Ticaret Bakanı Bolat’tan TCMB Faiz Kararına Destek Makroekonomik Dengelenme Güçleniyor
Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu'nun faiz indirimi kararı neticesinde, finansman maliyetlerinin...
Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu’nun son faiz kararını değerlendirerek, kararın makroekonomik dengelenme sürecini güçlendirdiğini ve finansman maliyetlerini düşürdüğünü belirtti. Bakan Bolat, ekonomik göstergelerdeki olumlu seyrin devam ettiğini vurgulayarak, bu gelişmelerin Türkiye ekonomisinin direnci açısından kritik önem taşıdığını ifade etti.
TCMB'nin Faiz İndirimi Kararı Ve Etkileri
TCMB Para Politikası Kurulu, enflasyonun ana eğiliminde gözlemlenen iyileşme ve makroekonomik dengelenme sürecindeki güçlenme doğrultusunda, politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını 150 baz puan düşürerek yüzde 38 seviyesine çekti. Bakan Bolat, bu kararın, son dört Para Politikası Kurulu toplantısında toplamda 800 baz puanlık bir indirime gidildiğini ortaya koyduğunu hatırlattı.
Faiz indiriminin doğrudan bir sonucu olarak, ihracatçıların önemli ölçüde yararlandığı reeskont kredisi iskonto oranının yüzde 19,93'ten yüzde 19,32'ye gerilediği bildirildi. Benzer şekilde, işletmelerin net maliyetlerinin de yüzde 24,89'dan yüzde 23,95'e düştüğü kaydedildi. Bakan Bolat, bu düşüşlerin iş dünyası üzerindeki finansal yükü hafiflettiğini belirterek, şu değerlendirmeyi yaptı: "Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Para Politikası Kurulu'nun faiz indirimi kararı neticesinde, finansman maliyetleri düşüyor, dengelenme süreci güçleniyor." Bu durum, özellikle reel sektörün rekabet gücünün artırılması adına atılan somut bir adım olarak yorumlandı.
Dış Ticaret Ve Cari İşlemler Dengesinde Olumlu Seyir
Türkiye ekonomisi, dış ticaret ve cari işlemler dengesinde son aylarda kaydettiği olumlu seyrini sürdürdü. Bakan Bolat, bu alandaki ilerlemelere dikkat çekerek, 2023 yılının Ağustos ayında 5,5 milyar Dolar ile tüm zamanların en yüksek cari fazla rakamına ulaşıldığını aktardı. Eylül ayında ise 1,1 milyar Dolar seviyesinde bir fazla verildiğini ekledi. Bu veriler, ülkenin dış ticaret açığının azalma eğiliminde olduğunu ve döviz ihtiyacının sürdürülebilir bir şekilde karşılandığını gösterdi.
Makroekonomik göstergelerdeki bu iyileşmelerle birlikte, ülkenin risk primi (CDS) önemli ölçüde geriledi. CDS puanının, Mayıs 2018'den bu yana en düşük seviye olan 225,5 baz puana kadar düşmesi, uluslararası yatırımcıların Türkiye ekonomisine duyduğu güvenin arttığının bir işareti olarak kabul edildi. Bakan Bolat, risk primindeki bu güçlü iyileşmenin finansal istikrarı pekiştirdiğini ve dezenflasyon sürecine önemli katkı sağladığını belirtti. Düşen CDS, ülkenin dış borçlanma maliyetlerini de olumlu yönde etkileyecek ve uluslararası sermayenin ülkeye girişini teşvik edebilecektir.
Üretim, İstihdam Ve Geleceğe Yönelik Taahhütler
Bakan Bolat, üretim ve istihdamda kaydedilen artışların, dış dengedeki toparlanmanın ve risk göstergelerindeki iyileşmenin, ekonomi programı çerçevesinde öngörülen dengelenme sürecinin kararlılıkla sürdüğünü gösterdiğini dile getirdi. Bu göstergeler, Türkiye ekonomisinin büyüme potansiyelini koruduğunu ve istikrarlı bir kalkınma yolunda ilerlediğini teyit etti.
Bakanlık olarak, olumlu makroekonomik görünümün sürdürülmesiyle birlikte ihracatçıların rekabet gücünü artıracak desteklerin kesintisiz bir şekilde devam edeceğini açıklayan Bolat, Ticaret Bakanlığı'nın ihracatçıların finansman imkanlarını genişletme ve rekabet gücünü artırma hedefleri doğrultusunda çalışmalarını aralıksız sürdürdüğünü ifade etti. Reeskont kredilerine ulaşımın kolaylaştırılması ve maliyetlerinin düşürülmesi, bu stratejinin temel bileşenlerinden biri olarak öne çıktı. Bu kapsamda, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası başta olmak üzere ilgili tüm kurumlarla yakın iş birliği içinde, ekonomide dengelenmeyi ve istikrarı güçlendirecek politika adımlarının hayata geçirilmeye devam edileceği vurgulandı.