Işık Yüksek Güçlü Lazer Sistemi Kritik Kabul Testlerini Başarıyla Tamamladı

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Türkiye’nin savunma teknolojilerinde dışa bağımlılığını azaltmaya yönelik önemli bir adımın daha atıldığını...


Türkiye'nin savunma sanayii alanındaki teknolojik atılımları hız kesmeden devam ediyor. Bu kapsamda, TÜBİTAK BİLGEM tarafından geliştirilen yerli ve milli "IŞIK Yüksek Güçlü Lazer Sistemi"nin kritik kabul testleri başarıyla tamamlandı. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, bu önemli gelişmeyi sosyal medya hesapları üzerinden kamuoyuna duyurdu.


Bakan Kacır, yaptığı açıklamada sistemin teknik özelliklerini detaylandırarak, Türkiye'nin savunma kapasitesine katacağı değeri vurguladı. Açıklamasına göre, "IŞIK" sistemi 20 kW gücündeki lazer kaynağı ile 5 kilometreye kadar hedefleri körleştirme yeteneğine sahip oldu. Ayrıca, 1.5 kilometreye kadar hareketli hedefleri etkisiz hale getirme ve eritme kabiliyeti bulunduğu belirtildi. Sistem, kara ve deniz platformlarında etkin bir şekilde kullanılabilecek mimaride tasarlandı.


Sistemin öne çıkan diğer özelliklerinden biri de yüksek yerlilik oranı ve modüler yapısı olarak belirtildi. Bakan Kacır, "Yüksek yerlilik oranı ve modüler yapısıyla IŞIK, geleceğin lazer tabanlı savunma teknolojilerinde Türkiye’yi caydırıcı ve etkin bir güç olma hedefine bir adım daha yaklaştırıyor," ifadeleriyle projenin stratejik önemini ortaya koydu. Bu özellikler, sistemin farklı platformlara kolayca entegre edilebilmesini ve gelecekteki teknolojik gelişmelerle uyumlu bir şekilde güncellenebilmesini sağladı.


Bu projenin arkasında TÜBİTAK BİLGEM'in yıllara dayanan mühendislik birikimi ve lazer teknolojileri konusundaki geniş tecrübesi yer almaktadır. Kurum, bu alanda ulusal savunma sanayii için kritik bir eşiğin daha aşılmasında öncü rol oynadı. Geliştirme çalışmaları, TÜBİTAK Savunma ve Güvenlik Teknolojileri Araştırma Destek Grubu (SAVTAG) tarafından sağlanan güçlü destekle hayata geçirildi.


IŞIK Yüksek Güçlü Lazer Sistemi, modern savaş ortamlarının gerektirdiği esnek mimarisi ve ölçeklenebilir yapısıyla Türkiye'nin savunma teknolojileri tarihinde önemli bir kilometre taşı olarak kabul ediliyor. Bu sistem, enerji tabanlı silah sistemleri alanında Türkiye'nin bağımsızlığını pekiştirirken, caydırıcılık kapasitesini de artıracak nitelikte bir adımdır. Karada ve denizde görev yapabilecek bu ileri teknoloji, Türk Silahlı Kuvvetlerinin operasyonel yeteneklerine yeni bir boyut kazandıracaktır.