Boşanma Kararı Alan Kadın Baba Evinde Eski Eşi Tarafından Bıçaklı Saldırıya Uğradı
Yozgat'ta, şiddet gördüğü iddiasıyla ayrılmak istediği için baba evine sığınan 30 yaşındaki Ayşenur Bölükbaşı, 8 yıllık eşi Yasin Bölükbaşı tarafından defalarca bıçaklandı. Dehşet saçan olayın ayrıntılarında ortaya çıkan güvenlik kamera görüntüleri dosyaya konuldu. Görüntülerde, balkon kapısını tekmeleyerek eve giren şüphelinin, kaçan eşini kovalayıp peş peşe bıçaklaması yer aldı. Sürdürülen soruşturma kapsamında şüpheli tutuklanarak cezaevine gönderildi. Ayşegül Bölükbaşı hayat mücadelesi veriyor
Ağır bir aile içi şiddet vakası, Yozgat'ın Çekerek ilçesine bağlı Bazlambaç Köyü'nde yaşandı. Boşanma sürecinde babasının evine sığınan 30 yaşındaki Ayşenur Bölükbaşı, eski eşi Yasin Bölükbaşı tarafından uğradığı bıçaklı saldırı sonucu ağır yaralandı. Olayın dehşet verici boyutlarını gözler önüne seren güvenlik kamerası görüntüleri, kamuoyunda derin bir infial uyandırdı.
Diyarbakır'da 8 yıldır evli olduğu Yasin Bölükbaşı ile yaşadığı geçimsizlikler nedeniyle boşanma kararı alan Ayşenur Bölükbaşı, yasal süreci başlatarak memleketi Yozgat'a döndü. Boşanma davası açtıktan sonra ailesinin yanına yerleşen Ayşenur, burada yeni bir başlangıç yapma çabasına girişti. Çiftin boşanma kararı resmen kesinleştikten iki gün sonra, Yasin Bölükbaşı'nın bu ayrılığı kabullenemediği iddia edildi.
Söz konusu iddialara göre, boşanmanın ardından eski eşinin baba evine gelen Yasin Bölükbaşı, Ayşenur'un dışarı çıkmasını talep etti. Ancak Ayşenur'un konuşmayı reddetmesi üzerine öfkelenen saldırgan, evin balkon kapısını kırarak içeri girdi. Korku içinde evden kaçmaya çalışan Ayşenur, peşinden koşan eski eşi Yasin Bölükbaşı'nın bıçaklı saldırısına maruz kaldı. Aldığı bıçak darbeleriyle kanlar içinde yere yığılan Ayşenur, yaşam mücadelesi vermeye başladı.
Saldırı anında çiftin 5 yaşındaki çocuğu, elinde bir kürekle annesine yardım etmeye çalıştı. Bu yürek burkan anların ardından Ayşenur'un annesi ve babası da olaya müdahale ederek kızlarını saldırganın elinden kurtarmaya çalıştı. Saldırgan Yasin Bölükbaşı, Ayşenur'un babasını da bıçakla yaraladı. Baba, kızını kurtarma çabasıyla yaralanırken, saldırgan olay yerinden kaçmayı başardı. Durumun derhal kolluk kuvvetlerine ve sağlık ekiplerine bildirilmesi üzerine, ağır yaralanan Ayşenur ve babası acilen hastaneye kaldırıldı. Edinilen bilgilere göre, babanın sağlık durumunun iyi olduğu belirtilirken, Ayşenur'un yoğun bakımda tedavisinin sürdüğü ve hayati tehlikesinin devam ettiği öğrenildi.
Olayın ardından Yozgat İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından geniş çaplı bir soruşturma başlatıldı. Yapılan titiz çalışmalar sonucunda şüpheli Yasin Bölükbaşı kısa sürede yakalandı. Emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edilen Bölükbaşı, çıkarıldığı mahkemece "kasten yaralama" ve "silahla tehdit" suçlarından tutuklanarak cezaevine gönderildi. Bu tutuklama, adaletin ilk adımı olarak değerlendirildi.
Yaşanan bu dehşet anları, çevredeki güvenlik kameralarına saniye saniye yansıdı. Görüntülerde, Yasin Bölükbaşı'nın eve zorla girdiği, Ayşenur'un başka bir kapıdan kaçarak yola doğru koştuğu açıkça görüldü. Eski eşinin peşinden koşan saldırganın, Ayşenur'u yakalayarak defalarca bıçakladığı anlar kameralara yansıdı. Çiftin 5 yaşındaki çocuğunun elinde kürekle annesinin yardımına koştuğu, ardından Ayşenur'un annesi ve babasının müdahale ederek kızlarını ölümden kurtardığı anlar da görüntülerde yer aldı. Bu görüntüler, olayın vahametini bir kez daha gözler önüne serdi ve kamuoyunun vicdanını yaraladı.
Ayşenur Bölükbaşı'nın ailesi, olayın ardından sosyal medya üzerinden kamuoyuna bir açıklama yaptı. Aile tarafından yapılan açıklamada, olayın ciddiyetine vurgu yapılarak şu ifadeler kullanıldı: "Ayşenur, 5 yaşındaki çocuğunun gözleri önünde öldürülmek istendi. Hayati tehlikesi sürüyor. Bu olayın üstünün kapatılmaması, adaletin hızla işlemesi için sesimizin duyulmasını istiyoruz." Aile, kadın cinayetlerine karşı daha güçlü adımların atılması, koruma mekanizmalarının eksiksiz işletilmesi ve benzeri vakaların önüne geçilmesi adına tüm kamuoyunu duyarlı olmaya davet etti. Bu çağrı, kadına yönelik şiddetle mücadelede toplumsal farkındalığın ve hukuki süreçlerin önemini bir kez daha ortaya koydu.