Boksör Furkan K’ya Sibel M’yi 20 Bıçak Darbesiyle Yaralama Suçlamasıyla 20 Yıla Kadar Hapis İstemi

İstanbul’da 6 ay önce, boks salonundaki yüksek sesten şikâyetçi olduğu için boksör ve işletmeci 27 yaşındaki Furkan K. tarafından bıçaklanan 36 yaşındaki Sibel M. ile ilgili hazırlanan iddianame tamamlandı. Tespitlere göre Sibel M., saldırı sonrası bir hafta yoğun bakımda yaşam mücadelesi verdi. Vücudunda 20’ye yakın bıçak darbesi bulunduğu, özellikle yüz bölgesinin kesildiği belirtildi. Savcılık, tutuklu bulunan şüpheli Furkan K. hakkında "tasarlayarak öldürmeye teşebbüs" suçundan 20 yıla kadar hapis istedi



İstanbul'un Beşiktaş ilçesinde, 09 Mayıs tarihinde Ulus Mahallesi Yavuz Sokak'ta bir spor salonunun karşısında meydana gelen ve kamuoyunda geniş yankı uyandıran bıçaklı saldırıyla ilgili soruşturma tamamlandı. Olayın ardından başlatılan hukuki süreçte, savcılık tarafından hazırlanan iddianameyle birlikte, saldırının detayları ve taraflar arasındaki gerilimin kökenleri netleşti.



Genç Kadın Bıçaklı Saldırının Hedefi Oldu



Habertürk muhabiri Mustafa Şekeroğlu’nun özel haberine göre, yaşanan korkunç olayda, evinden çıktığı sırada yüksek sesten şikâyetçi olduğu spor salonunun işletmecisi ve aynı zamanda boksör olan 27 yaşındaki Furkan K. tarafından bıçaklı saldırıya uğrayan 36 yaşındaki Sibel M. ağır yaralandı. Saldırının hemen ardından hastaneye kaldırılan Sibel M., uzun süre yaşam mücadelesi verdi. Şüpheli Furkan K. ise olayın ardından emniyet güçleri tarafından gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edilen Furkan K., çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.



Çatışmanın Kökenleri: Spor Salonu Anlaşmazlığı



Yürütülen soruşturma neticesinde hazırlanan iddianameye göre, şüpheli boksör Furkan K., müşteki Sibel M.'nin evinin hemen karşısında faaliyet gösteren spor salonunun işletmecisiydi. Tarafların ilk kez 2023 yılında, Sibel M.'nin bu salona kayıt yaptırarak spora başlamasıyla tanıştıkları belirtildi. Ancak bu tanışıklık kısa süre içinde gerilime dönüştü. Sibel M.'nin sözleşmede belirtilen dersleri tamamlamadan salondan ayrılma isteği üzerine, taraflar arasında ücret iadesi konusunda ciddi bir anlaşmazlık yaşandı. İddianamede, kalan haklar için kayıt dondurma işlemi yapılmış olsa da taraflar arasındaki bu gerilimin olay gününe kadar sürdüğü kaydedildi. Bu süreçte Furkan K.'nın, Sibel M. hakkında uzaklaştırma kararı aldırdığı, genç kadının da farklı sebeplerle şüpheli hakkında şikayetçi olduğu öğrenildi. Bu karşılıklı şikayetler ve uzaklaştırma kararları, taraflar arasındaki husumeti daha da derinleştirdi.



Saldırının Korkunç Anları Ve Detayları



Savcılık iddianamesinde yer alan bilgilere göre, olay günü Sibel M. evinden dışarı çıktığı sırada Furkan K. tarafından yolu kesildi. Sibel M.'nin cep telefonuyla kayıt alma çabasına karşın, şüphelinin sağ kolunun içinde sakladığı ve olay sonrası ele geçirilemeyen bir bıçakla, "hiçbir şey söylemeden" art arda bıçak darbeleri savurduğu ifade edildi. İddianamede, Sibel M.'nin kaçmaya fırsat bulamadığı, yere düştüğü anda bile saldırının acımasızca devam ettiği vurgulandı. Şüphelinin, yere yığılan genç kadını hem tekmelediği hem de bıçak darbeleriyle vurmaya devam ettiği, özellikle yüz bölgesinde derin kesiler oluşturduğu belirtildi. Sibel M., saldırı sonucu bilincini kaybetti ve ağır yaralı olarak hızla hastaneye kaldırıldı.



Adli Tıp Raporu Ve Yaralanmaların Boyutu



İddianamede yer alan tespitlere göre, Sibel M.'nin vücudunda yaklaşık 20 bıçak yarası belirlendi. Genç kadın, saldırı sonrası bir hafta boyunca yoğun bakımda tedavi gördü. Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanan raporda, Sibel M.'nin maruz kaldığı yaralanmaların "yaşamı tehlikeye sokan nitelikte" olduğu ve basit tıbbi müdahaleyle giderilemeyeceği açıkça belirtildi. Bu rapor, saldırının vahametini ve kasten öldürme kastını destekler nitelikteydi.



Şüphelinin Savunması Ve Çelişkili İfadeler



Boksör Furkan K., emniyet ve savcılık ifadelerinde kendisine yöneltilen suçlamaları kesin bir dille reddetti. Sibel M.'nin kendisini, nişanlısını ve ailesini sürekli tehdit ettiğini öne süren Furkan K., olay günü Sibel M.'nin elinde bir bıçakla aracına doğru geldiğini ve boynuna doğru hamle yaptığını iddia etti. Bunun üzerine kendisini savunmak amacıyla Sibel M.'yi itmek zorunda kaldığını ileri sürdü. Saldırıda kullanılan bıçağın kendisine ait olmadığını savunan şüpheli, olayın ardından aynı gün saat 13.40 sıralarında kendiliğinden polise teslim oldu.



Tanık Beyanları Ve Soruşturmanın Yönü



İddianamede, olayla ilgili önemli bir tanık olan P.H.'nin ifadesine de geniş yer verildi. Bilgi sahibi sıfatıyla beyanda bulunan P.H.'nin ifadelerinin, müşteki Sibel M.'nin anlattıklarını destekler nitelikte olduğu ve soruşturmanın seyrini etkilediği vurgulandı. Bu tanık beyanı, olayın aydınlatılmasında kritik bir rol oynadı.



Hukuki Süreç Ve İstenen Ceza



Toplanan tüm deliller ve tanık ifadeleri doğrultusunda savcılık, şüpheli Furkan K.'nın aralarındaki husumet nedeniyle saldırıyı planlayarak gerçekleştirdiğini belirtti. Savcılık iddianamesinde, Furkan K.'nın Sibel M.'yi öldürme kastıyla yaklaşık 20 bıçak darbesiyle yaraladığı sonucuna varıldı. Bu tespitler ışığında, savcılık tarafından şüpheli hakkında Türk Ceza Kanunu'nun ilgili maddeleri uyarınca "tasarlayarak öldürmeye teşebbüs" suçundan 13 yıldan 20 yıla kadar hapis cezası talep edildi.



Avukat Kara'dan Ek Suçlama Talebi: Yağma İddiası



Hazırlanan iddianame, mahkeme tarafından kabul edildi ve dava süreci başladı. Müşteki Sibel M.'nin avukatı Türkan Kara, sanığın sadece "kasten öldürmeye teşebbüs" suçundan değil, aynı zamanda "yağma" suçundan da yargılanması gerektiğini savundu. Avukat Kara, saldırı sırasında müvekkilinin cep telefonunun zorla alındığını vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: "Müvekkilim Sibel M.’ye yönelik saldırı sırasında telefonu fail tarafından alınmıştır. Bu durum aynı zamanda yağma suçunu oluşturur. Bu nedenle iddianamede bu suçun da yer alması veya ek iddianame düzenlenmesi gerekmektedir."



Davanın İlk Duruşması Ve Adalet Talebi



Davanın ilk duruşması, 28 Kasım 2025 tarihinde saat 13.30'da görülecek. Avukat Türkan Kara, sanığın halen tutuklu olduğunu hatırlatarak, "Yüz yüzelik ilkesi gereği sanığın duruşmada hazır bulundurulmasını talep ettik" açıklamasını yaptı. Kara, adaletin tam tecellisi için tüm hukuki yolların eksiksiz işletilmesi gerektiğini belirterek, açıklamasının devamında şunları ekledi: "Adaletin yerini bulması için, işlenen tüm suçların eksiksiz şekilde yargılamaya konu edilmesini istiyoruz." Kamuoyu, bu vahim olayın tüm boyutlarıyla aydınlatılması ve sorumluların hak ettikleri cezayı alması için davanın seyrini yakından takip ediyor.