Sahte İlaç Tehlikesi Büyüyor Uzmanlar Ölümcül Risklere Karşı Altı Kritik İşareti Açıkladı
TEİS Genel Başkanı Nurten Saydan, sahte ilacı anlamanın 6 yolunu açıkladı: “Daha ucuz olur. Kutusunda ve etiketinde silinti olur. Son kullanma tarihinde...
Son dönemde küresel çapta artış gösteren sahte ilaç sorunu, Türkiye'de de kamu sağlığı için ciddi bir tehdit oluşturmaya devam ediyor. Bu endişe verici durum karşısında, Tüm Eczacı İşverenler Sendikası (TEİS) Genel Başkanı Nurten Saydan, konuyla ilgili önemli uyarılarda bulunarak, sahte ilaçların ayırt edilmesi ve bu tür ürünlerden korunma yolları hakkında detaylı bilgiler paylaştı. Saydan, ilaçların özel ürünler olduğunu ve yalnızca eczanelerden temin edilmesi gerektiğini vurguladı.
Başkan Saydan, Hürriyet gazetesine yaptığı açıklamalarda, ilaç üretim süreçlerinin yüksek güvenlik önlemleri altında gerçekleştiğini ve bu ürünlerin özel izinlere tabi olarak sadece eczanelerde satılabildiğini belirtti. "İlaçlar üst düzey dikkat gerektiren, üretim yerleri güvenlik önlemleri ile donatılmış, özel izne tabi olan ve sadece eczanelerde satılan spesifik ürünlerdir," diyerek ilaçların hassas yapısına dikkat çekti. Bu bağlamda, internet gibi denetimsiz platformlardan veya "merdiven altı" olarak tabir edilen yasa dışı yerlerden ilaç satın almanın, telafisi mümkün olmayan sağlık riskleri taşıdığının altını çizdi. Saydan, vatandaşların sağlığı için ilaçlarını kesinlikle eczanelerden temin etmeleri gerektiğini defaatle dile getirdi.
Eczanelerdeki Güvenlik Mekanizması: İlaç Takip Sistemi
Türkiye'de eczanelerin sahte ilaç riskine karşı en güvenli nokta olmasının temelinde, etkili bir güvenlik mekanizması olan İlaç Takip Sistemi (İTS) yatmaktadır. Nurten Saydan, bu sistemin ilacın üretim aşamasından depolara, depolardan eczanelere ve nihayetinde hastalara ulaşana kadar tüm sürecini elektronik ortamda kayıt altına aldığını açıkladı. Bu sayede, Türkiye'deki hiçbir eczanede İTS'ye kayıtlı olmayan veya sahte bir ilacın hastaya ulaştırılmasına sistemin izin vermediğini vurguladı. Dolayısıyla, eczanelerdeki teknolojik altyapının, sahte ilaçların piyasaya sürülmesini engellemede kritik bir rol oynadığını ifade etti.
Saydan, sahte ilaç sorununun ana kaynaklarını da sıraladı. Buna göre, "merdiven altı" üretim faaliyetleri, kaçakçılık, internet üzerinden gerçekleştirilen denetimsiz satışlar ve en önemlisi hatalı ilaç fiyat politikaları, bu tehlikeli pazarın büyümesine zemin hazırlayan faktörler arasında yer almaktadır. Sahte ilaçların kullanılması durumunda ise etkisizlik, eksik veya yanlış tedavi, beklenmedik yan etkiler, zehirlenmeler ve hatta ölüm gibi vahim sonuçlar ortaya çıkabilmektedir.
Sahte İlaçları Ayırt Etmenin Altı Yolu
TEİS Genel Başkanı, net bir kıstas olmamakla birlikte, tüketicilerin sahte ilaçları anlamalarına yardımcı olabilecek altı önemli ipucunu kamuoyuyla paylaştı. Bu ürünler genellikle piyasa değerinden daha ucuz fiyatlarla sunulurken, kutu üzerinde ve etiketinde silinti veya kazıntı gibi şüphe uyandıran izler bulunabilir. Ayrıca, son kullanma tarihlerinde oynama veya tahrifat görülebilir. Dış ambalaj üzerindeki bilgilerin şekli ve içeriği orijinalinden farklılık gösterebilir. Ambalajların kağıt dokusu, boyutu, kalınlığı, parlaklığı veya cilası gibi fiziksel özelliklerinde değişimler fark edilebilir. Son olarak, ürün üzerindeki yazı fontları ve boyutları orijinalinden farklı olabilir. Tüketicilerin bu belirtilere karşı son derece dikkatli olması gerekmektedir.
Küresel Tehdidin Boyutları: Dünya Sağlık Örgütü Raporları
İlaç sahteciliği, ne yazık ki sadece Türkiye'ye özgü bir problem değil, küresel ölçekte endişe verici bir hızla yayılmaktadır. Nurten Saydan, bu bağlamda Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından açıklanan çarpıcı verilere dikkat çekti. DSÖ raporlarına göre, dünya genelindeki ilaçların yaklaşık yüzde 10,5'inin kalitesiz veya sahte olduğu tahmin edilmektedir. Bu korkutucu gerçek, her yıl yaklaşık 1 milyon insanın sahte ilaçlar nedeniyle hayatını kaybettiğini gözler önüne sermektedir.
Türkiye'de de bu pazarın giderek büyüdüğüne işaret eden Saydan, özellikle kanser ve organ naklinde kullanılan hayati ilaçlar ile cinsel gücü artırıcı ve zayıflamaya yardımcı olduğu iddia edilen ürünlerin sahtelerinin eczane dışı ortamlarda yaygın bir şekilde satıldığını belirtti. Bu durum, hem bireysel sağlık hem de genel kamu sağlığı açısından büyük bir tehdit oluşturmakta ve yetkililerin bu konudaki mücadelelerini daha da önemsemeleri gerektiğini ortaya koymaktadır.