Korku Evinde Yaşanan Dehşet Anları Genç Kadının Hayatını Mahvetti
İstanbul Taksim’deki korku evindeki görüntüler dehşete düşürmüştü. Temas edilmeden korkutulmak istediğini belirten Melike Günay'a çalışan çalışan Baran T....
İstanbul'un Beyoğlu ilçesinde bir "korku evi"nde yaşanan olay, eğlence amacıyla başlanan bir akşamın, bir genç kadın için nasıl derin bir travmaya dönüştüğünü gözler önüne serdi. 19 Ekim Pazar günü saat 23.30 sıralarında Katip Mustafa Çelebi Mahallesi'ndeki bir eğlence mekanında meydana gelen hadisede, Melike Günay isimli genç kadın, altı arkadaşıyla birlikte gittiği korku evinde, önceden yapılan uyarıya rağmen fiziksel şiddete maruz kaldığını ve elektroşok uygulandığını iddia etti.
Günay ve arkadaş grubu, işletme çalışanlarına odalarda kendilerine temas edilmemesi ve elektroşok uygulanmaması yönündeki açık taleplerini iletmişti. İddiaya göre, çalışanlar da bu talebe olumlu yanıt vermişti. Ancak, grubun altı üyesi korku odalarına girdikten kısa bir süre sonra, olayların seyrini değiştiren bir gelişme yaşandı.
Korku Evinde Dehşet Veren Anlar Yaşandı
Melike Günay'ın odasına giren bir korku evi çalışanı, iddialara göre genç kadını saçından ve boynundan tutarak yere yatırdı. Yerdeyken çenesini, boynunu ve ensesini sıkmaya devam eden çalışan, ardından elindeki bir cihazla Günay'a elektroşok uyguladı. Günay, defalarca durması için yalvarmasına rağmen bu şiddetin sürdüğünü belirterek, "Ona, bana dokunmaması gerektiğini bunu istemediğimi defalarca belirtmeme rağmen bunu yaptı. Sırtım çok acıdı. Artık bir zamandan sonra boğuşmaktan çok fazla yoruldum. Ne olduğunu zaten hiç anlamadım" şeklinde konuştu. Seansın bitimiyle birlikte işletmeden ayrılan Melike Günay, hemen hastaneye giderek yaşadıklarına dair bir darp raporu aldı.
Hukuki Süreç Başlatıldı Ve İşletme Mühürlendi
Kendisine temas edilmemesini istediği halde darbedildiğini ve elektroşok uygulandığını ifade eden Melike Günay, Taksim Şehit Haşim Usta Polis Merkezi Amirliğine giderek hem işletmeden hem de ilgili çalışandan şikayetçi oldu. Günay'ın ayrıntılı ifadesi ve işletmeye ait güvenlik kamera kayıtları incelendikten sonra, Güven Timleri Şube Müdürlüğü B Bölge Amirliği ekipleri harekete geçti. Yapılan tespitler sonucunda, olayla ilgili olarak korku evi çalışanı Baran T. gözaltına alındı.
Emniyetteki sorgusunda Baran T., işletmeye gelen müşterilere odaya girmeden önce temas yapılacağına dair bilgi verdiklerini ileri sürdü. Hakkında 'Kasten yaralama' suçundan adli işlem başlatılan Baran T., emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından savcılık kararıyla serbest bırakıldı. Bu gelişmelerin yanı sıra, Beyoğlu Asayiş Büro Amirliği ekipleri ve Beyoğlu Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri, yaşanan olayın ardından kamu güvenliği ve mevzuata uygunluk açısından inceleme yaparak söz konusu işletmeyi mühürledi.
Yaşananların Mağdur Üzerindeki Derin Psikolojik Etkileri
Melike Günay, yaşadığı korku dolu anların psikolojisi üzerinde kalıcı etkiler bıraktığını vurguladı. Olayın üzerinden günler geçmesine rağmen hala titrediğini ve karanlıkta kalamadığını belirten Günay, "Karanlıkta kalamıyorum, ani hareketlerden korkuyorum. Benim hayatımı mahvetti gibi bir şey oldu aslında" ifadeleriyle yaşadığı travmayı dile getirdi. Günay, olay anında kalp krizi geçirmekten korktuğunu ve defalarca oyunu bitirmesini istediğini de sözlerine ekledi.
Günay, arkadaşlarının hiçbirine zarar verilmemesi ve onların yanına gidilmemesi nedeniyle kendisine yapılanların kasıtlı olduğunu düşündüğünü belirtti: "Sadece bana yapılan kasıtlı bir şey var gibi." Olay sonrası işletme personelinin tavırları da mağdurun tepkisini çekti. Günay, işletmenin videoyu silmeye çalıştığını, kendilerine vermediğini ve hatta video izlendikten sonra bile "Evet haklısınız özür dileriz bu orta temas değil" gibi ifadelerle olayı geçiştirmeye çalıştıklarını iddia etti. Daha da sarsıcı olan ise, işletmeyi arayan bir arkadaşına verilen cevaptı: "Biz zaten bu şekilde popüler oluyoruz, 5 yıl öncesinde yine böyle bir olay yaşadık bu bize daha çok popülerlik kazandırdı daha çok gelenimiz gidenimiz oldu." Bu sözlerin kendilerini şoka soktuğunu belirten Günay, işletmenin "biz on yıllık işletmeyiz çok uzun da kapalı kalmayız" gibi ifadeler kullandığını da aktardı. Çalışanın ailesinden bazı kişilerin de saldırgan bir tavır sergilediği ve olayı küçümseyen ifadeler kullandığı belirtildi.
Caydırıcı Bir Ceza Talebi Ve Toplumsal Mesaj
Melike Günay, adaletin yerini bulmasını ve olayı gerçekleştiren şahsın caydırıcı bir ceza almasını talep etti. Kendi yaşadığı fiziksel ve psikolojik zararın yanı sıra, bu tür olayların başka insanlara da yaşatılmaması gerektiğini düşündüğünü ifade eden Günay, "Ben caydırıcı bir cezanın olmasını istiyorum. İlerde belki başka birinin canını çok fena yakacaktı. Belki de bir insanın canını kurtardım gibi geliyor bana açıkçası" sözleriyle toplumsal bir sorumluluğa vurgu yaptı. Günay, kameralar önünde bu tür eylemleri yapabilen bir kişinin, kimsenin görmediği bir yerde daha ciddi zararlar verebileceği endişesini taşıdığını da sözlerine ekledi.