Cumhurbaşkanı Erdoğan Kıbrıs Milli Davamızdır İki Devletli Çözüm Vurgusu Yaptı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde KKTC Cumhurbaşkanı Erhürman ile ortak basın toplantısında açıklamalarda bulunuyor....
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) ziyaretinin ardından yaptığı önemli açıklamalarda, Kıbrıs meselesinin Türkiye için "milli bir dava" olduğunu bir kez daha güçlü bir şekilde vurguladı. Yakın zamanda gerçekleşen 19 Ekim 2023 tarihindeki seçimlerin ardından görevine başlayan KKTC Cumhurbaşkanı'na yeni görevinde başarılar dileyen Erdoğan, ayrıca iki gün sonra idrak edilecek olan KKTC'nin 42'nci kuruluş ve kurtuluş yıl dönümünü de tebrik etti.
Kıbrıs Davasında Türkiye'nin Kararlı Duruşu
Ankara'da KKTC Cumhurbaşkanı ve beraberindeki heyetle gerçekleştirdiği kapsamlı ve verimli görüşmelerde Kıbrıs meselesinin geleceğine yönelik atılabilecek adımları değerlendirdiklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin Kıbrıs davasındaki duruşunun "net" olduğunu belirterek kararlılığını vurguladı. Erdoğan, adil, kalıcı ve adadaki gerçeklere uygun bir çözüme ulaşılmasına yönelik mücadelenin KKTC yönetimi ile eşgüdümlü bir şekilde sürdürüleceğini dile getirdi. Bu kritik süreçte, Türkiye'nin uluslararası hukuktan ve tarihi haklardan kaynaklanan pozisyonunun değişmez olduğunu bir kez daha hatırlattı.
Çözümsüzlüğün Temel Nedenleri Ve Rum Tarafının Tutumu
Kıbrıs meselesindeki çözümsüzlüğün ana nedenini Rum tarafının uzlaşmaz tutumuna bağlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rumların Kıbrıs Türklerinin egemen eşitliğini ve eşit uluslararası statüsünü reddetmelerinin sorunu düğümlediğini ifade etti. Erdoğan, Rum tarafının ne siyasi gücü ne de ekonomik refahı adadaki Türklerle paylaşma eğiliminde olmadığını, bu yaklaşıma asla yanaşmadığını belirtti. Rum yönetiminin, Kıbrıs Türklerini 1963 yılında silah zoruyla ele geçirdiği ve günümüzde hükmü kalmamış olan ortaklık devletinde azınlık konumuna indirgeme çabalarının çözüm arayışlarını tıkadığını sözlerine ekledi.
Cumhurbaşkanı, bu olumsuz tablonun ortaya çıkmasında Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin Kıbrıs meselesi konusundaki "yanlışlarının" ve Annan Planı'nı reddetmesine rağmen Rum yönetimini Avrupa Birliği'ne üye olarak kabul eden AB'nin de hatalı olduğunu belirtti. Erdoğan, bu durumun Rum tarafına "rehavet" vererek Kıbrıs Türklerinin hak mağduriyetine uğramasına neden olduğunun altını çizdi. Bu tecrübeler ışığında, KKTC Cumhurbaşkanı'nın Rum tarafına verdiği mesajlarda Kıbrıs Türklerinin egemen eşitliğinden taviz verilmeyeceğini vurgulamasını isabetli bulduğunu ifade etti.
İki Devletli Çözüm Vurgusu Ve Yeni Yaklaşımlar
Erdoğan, Kıbrıs meselesine en gerçekçi çözümün adada "iki devletin bir arada olması gerektiğine inanıyoruz" şeklinde konuştu. Bu yaklaşımın, adadaki iki halkın barış, refah ve emniyet içinde yan yana yaşayabilmesinin tek yolu olduğunu savundu. Cumhurbaşkanı, geçmişteki sonuçsuz müzakerelere "sırf dostlar alışverişte görsün diye" devam etme niyetinde olmadıklarını, Rum tarafının 2017'de masayı terk etmesiyle müzakere sürecinin çöktüğünü hatırlattı. Bu anlayışın Kıbrıs Türk tarafıyla da tam bir uyum içinde sürdürüldüğünü kaydetti.
Uluslararası konjonktürün değiştiğine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Dünün güneşiyle bugünün çamaşırı kurutulamaz, eski dönemin ezberleri ile iğne ile kuyu kazmaya çalışmak bizi bir yere götürmez" ifadelerini kullandı. Bu sözlerle, yeni ve cesur yaklaşımlara ihtiyaç duyulduğunu vurguladı. Kıbrıs Türk tarafının gösterdiği çözüm anlayışını ve cesaretini karşı taraftan da görmeyi dilediğini ifade etti.
KKTC İle İş Birliğinin Güçlendirilmesi
Görüşmelerde, Türkiye ile KKTC arasındaki iş birliğinin daha da hızlandırılmasına yönelik adımlar da ele alındı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, KKTC halkının refahını artırmak, gündelik hayatını kolaylaştırmak ve on yıllardır maruz kaldığı "haksız tecritten" daha az etkilenmelerini sağlamak amacıyla hayata geçirilebilecek projeleri değerlendirdiklerini açıkladı. Bu projelerin, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin uluslararası alandaki görünürlüğünü artırmayı ve ekonomik direncini güçlendirmeyi hedeflediğini belirtti. Türkiye'nin, KKTC'nin her alanda kalkınması ve uluslararası alanda hak ettiği yeri alması için tüm imkanlarını seferber etmeye devam edeceği mesajını verdi.