Türkiye Savunma Sanayisinde Yerli Üretim Oranını Artırarak Stratejik Özerkliğini Güçlendirdi
İstanbul’da düzenlenen TRT World Forum 2025 kapsamında, Türkiye’nin savunma sanayisi alanındaki gelişmeleri, stratejik özerklik vizyonu ve küresel güç...
"Küresel Yeniden Kurulum: Eski Düzenden Yeni Gerçeklere" temasıyla dünyanın dört bir yanından önemli liderleri ve uzmanları İstanbul'da bir araya getiren TRT World Forum 2025'te, Türkiye'nin savunma sanayisindeki yükselişini ve küresel savunma paradigmalarını ele alan kritik bir oturum gerçekleştirildi. "Stratejik Özerkliğin İnşası: Türkiye ve Küresel Savunma Paradigması" başlıklı bu oturumda, ülkenin savunma kapasitesindeki kayda değer ilerlemeler ve bunun dış politikaya yansımaları kapsamlı bir şekilde tartışıldı.
Alanında Uzman İsimler Panelde Yer Aldı
TRT World sunucusu Alican Ayanlar'ın moderatörlüğünde düzenlenen panelde, alanında uzman isimler görüşlerini paylaştı. Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) Dış Politika Araştırmaları Direktörü Prof. Dr. Murat Yeşiltaş, Birleşik Krallık'ın eski Türkiye, Fransa ve ABD Büyükelçisi Peter Westmacott, Birleşik Krallık'ın eski Libya Büyükelçisi Peter Millett ve İtalya'nın eski Ankara Büyükelçisi Carlo Marsili, Türkiye'nin savunma sanayisindeki gelişimini ve küresel stratejik konumunu çeşitli açılardan değerlendirdi.
Avrupa'nın Savunma Arayışları Ve Türkiye'nin İşlevsel Ortaklık Vizyonu
SETA Dış Politika Araştırmaları Direktörü Prof. Dr. Murat Yeşiltaş, konuşmasında Avrupa Birliği'nin (AB) savunma sanayisinde stratejik özerkliğini artırma çabalarının uzun süredir devam ettiğini belirtti. Yeşiltaş, özellikle Ukrayna'daki savaşın ardından, Avrupa genelinde Rusya tehdidinin nasıl yönetilmesi gerektiği konusunda büyük bir tartışmanın ortaya çıktığını vurguladı. Türkiye'nin, Avrupa ile savunma alanında "işlevsel bir ortaklık" geliştirmeyi hedeflediğini kaydeden Yeşiltaş, ülkenin stratejik kapasitesini güçlendirme arayışının, dış politikasına, terörle mücadele stratejisine ve ekonomik açılımlarına doğrudan katkı sağladığını ifade etti.
Küresel Tehditler Karşısında Savunma Kapasitesinin Önemi
Birleşik Krallık'ın eski Türkiye, Fransa ve ABD Büyükelçisi Peter Westmacott, dünyanın "öngörülemez ve oldukça tehlikeli bir dönemden geçtiğini" dile getirerek, Avrupalı ve daha küçük ülkelerin savunma sanayisi kapasitelerini güçlendirmesinin hayati önem taşıdığını belirtti. Avrupalı müttefiklerin NATO'ya daha fazla katkı sunması gerektiğini ifade eden Westmacott, Türkiye'nin bu alandaki başarısına dikkat çekti: "Türkiye savunma sanayisindeki yerli üretim kapasitesini %20'den %80'e çıkararak olağanüstü bir başarı elde etti." Bu artışın, ülkenin stratejik özerkliğini pekiştirdiğini ve dışa bağımlılığı önemli ölçüde azalttığını vurguladı.
Türkiye'nin Bütüncül Stratejik Yaklaşımı Ve İşbirliği Fırsatları
Birleşik Krallık'ın eski Libya Büyükelçisi Peter Millett de Türk şirketlerinin risk alma konusunda oldukça başarılı olduğunu gözlemlediğini aktardı. Millett, Ankara'nın genelinde daha geniş bir stratejik yaklaşım bulunduğunu belirterek, "Ankara’nın genelinde daha geniş bir stratejik yaklaşım gördüm: teknolojiyi, savunma unsurlarını, siyasi boyutu ve ekonomik çıkarları birbirine bağlayan ve bunları ülke genelinde Türkiye’nin toplam faydasına dönüştürmeyi amaçlayan bir yaklaşım" dedi. Millett, Birleşik Krallık'ın bu noktada Türkiye'den bazı dersler çıkarabileceğini ifade etti. Ayrıca, Türkiye ile Birleşik Krallık arasında yalnızca Libya bağlamında değil, Gazze'de kalıcı ateşkesin sağlanması ve Suriye'nin yeniden inşası gibi önemli konularda da işbirliği fırsatlarının bulunduğu görüşünde olduğunu kaydetti.
Türkiye'nin Bağımsız Dış Politikası Küresel Etki Yaratıyor
İtalya'nın eski Ankara Büyükelçisi Carlo Marsili ise Türkiye'nin dış politikasındaki dönüşüme odaklandı. Marsili, "Türkiye, NATO’daki taahhütlerini korurken, ulusal çıkarları önceleyen daha bağımsız bir dış politika izleyerek kendini yeniden konumlandırıyor. Bu yaklaşım, ortak savunmamıza önemli katkılarda bulunmayı da içeriyor" şeklinde konuştu. Türkiye'nin Karadeniz'in kontrolünde kilit bir NATO üssü rolü oynarken aynı zamanda BRICS ve Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) gibi farklı platformlardaki ortaklarla da etkileşim içinde olduğunu vurgulayan Marsili, ülkenin Katar veya Ukrayna gibi ülkelerle güçlü ilişkiler kurduğunu, Afrika'da yeni ittifaklar geliştirdiğini ve küresel savunma pazarında önemli bir aktör olarak itibarını artırdığını dile getirdi. Bu durumun, Türkiye'nin çok yönlü ve aktif dış politika anlayışının bir yansıması olduğu belirtildi.