Batman’da TEGV İle Değişen Hayatlar Şimdi Çocuklara Umut Taşıyor
Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı’nın (TEGV) Batman’daki öğrenim biriminin kapısından 20 yıl önce giren 3 çocuk şimdi aynı birimde çocuklara gönüllü...
Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV) Batman Öğrenim Birimi, dezavantajlı koşullardaki çocukların yaşamlarını olumlu yönde etkilemeye devam ediyor. Vakıf, yıllar önce kapısından öğrenci olarak giren İbrahim Kişmir, Veysel Doğan ve Roni Doğan'ı şimdi gönüllü eğitmenler olarak ağırlıyor. Bu üç arkadaşın hikayesi, TEGV'in bireyler üzerindeki kalıcı etkisini ve toplumsal faydasını gözler önüne seriyor.
Eğitim Gönüllülerinde Başlayan Öykü
İbrahim Kişmir, Veysel Doğan ve ondan bir yaş küçük kardeşi Roni Doğan, 2005 yılında ilkokulun 4’üncü sınıfındayken, 1999'da kurulan Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı Batman Öğrenim Birimi'ne adım attılar. Üç arkadaş da o dönemde yeterli imkanlara sahip olmayan okullarda öğrenim görmekteydi. Hayatlarında daha önce bilgisayarla tanışma fırsatı bulamamış olmaları, sosyal çevrelerinin kendilerini olumsuz alışkanlıklara sürükleyebilecek riskler taşıması, TEGV'in onlar için ne denli kritik bir dönüm noktası olduğunu gösterdi. Vakfın sunduğu bilgisayar eğitimleri, halk oyunları ve tiyatro faaliyetleri ile okuma alışkanlığı kazanmaları, onların gelişiminde önemli bir rol oynadı. Bu eğitim yuvasıyla kurdukları bağ, üniversite eğitimi için farklı şehirlere gitmelerine rağmen hiçbir zaman kopmadı. Uzun yıllar sonra, çocukken sıralarında oturdukları bu öğrenim birimine geri dönerek, şimdi kendileri gibi dezavantajlı çocuklara gönüllü eğitmenlik yapıyorlar.
İbrahim Kişmir'in Dönüşüm Hikayesi
TEGV ile tanıştığı anın hayatını tamamen değiştirdiğini dile getiren İbrahim Kişmir, vakfın sağladığı sıcak ortamdan derinlemesine etkilendiğini ifade etti. Kişmir, "Gördüğüm samimiyet ve abi abla ilişkisinden dolayı buraya her gün koşa koşa gelmeye, tüm eğitimlere katılmaya başladım. Kendimi daha mutlu ve huzurlu hissediyordum. Batman Üniversitesi Makine Teknikerliği'ni bitirsem de 2017'den beri ekmeğimi bu sayede kazanıyorum. Küçükken TEGV'e gitmemiş olsaydım hayatım bambaşka olacaktı. TEGV benim kurtarıcı meleğim oldu diyebilirim." sözleriyle yaşadığı dönüşümü aktardı. Çocukluğundaki gibi şimdi de öğrenim birimine büyük bir heyecanla gittiğini belirten Kişmir, Roni ve Veysel ile kurdukları derin arkadaşlığın en büyük kazanımlarından biri olduğunu vurguladı. Eski bir TEGV çocuğu olarak gönüllü eğitmenlik yapmanın, çocukların ihtiyaçlarını ve duygularını çok daha iyi anlamalarını sağladığını ekledi. Kendi çocuğu Mirza Samet'i de iki yıldır TEGV'e götürdüğünü, çocukluğunun geçtiği yerde oğlunu görmenin kendisine büyük mutluluk verdiğini dile getirdi.
Doğan Kardeşlerin Vefa Borcu
Veysel ve Roni Doğan kardeşler, TEGV Batman’ın ilk gönüllülerinden olan ağabeyleri Erdal sayesinde henüz ilkokuldayken öğrenim birimiyle tanıştılar. Onlar da tıpkı diğer birçok çocuk gibi bilgisayarla ilk kez burada tanışma fırsatı buldular ve hatta TEGV sayesinde hayatlarında ilk kez İstanbul'u görme imkanı yakaladılar. Şimdi kendi çocukluklarının geçtiği sınıflarda, çocuklarla yakından ilgilenen Veysel Doğan, o ilk günleri hala canlı bir şekilde hatırladığını belirtti: "İlk gittiğim günü hatırlıyorum, rengarenk bir ortam vardı. Burada sürekli eğlenerek yeni şeyler öğrendiğim güzel bir çocukluk geçirdim. Bizimle ilgilenen, her sıkıntımıza çözüm olan, bizden sevgisini esirgemeyerek sıcak bir aile ortamı sunan birim sorumlumuz Dilber Abla'nın üzerimizdeki emeği çok." Bilgisayarla ilk kez tanıştığında hissettiği heyecanın, şimdiki çocukların 3 boyutlu kalem gibi yeniliklerle tanıştığında yaşadıkları hislerle benzer olduğunu ifade etti. Çocuklara sık sık kendi anılarını anlattığını söyleyen Veysel Doğan, "TEGV'den ne aldıysak şimdi çocuklara vermek ve daha iyi bir gelecekleri olması için gönüllü olarak çabalıyoruz." diyerek vakfa olan vefa borçlarını dile getirdi.
Roni Doğan ise TEGV'in kendileri için sadece bir eğitim kurumu olmaktan öte bir anlam taşıdığını vurguladı: "TEGV, bizi sokağın tüm tehlikelerinden korudu. Kendine güvenen, sevgi dolu ve sosyal sorumluluk bilincinde bireyler olmamızı sağladı. Bizler birlik ve beraberliğimizi, mutlu bir çocukluk geçirmemizi bu kuruma borçluyuz." Çocukken koşarak gittikleri birimde hala aynı neşe içinde bir arada olduklarını belirten Roni Doğan, bu sevgi bağının kendilerini bir aile haline getirdiğini ve şu anda kendi çocuklarının da bu büyük ailenin bir parçası olduğunu sözlerine ekledi. Bu üç vefalı yürek, geçmişte TEGV'den aldıkları desteği şimdi yeni nesillere aktararak, yüzlerce çocuğun hayatına umut katmaya devam ediyor.