Emekli Tümgeneral Ethem Büyükışık Oğlunun Şantiyede 3 Saat Can Çekiştiğini Belirtti
İZMİR'de 2018 yılında bir inşaat şantiyesinde Dorukhan Büyükışık'ın (26) ölü bulunması ile ilgili 5 şüpheli 'kasten öldürme' suçundan müebbet hapis cezası...
Emekli Tümgeneral Ethem Büyükışık'ın oğlu Dorukhan Büyükışık'ın 13 Mayıs 2018 tarihinde İzmir'deki evinin yakınlarındaki bir inşaat şantiyesinde ölü bulunmasıyla ilgili olarak başlayan hukuk mücadelesi devam ediyor. Başlangıçta kayıtlara 'intihar' olarak geçen olay, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın dosyayı yeniden açmasıyla farklı bir boyut kazandı. Yürütülen soruşturma neticesinde şantiyede görevli bekçiler H.K. (68), H.A. (76), T.Ç. (40) ile işçi B.Ç. (46) ve yakın bölgede bekçi olarak çalışan A.G. (76) hakkında 'kasten öldürme' suçundan müebbet hapis cezası talebiyle iddianame hazırlandı. Bu gelişmeyle birlikte olayla ilgili 8 polis memuru hakkında da 'görevi kötüye kullanma' suçlamasıyla ayrı bir dava açıldı.
Olayın Perde Arkası Ve Yargı Süreci
İzmir 21’inci Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen iddianamede, Dorukhan Büyükışık'ın ölümüne dair çarpıcı bulgulara yer verildi. İddianame, maktulün sırt bölgesine sert ve etkili bir aletle vurulduktan sonra cesedinin belirtilen konuma getirilmiş olabileceğine dair deliller taşıdığını vurguladı. Bu tespit, olayın intihar olmadığını, aksine bir cinayet olduğunu destekleyen kritik bir unsur olarak değerlendirildi. Öte yandan, olayın soruşturma aşamasında görevini ihmal ettiği ileri sürülen komiser Atakan K. (43), komiser Deniz A. (35), polis memuru Duygu Ö. (34), polis memuru Fikret S., polis memuru Halil A. (54), komiser yardımcısı Hüseyin V. (48), Emniyet Müdürü İsmail K. (58) ve polis memuru Musa E. (54) hakkında da ‘görevi kötüye kullanma’ suçundan 1 yıla kadar hapis cezası istemiyle İzmir 2’nci Asliye Ceza Mahkemesi'nde dava açıldı. Bu durum, olayın hem cinayet boyutu hem de kamu görevlilerinin sorumluluğu açısından geniş bir yargı sürecini işaret etmektedir.
Cinayet Davasının İlk Duruşması
Cinayet davasının tutuksuz sanıkları H.K., H.A., T.Ç., B.Ç. ve A.G., İzmir 21’inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde ilk kez hâkim karşısına çıktı. Duruşmaya Dorukhan Büyükışık'ın babası Emekli Tümgeneral Ethem Büyükışık ve annesi Nihal Büyükışık ile taraf avukatları da katılım sağladı. Celsede söz alan gece bekçisi H.K., olay gecesi “Pat” diye bir ses duyduğunu ancak kontrol ettiğinde bir şey bulamadığını ileri sürdü. Sabah mesai bitiminde eve gittikten sonra şantiyeden arandığını ve olay yerine döndüğünde cenazeyi gördüğünü ifade eden H.K., köpeğiyle olay yerinde dolaşmadığını ve duyduğu sesin insan sesi olmadığını belirtti. Ayrıca bulunduğu yerdeki kameranın arızalı olduğunu da ekledi. Mahkeme başkanının cenazenin bulunduğu alanın kimin sorumluluğunda olduğuna dair sorusuna H.K., “H.A.'nın olması lazım” yanıtını verdi. Baba Ethem Büyükışık ise H.K.'nın kendisini aradığını söylediği H.B. isimli arkadaşla HTS kayıtlarında herhangi bir arama bulunmadığını belirterek bu ifadeye itiraz etti.
Makine operatörü B.Ç. de olay gecesi benzer bir ses duyduğunu aktardı. “Gece 00.30 sıralarında köpek biraz serbest kalsın diye tasmasını çıkardım. ‘Pat’ diye bir ses duydum” diyen B.Ç., durumu H.K.'ya bildirdiğini, onun da sesi duyduğunu söyledikten sonra köpeği alıp uzaklaştığını ve 15-20 dakika sonra geri gelerek bir şey olmadığını belirttiğini ifade etti. Sabah polislerin olay yerinde olduğunu ve cenazeyi gördükten sonra savcıya ifade verdiğini sözlerine ekledi.
Diğer gece bekçisi A.G. ise üzerine atılı suçlamaları reddederek, gece mesai bitiminde eve giderken damadından şantiyede bir olay olduğunu duyduğunu ve geri döndüğünü anlattı. Cenazeyi görmediğini ve içeri sokulmadıklarını belirten A.G., inşaat sahibi M.M.T.'nin kendisinden bekçi arkadaşlarını aramasını istediğini ve sonrasında eve gidip yattığını söyledi. Mahkeme başkanının, olayın ne olduğunu bilmeden damadının söylemi üzerine neden kimseyi aramadan hemen geri döndüğü sorusuna ise A.G. yanıt veremedi.
Sanıklardan H.A. ise inşaatta devriye atarken “yüksek bir insan bağırma sesi duyduğunu” iddia etti. H.K.'yı çağırıp sesin ne olduğunu sorduğunu ancak onun bir şey olmadığını söylediğini aktaran H.A., çocuğun düştüğü yerde jeneratör olduğu için görmediğini belirtti. Cumhuriyet savcısının bağırma sesinin nasıl olduğu sorusu üzerine sanık, “Dayak yiyen, canı yanan insan bağırır. Bir bağırdı sonra ses kesildi” şeklinde ifade kullandı.
En üst güvenlik kulübesinde görevli olduğunu söyleyen T.Ç. ise olay gecesi herhangi bir ses duymadığını ve sıra dışı bir durum yaşamadığını savundu. Sabah telefonla aranarak şantiye alanında birinin öldüğünü öğrendiğini ve bunun bir iş kazası olduğunu düşündüğünü belirten T.Ç., olay yerine geldiğinde polislerle karşılaştığını ve tanımadığı birinin öldüğünü anladığını ifade etti. 360 derecelik kameranın olaydan aylar önce bozulduğunu ancak yerinden kaldırılmadığını da ekledi. Mahkeme başkanının olaydan sonra şantiyede farklı güvenlik önlemi alınıp alınmadığı sorusuna ise “Değişen hiçbir şey olmadı. Aynı işi yapmaya devam ettik” yanıtını verdi.
Aileden Yürek Burkan İfadeler Ve Ağır İddialar
Duruşmada dinlenen Dorukhan Büyükışık'ın annesi Nihal Büyükışık, sanıklardan şikayetçi olduğunu dile getirdi. Olay günü akşamı ailece evde olduklarını ve sabah gelen telefonla uyandıklarını anlatan Nihal Büyükışık, oğlunun odasında olmadığını fark edince eşiyle birlikte aramaya başladıklarını söyledi. Gözyaşları içinde “Oğlumuzla mükemmel bir ilişkimiz vardı. Çok canım yanıyor. Neden ambulans çağrılmamış? Neden deliller toplanmamış? Neden gencecik bir çocuğun canı yok sayılıyor? O gece ne olduysa itiraf etsinler” ifadelerini kullandı. Mahkeme başkanının Dorukhan'ın psikolojik durumuna ilişkin sorusuna ise oğlunun sınav stresi yaşadığını belirtti.
Baba Ethem Büyükışık ise hazırladığı bir slayt eşliğinde konuştu ve ağır iddialarda bulundu. Olayın ardından kamera kayıtlarının yok edildiğini belirten Büyükışık, oğlunun iş teklifi aldığını ve kabul ettiğini, Pazartesi günü Ankara'ya gideceğini ve doktorasını Kapadokya Üniversitesi'nde yapacağını söyledi. Cinayetten 13 gün sonra saha mühendisi tarafından teslim edilen 8 dakikalık Dorukhan'ın göründüğü bir CD olduğunu ancak görüntülerde dosya bilgilerinin silinmiş, tarih ve saatin ise sonradan eklenilmiş olduğunu iddia etti. İki kameranın H.K. ve B.Ç. arasında yaşananları net olarak kaydettiğini ancak bu görüntülerin H.K.'nın kulübesindeki cihazda yok edildiğini ileri süren Ethem Büyükışık, savcı bölgeye gelmeden önce polislerin o kulübeye giderek toplantı yapıp ayrıldıklarını ifade etti. Büyükışık, “19 şantiye kamerası var ancak polis tarafından alınan bir tane kamera yok. T.Ç.'nin kulübesindeki kamera kayıt cihazına hiç gidilmiyor. Katili bulmak isteselerdi kayıt cihazlarını sarıp sarmalarlardı. Bilirkişi raporunda şantiyede hiçbir güvenlik önlemi alınmadığı açıkça belirtiliyor” şeklinde konuştu.
Oğlunun işkence gördüğünü ve saatlerce can çekiştiğini vurgulayan Ethem Büyükışık, “Cinayet 01.30 civarında işlenmiş. Oğlum işkence görmüş ve saatlerce ağlamış. Ağlamaktan gözlerinin kenarlarında tuz birikmiş. Darbeyi aldıktan sonra 2,5-3 saat can çekişmiş” dedi. Aklı başında olan birinin ceset gördüğünde 155'i araması gerektiğini ancak olayda böyle olmadığını belirten Büyükışık, “İnşaat sahiplerinden T.T. dönemin ilçe emniyet müdürü İ.Y.'yi arıyor. Üçüncü görüşmeden sonra İ.Y. ona 112'yi aramasını söylüyor. Cinayetten sonraki 7 saat boyunca kimse polisi aramamış. Katil bu 5 sanıktan bir tanesi ve polisler de onlara yardım ettiler” ifadelerini kullandı. Büyükışık, sanıkların ifadelerinin doğru olmadığını, birçok belgenin değiştirildiğini ve birçok delilin de karartıldığını söyledi. Ailenin avukatları, soruşturmanın genişletilmesi ve sanıkların tutuklanması talebinde bulundu.
Mahkemenin Ara Kararı Ve Gelecek Süreç
Savunmaların ve iddiaların ardından mahkeme heyeti ara kararını açıkladı. Sanıkların mevcut durumlarının devamına hükmeden heyet, dosyadaki eksikliklerin giderilmesine ve tanıkların dinlenmesine karar vererek duruşmayı 13 Şubat 2026 tarihine erteledi.
Duruşma sonrasında açıklama yapan Ethem Büyükışık, “Katillerin bugün tutuklanmasını arzu ederdik. Hala neden tutuklanmıyorlar anlamış değiliz. Sunduğumuz delillere rağmen heyet bugün dosyaları birleştirmedi. Ama biz sabırlıyız. İnsan öldürenler neden tutuklanmıyor?” ifadelerini kullandı. Büyükışık, olayda ihmali olan herkesin yargı önüne çıkması için mücadele etmeye devam edeceklerini de sözlerine ekledi.