Dilek İmamoğlu 4 Bin Sayfalık İddianameyi Masumiyet Reçetesi Olarak Değerlendirdi
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) soruşturması kapsamında tutuklu belediye başkanları ve bürokratlarının aileleri tarafından kurulan Aile Dayanışma...
İstanbul'un tarihi meydanlarından Saraçhane, adli süreçler kapsamında tutuklu bulunan kişilerin yakınları ve çeşitli siyasi parti temsilcilerinin katıldığı önemli bir buluşmaya ev sahipliği yaptı. Bu etkinlikte, tutukluluk hallerine yönelik tepkiler dile getirilirken, yargı süreçlerine ilişkin ciddi eleştiriler yöneltildi ve adalet arayışı vurgulandı.
Toplantıya, tutuklu yargılananların aile üyelerinin yanı sıra, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanvekili Nuri Aslan ve bazı milletvekilleri iştirak etti. Katılımcılar, mevcut adli durumların hukuki dayanaklarını sorgulayan ve adil yargılanma taleplerini ifade eden konuşmalar gerçekleştirdi.
İddianamenin Taraflılığına Yönelik Kritik Değerlendirme
Etkinlikte söz alan tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun eşi Dilek Kaya İmamoğlu, yaklaşık 4 bin sayfadan oluşan iddianameye ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu. İmamoğlu, bu denli hacimli bir hukuki metnin "taraflı bir belge" olduğunu öne sürerek, hukukun temel prensiplerinden olan masumiyet karinesinin göz ardı edildiğini belirtti. Kendileri açısından bu iddianamenin aslında bir "masumiyet karinesi ve aklanma reçetesi" niteliği taşıdığını ifade eden Dilek Kaya İmamoğlu, "Bizi aslında bilmeden aklıyorlar" sözleriyle mevcut yargı sürecine dair ironik bir eleştiri getirdi. İmamoğlu'nun bu sözleri, yargılama pratiklerine yönelik geniş bir tartışmanın fitilini ateşledi.
Sosyal Tesisteki Çay Satışından Kaynaklanan Tutukluluğa Tepki
Buluşmada dikkat çeken bir diğer konuşmacı ise Bayrampaşa Belediye Başkanı Hasan Mutlu’nun eşi Safiye Mutlu oldu. Safiye Mutlu, eşi Hasan Mutlu'nun yıllarca on binlerce öğrenciye eğitim verdiğini ve topluma önemli katkılarda bulunduğunu dile getirdi. Ancak eşinin, sosyal tesislerde çayı 3 Türk Lirası'na sattırdığı gerekçesiyle "kamu zararı" iddiaları üzerine tutuklanmasının büyük bir adaletsizlik olduğunu vurguladı. Safiye Mutlu, bu durumun, yapılan hizmetlerin niteliği ve maliyetleri göz önünde bulundurulduğunda, orantısız bir yaptırım olduğunu ifade ederek eşinin serbest bırakılması çağrısında bulundu.
Saraçhane'deki bu buluşmaya katılan tutuklu yakınları, mevcut adli süreçlerin şeffaflıktan uzak ve adil yargılanma hakkına aykırı olduğunu düşündüklerini belirttiler. Aileler, bu süreç boyunca mağduriyet yaşayan tüm bireylerle "dayanışmayı sürdüreceklerini" ve adaletin tecelli etmesi için mücadelelerine devam edeceklerini dile getirdiler. Etkinlik, Türkiye'deki adli süreçlere yönelik toplumsal hassasiyetin ve adalet talebinin güçlü bir ifadesi olarak kayıtlara geçti.