Türkiye Büyük Millet Meclisi Komisyonu Terörle Mücadelede Toplumsal Mutabakat İçin Kritik Aşama

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, düşünce kuruluşlarının temsilcilerini dinlemek için toplandı.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu ülke gündeminde önemli bir yer tutan terörle mücadele sürecinde yeni bir safhaya işaret eden 12'nci toplantısını Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş başkanlığında gerçekleştirdi.


Bu kritik toplantı Türkiye'nin önde gelen 9 düşünce kuruluşundan temsilcilerin katılımıyla büyük bir genişlik kazandı. Toplantıya iştirak eden kuruluşlar arasında Siyaset Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı SETA Dicle Toplumsal Araştırmalar Merkezi DİTAM Rawest Araştırma Kürt Çalışmaları Merkezi KSC Ekopolitik Kültür ve Eğitim ve Araştırma Vakfı EKEAV Ankara Enstitüsü Sosyo-Politik Saha Araştırmaları Merkezi SAHAM Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı TEPAV ve Ortadoğu Araştırmaları Merkezi ORSAM gibi etkin yapılar yer aldı. Komisyon Türkiye'nin en temel sorunlarından biri olan terörle mücadele konusunda geniş bir toplumsal mutabakat zemini oluşturmayı hedeflemekte kalıcı ve sürdürülebilir çözüm önerileri geliştirmek üzere çalışmalarını titizlikle sürdürmektedir.


Terörle Mücadelede Komisyonun İlerlemesi Ve Vizyonu


TBMM Başkanı Kurtulmuş toplantının açılışında komisyonun önceki oturumlarında dinlenen ve kısa süre önce vefat eden İHH Diplomasiden Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi merhum Vahdettin Kaygan'ı rahmetle anarak taziyelerini ifade etti. Komisyon çalışmalarının geldiği noktaya dair kapsamlı değerlendirmelerde bulunan Kurtulmuş bugüne dek Türkiye'nin çeşitli bölgelerinden 80 farklı kanaat önderi ve sivil toplum kuruluşu temsilcisinin görüşlerinin alındığını belirtti. Yaklaşık 50 saati aşkın bir süre boyunca devam eden bu geniş istişarelerde 11 ayrı toplantıda oldukça verimli müzakereler yapıldığı ve 830 sayfayı aşan tutanağın kaydedildiği bilgisi paylaşıldı.


Başkan Kurtulmuş dinleme faslının sonuna yaklaşıldığını ve önümüzdeki süreçte sivil toplum kuruluşlarından gelen teklifler doğrultusunda belirlenecek yeni katılımcıların dinlenmesinin ardından Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu'na sunulacak tekliflerin hazırlanmasına başlanacağını vurguladı. Bu hazırlıkların hem yasal düzenlemeleri hem de komisyonun nihai çalışma raporunu içereceği bildirildi. Numan Kurtulmuş sürecin planlandığı gibi hatta planlamanın ötesinde disiplinli ve verimli bir şekilde tamamlandığını dile getirerek memnuniyetini dile getirdi. Herkesin fikirlerini özgürce ifade etme imkanı bulduğunu ve hiçbir müdahalede bulunulmadığını belirten Kurtulmuş bu komisyon çalışmalarının başarıyla tamamlanması durumunda tarihe not düşecek önemli bir fonksiyon icra edileceğini ve Türkiye siyaseti ile demokrasisi açısından çok önemli bir eşiğin aşılmış olacağını kaydetti. Kurtulmuş en kısa sürede çalışmaların tamamlanarak millet adına yapılan bu vazifenin sonucunun bir rapor halinde kamuoyuna sunulmasını temenni etti.


Küresel Gündemde Filistin Meselesi Ve Uluslararası Tepkiler


Kurtulmuş komisyon çalışmalarının yanı sıra küresel gündemin en sıcak maddelerinden biri olan Filistin meselesine de değindi. Son dönemde 10 ülkenin Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda Filistin devletini tanıması kararını tarihi bir aşama olarak nitelendiren Kurtulmuş bu kararı alan ülkelerin meclislerini ve hükümetlerini tebrik etti. Özellikle Amerika'da gerçekleşen bu toplantıların Filistin davası açısından fevkalade önemli bir geçiş süreci olduğuna inandığını belirtti. Birkaç yıl önce Fransa İngiltere Avustralya Kanada gibi ülkelerin Filistin devletini tanıyacağının neredeyse imkansız görülebileceğini hatırlatan Kurtulmuş uluslararası alanda insanlık cephesinin ortaya koyduğu güçlü direnişin ve Siyonist rejimin işlediği insanlık suçlarına karşı artan tepkilerin bu durumu değiştirdiğini ifade etti.


İnsanlığın ve vicdanın sınırlarının zorlanmasıyla birlikte dünyanın birçok yerinde Filistin davasına olan sempatinin arttığını ve Siyonist rejime olan nefretin çoğaldığını vurgulayan Kurtulmuş Batı ülkelerinin başkentlerinde bile Siyonist rejime karşı nefretin tarihi olarak en yüksek seviyelere ulaştığını söylemenin abartılı olmayacağını dile getirdi. Halkların ve insanlık cephesinin ortaya koyduğu bu tavrın BM Genel Kurulu'na da yansıdığını ve çok sayıda ülke temsilcisinin Filistin davasına destek verdiğini belirtti. Bu çerçevede Cumhurbaşkanı'nın hem Gazze özel oturumunda hem de BM Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmaların tarihi nitelikte olduğunu kaydeden Kurtulmuş bu konuşmaların Türk milletinin hislerine tercüman olmanın ötesinde çok geniş bir coğrafyanın ve mazlum milletlerin sözcüsü olduğunu vurguladı. Türk milletinin Filistin davasına verdiği desteğin her türlü siyasi manipülasyonun ötesinde insani ve vicdani gerekçelerle ortaya konulduğunu ifade eden Başkan Kurtulmuş Türkiye Büyük Millet Meclisi olarak Cumhurbaşkanı'nın bu tavrını sonuna kadar desteklediklerini bir kez daha açıkladı.


Uluslararası Kamuoyuna Çağrı Ve Türkiye'nin Beklentileri


TBMM'nin İsrail'e yönelik aldığı kararları hatırlatan Kurtulmuş Türkiye'nin bu tavrının uluslararası kamuoyuna açıkça ilan edildiğini belirtti. Kurtulmuş BM Genel Kurulu'nun öncelikle acil ateşkesin sağlanması barışın temin edilmesi ve her gün açlıktan ölümlerin arttığı Gazze Şeridi'ne insani yardımların süratle ulaştırılmasına vesile olmasını ümit ettiğini söyledi. Ayrıca Filistin devletinin yalnızca kağıt üzerinde tanınan bir devlet olmaktan çıkarak hakikatte var olan sınır bütünlüğü toprak bütünlüğü sağlanmış ve egemenliği tartışma konusu olmayan bağımsız ve egemen bir Filistin devletinin kurulmasına yönelik adımlar atılmasının önemini vurguladı. Bu aşamada Birleşmiş Milletler'deki toplantıların önemli bir kazanım olduğunun altını çizdi. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un açılış konuşmasının ardından komisyon toplantısı düşünce kuruluşları temsilcilerinin sunumlarıyla devam etti.