TBMM Stajyer Öğrencilere Yönelik İstismar İddianamesi Kabul Edildi

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca TBMM'de stajyer öğrenciye istismar iddiasına ilişkin yürütülen soruşturmada 5 sanık hakkında çocuğa karşı cinsel taciz ve...


Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen ve Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) stajyer olarak görev yapan dört reşit olmayan öğrenciye yönelik cinsel istismar iddialarını içeren soruşturma tamamlandı. Hazırlanan iddianame, Ankara 57. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilerek dava süreci resmen başladı. Olay, TBMM lokantasında çalışan beş personel hakkında yöneltilen ciddi suçlamaları kapsıyor.


Soruşturma, Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Çocuk Şube Müdürlüğü'ne başvuran, olay tarihinde 18 yaşından küçük olan dört mağdurenin şikayetleriyle başladı. Mağdureler, TBMM'deki stajyerlik dönemlerinde, Meclis lokantasında görevli Halil İ.G., Durmuş U., İbrahim B., Ramazan Ç. ve Recep S. adlı şahıslar tarafından taciz edildiklerini iddia ettiler. Bu ağır iddialar üzerine, savcılık hızla harekete geçerek kapsamlı bir inceleme başlattı.


Çocuk İzlem Merkezi'nde (ÇİM) uzmanlar eşliğinde alınan mağdure beyanları, soruşturmanın seyrini değiştirdi. Alınan bu ifadelerin ardından, adı geçen beş şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi. Yürütülen işlemler neticesinde Halil İ.G., Durmuş U., İbrahim B. ve Recep S. tutuklanarak cezaevine gönderilirken, Ramazan Ç. adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Bu süreç, olayın ciddiyetini ve yargı mercilerinin konuya yaklaşımını açıkça ortaya koydu.


İddianamede yer verilen şüpheli ifadelerinde ise suçlamalar reddedildi. Şüpheliler, mağdurlarla aralarında yalnızca "ağabey-kardeş ilişkisi olduğunu" öne sürdüler. Ayrıca, mağdurelere gönderdikleri mesajların "iş ilişkisi içerisinde yazıldığını" ve iş yerindeki fiziksel temaslarının kesinlikle "taciz olmadığını" savundular. Bu savunmalar, yargılama sürecinde önemli bir tartışma konusu olacak.


Hazırlanan iddianamede, olayın vahameti detaylarıyla anlatıldı. Olay tarihinde 15 ile 18 yaş aralığında olan mağdurelere yönelik eylemlerin, kamu görevi ve hizmet ilişkisinin sağladığı kolaylıklardan faydalanılarak gerçekleştirildiği vurgulandı. Şüphelilerin, aynı zamanda eğitici ve öğretici yükümlülüğü bulunan kişiler olması nedeniyle, söz konusu eylemlerin zincirleme şekilde çocuğa karşı nitelikli cinsel taciz suçu teşkil ettiği belirtildi. İddianamede ayrıca, şüphelilerin bazı eylemlerini cep telefonu mesajları aracılığıyla gerçekleştirerek elektronik haberleşme araçlarının sunduğu kolaylıktan yararlandıkları, hem iş yerinde hem de dışında sergiledikleri davranışlarla sarkıntılık düzeyinde cinsel istismar suçunu işledikleri kaydedildi.


Şüpheliler hakkında "sarkıntılık yapmak suretiyle çocuğun cinsel istismarı" ve "çocuğa karşı cinsel taciz" suçlarından dolayı her bir sanık için 16 yıl 6 aya kadar hapis cezası talep edildi. Ankara 57. Asliye Ceza Mahkemesi'nin iddianameyi kabul etmesiyle birlikte, yargılama sürecinin yakın zamanda başlayacağı bekleniyor. Bu dava, Türkiye'de çocuk istismarı suçlarına karşı verilen hukuki mücadelede emsal teşkil edebilecek niteliktedir.