Kanseri Yenen Emekli Öğretmen Trafik Kavgasında Feci Şekilde Can Verdi

Giresun'da trafikteki kaza sonrası çıkan kavgada sürücü 38 yaşındaki İlhan İhtiyaroğlu tarafından aldığı darbelerle hayatını kaybeden emekli sınıf öğretmeni 68 yaşındaki Abdullah Coşkun’un, doktor kızı Ayşe Coşkun Beyan’ın 3 yıl süren tedavisiyle akciğer kanserini yendiği ortaya çıktı. Coşkun’dan geriye, olaydan günler önce sağlığına kavuşma anlarını ailesiyle kutladığı fotoğraflar kaldı. Sürücü tutuklandı. Göğüs Hastalıkları Uzmanı Beyan, "3 yıldır akciğer kanserinde mucize yarattık. 1 hafta önce taramasını yaptık hiçbir şeyi kalmamıştı. Sevinçle memlekete geliyorlardı. Babam kanseri yendi ama caniyi yenemedi" dedi

Giresun'da, 16 Kasım günü Keşap ilçesi Fındıklı Mahallesi Karadeniz Sahil Yolu Karakoç Kavşağı'nda üzücü bir olay yaşandı. Giresun'dan Trabzon istikametine seyir halinde olan 38 yaşındaki İlhan İhtiyaroğlu yönetimindeki otomobil, 68 yaşındaki emekli sınıf öğretmeni Abdullah Coşkun'un idaresindeki araçla çarpıştı.



Feci Kaza Ve Ölümcül Tartışma

Araçlarda maddi hasara yol açan bu trafik kazasının ardından sürücüler arasında hararetli bir tartışma başladı. Kısa sürede büyüyen sözlü münakaşa, iddialara göre yumruklu bir kavgaya dönüştü. Yaşanan arbedede aldığı darbelerle yaralanan Coşkun, yere yığıldı. Çevredekilerin ihbarıyla olay yerine çağrılan sağlık ve polis ekipleri hızla sevk edildi. Sağlık görevlilerinin ilk müdahalesinin ardından ambulansla Giresun Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırılan Abdullah Coşkun, burada doktorların yoğun çabalarına karşın kurtarılamayarak hayatını kaybetti.



Şüpheli Tutuklandı, Adalet Süreci Başladı

Olaya karışan şüpheli sürücü İlhan İhtiyaroğlu, polis ekiplerince gözaltına alındı. Karakoldaki sorgusunun tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edilen İhtiyaroğlu, çıkarıldığı mahkemece 'Neticesi sebebiyle ağırlaştırılmış kasten yaralama' suçundan tutuklandı. Trafik kavgasında hayatını kaybeden Abdullah Coşkun'un cenazesi, Tirebolu ilçesinde kılınan cenaze namazının ardından defnedildi.



Kanseri Yendi, Hayata Dönüşü Trajik Bir Sonla Bitti

Emekli sınıf öğretmeni Abdullah Coşkun'un vefatı, ailesi ve akrabalarının yanı sıra tüm ilçeyi derin bir yasa boğdu. Ortaya çıkan bilgilere göre, Coşkun'un bir hafta gibi kısa bir süre önce akciğer kanserini yendiği belirlendi. Bu zorlu mücadelede, kızı Dokuz Eylül Üniversitesi Öğretim Üyesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doçent Doktor Ayşe Coşkun Beyan'ın 3 yıl süren titiz tedavi ve gayretlerinin büyük payı vardı.

Abdullah Coşkun'dan geriye, eşi Hanife Coşkun ile tamamlanan kanser tedavisinin ardından İzmir'den evlerine dönüş yolculuğuna çıkmadan kısa bir süre önce, sağlığına kavuşmasını ailesiyle kutladığı anlara ait fotoğraf ve görüntüler kaldı. Bu görüntülerde, Coşkun'un ailesiyle yaşadığı mutluluk anları, torunlarıyla geçirdiği keyifli dakikalar ve kızıyla dans ettiği neşeli anlar yer alıyordu.



Eşinin Gözünden Dehşet Verici Anlar

Kaza anında otomobilde bulunan merhum Abdullah Coşkun'un eşi Hanife Coşkun, yaşadıkları dehşet anlarını şu sözlerle dile getirdi: “Bir araç bize çarptı. Büyük bir ‘güm’ sesi geldi ancak ne olduğunu anlayamadık, tekerleğimizin patladığını düşündüm. Bize çarpan araç, sağ taraftan önümüzü kesti. Aracından inen şahıs, ağza alınmayacak küfürler etmeye ve otomobili tekmelemeye başladı. Şoför tarafına da yumruk attı. Eşim camı açtığında, ‘Ne oluyor?’ diyecekken, kaşının üzerine isabet eden yumrukla eşimi darp etti.”

Hanife Coşkun, saldırganın eşini araçtan nasıl indirdiğini ve devam eden şiddeti şu cümlelerle anlattı: “Arabanın kapısını açarak eşimi dışarı çıkardı. Eşimin koluna asıldım, onun bir hastalık geçmişi olduğunu, kanseri yeni yendiğini saldırgana anlatmaya çalıştım. Ancak eşimi araçtan zorla çıkardı ve tekme tokat dövmeye başladı. O arbedeyi otomobilin camından çaresizce izledim çünkü eşim kapıları kilitlemişti, ben dışarı çıkamıyordum. O esnada sadece ikimiz ve saldırgan vardı, TIR’lar geçiyordu. Nefes aldırmadan eşimi dövmeye devam etti. Sonunda gelen vatandaşlar beni arabadan çıkardı.”

Dehşet dolu anları detaylandırmaya devam eden Hanife Coşkun: “Eşimin her yerine defalarca tekme attı. ‘Neden bu kadar tekme atıyorsun, cani misin, katil misin?’ diye sordum. Bu sözlerime sinirlenince dönüp bana da yumruk salladı, geri çekilmek zorunda kaldım. Yakamdan tutarak beni silkeleyip yere düşürdü. ‘Dizlerim protez’ diye bağırdım. Biz yine de adama yalvarmaya devam ettik ama eşim o sırada zaten çoktan gitmişti. Kafasında büyük bir yara gördüm, kanlar fışkırıyordu. Bu olay bir ibret olsun, herkes görsün. Eşime ‘çıkma’ dedim, hatta üzerindeki yağmurluğu tutarak yırtmıştım. Kalbine de tekme attı. Tüm gördüklerimden sonra şuurumu kaybettim.”



Aileden Adalet Çağrısı

Merhumun kızı ve aynı zamanda Göğüs Hastalıkları Uzmanı olan Doçent Doktor Ayşe Coşkun Beyan, babası için adalet talebini güçlü bir şekilde dile getirdi: “Ben hem kızı hem de doktoruyum. 3 yıldır akciğer kanserinde adeta bir mucize yarattık. Bir hafta önce yapılan taramalarda hiçbir kanser hücresi kalmamıştı. Sevinç içinde memleketlerine dönüyorlardı. Benim babam, bir karıncayı dahi incitmemiş, emekli bir öğretmendi. Çocuklarının kucağına oturup ders anlatacak kadar sevecen bir insandı. Annem, ‘Bu adam hasta’ diye defalarca yalvarmasına rağmen, o cani babama vahşice vurmaya devam etti.”

Ayşe Coşkun Beyan, babasının yaşadığı vahşeti vurgulayarak sözlerine devam etti: “Babam yere düştükten sonra bile onu tekmelemeye devam etmiş. Annemi de sürüklemiş. Biz adalet istiyoruz. Bu caninin sokağa, toplum içine çıkmaması gerektiğini düşünüyoruz. Hepimiz bu tür olaylar yüzünden büyük bir tehlike altındayız. Bu davanın peşini asla bırakmayacağım. Böyle bir vahşet ve canilik kabul edilemez. Ölmüş insana tekme atılmaz. Adam, babama otomobil içinde vurup, kapıyı açıp, dışarı sürükleyip, öldüresiye dövdükten sonra, cansız bedenine dahi tekme atmış. Babam kanseri yendi ama ne yazık ki bu caniyi yenemedi. Bu davanın sonuna kadar takipçisi olacağız.”

Merhum Abdullah Coşkun'un oğlu, Diş Hekimi Emrah Coşkun da benzer duygularla konuştu: “Keşap çıkışında meydana gelen olayda saldırgan, otomobilimizin önce arkasına vurdu. Ardından önümüzü keserek aracından indi ve camları yumruklamaya başladı. Babam konuşmak amacıyla camı indirdiğinde ise doğrudan yumruk attı. Babam ne olduğunu anlamak için kapıyı açtığında, saldırgan onu dışarıya çıkarıp otomobilin diğer tarafına kadar sürükleyerek darp etti. Ne yazık ki orada babamı kaybettik. Bu şahsı kesinlikle tanımıyoruz. Babam kanserdi ancak iyileşmişti. Aynı zamanda kronik kalp hastasıydı. Babam birçok hastalığın üstesinden geldi, kanseri yendi ama maalesef bu caniyi yenemedi.”