği kaydedildi.
Makroekonomik Görünüm Ve Enflasyon Dinamikleri
Ekonomiye ilişkin değerlendirmelerde bulunan Ayhan, cari açığın şu an için bir risk faktörü olmaktan çıktığını ve ekonomik büyümenin yüzde 3 seviyesinde bir istikrar sağladığını ifade etti. Mevcut durumda odaklanılması gereken ana konunun enflasyon ve bunun getirdiği faiz dengesi olduğunu belirten Ayhan, piyasaların da bu dengeye odaklandığını aktardı. Eylül ayı enflasyon verilerinin yukarı yönlü bir sürpriz yarattığını hatırlatan Ayhan, Ekim ayının enflasyon beklentileri açısından oldukça kritik bir dönem olduğunu dile getirdi. Merkez Bankası'nın yılsonu enflasyon tahmininin yüzde 29 olduğunu belirten Ayhan, piyasa beklentilerinin ise yüzde 31 seviyesinde şekillendiğini söyledi. Ekim ayı enflasyonunun genellikle yüksek seyrettiğine dikkat çeken Ayhan, "O yüzden Ekim'de yüzde 3'ün üstünde bir rakam gelirse yüzde 31 ve daha aşağısı beklentisi sekteye uğrar. Ama daha aşağısı gelirse Kasım ve Aralık için bir ümit olur. Özellikle Eylül'de gıda fiyatlarının yüksek gelmiş olması bir risk" şeklinde konuştu.
Faiz Politikaları Ve Tahvil Piyasası Etkileşimi
Devlet tahvilleri piyasasında 5 ve 10 yıllık vadelerde önemli bir katılık oluştuğunu belirten Ayhan, faiz indirim döngüsünde olunduğunu ve Merkez Bankası'nın faiz indirimi yapıp yapmayacağının büyük önem taşıdığını vurguladı. Piyasaların Merkez Bankası'ndan 100 ila 150 baz puanlık bir indirim beklediğini dile getiren Ayhan, 5 yıllık tahvillerde yüzde 37-38, 10 yıllık tahvillerde ise yüzde 32-33 seviyesindeki faiz oranlarının piyasanın kararsızlığını gösterdiğini ve bunun hisse senedi piyasasını da olumsuz etkilediğini belirtti. Ayhan, "Kilit noktasına çok yakınız. Önümüzde öyle bir 10 günümüz var. Enflasyon ve bu doğrultuda faiz indirimi olursa tahvil faizlerinde düşüş ve beraberinde hisse senetlerinde olumlu seyir başlayabilir" ifadelerini kullandı.
Bireysel Emeklilik Sistemi'nin Cazibesi
Bireysel Emeklilik Sistemi'nde (BES) portföy içindeki varlık dağılımı değişikliklerinin yapılmaya başlanmasıyla birlikte getirilerin arttığını ve BES yatırımcılarının memnuniyetinin yükseldiğini belirten Ayhan, sistemin avantajlarına değindi. Ayhan, "BES'te hem ürün çeşitliliği fazla, hem devlet katkısı var. Hem de içindeki fonlar stopaja tabi değil. Daha ne olsun. Türkiye'deki emeklilik sistemi doğru zamanda doğru fon değişikliği yaptığınız zaman size çok ciddi getiriler sağlar" dedi. BES fonlarının ortalama yıllık getirilerine bakıldığında, altın fonlarının yüzde 95 ile en yüksek getiriyi sağladığı, ikinci sırada ise para piyasası fonlarının yer aldığı belirtildi. Bu yılın performans kaybedenleri arasında ise hisse senedi içeren fonların bulunduğu bilgisi paylaşıldı.