Türkiye Nadir Toprak Elementlerinde Dünya Liderliğini Hedefliyor

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye'nin tamamının maden sahası haline getirildiği yönündeki eleştirilerin gerçeği yansıtmadığını belirterek, "Yaklaşık 97 bin ruhsatın iptalini sağladık. Sadece 8 bin ruhsat var, Türkiye genelinde kazı yapılan ocak alanı ise sadece binde 1, yani 783 kilometrekare." dedi

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Plan ve Bütçe Komisyonu'nda, Bakanlığının 2026 yılı bütçesi üzerine yapılan müzakerelerde milletvekillerinin soru ve eleştirilerine açıklık getirdi. Bakan Bayraktar, ülkenin maden zenginliği potansiyeline rağmen hala net ithalatçı konumunda bulunduğunu ancak önemli stratejik adımlar atıldığını ifade etti. Ayrıca, yenilenebilir enerji yatırımlarından nükleer enerji hedeflerine, enerji sübvansiyonlarındaki yeni yaklaşımlardan Karadeniz'deki sondaj çalışmalarına kadar geniş bir yelpazede değerlendirmelerde bulundu. Özellikle nadir toprak elementleri konusundaki iddialı hedefler ve bu alandaki çalışmalar, toplantının öne çıkan başlıkları arasında yer aldı.


Madencilik Sektöründe Stratejik Dönüşüm

Bakan Bayraktar, Türkiye'nin dünyanın yedinci büyük maden zenginliğine sahip bir ülke olduğunu ancak bu potansiyelin henüz tam olarak ekonomiye kazandırılamadığını dile getirdi. Yeraltındaki maden kaynaklarının ekonomiye katkısının sıfır olduğunu vurgulayan Bayraktar, bu durumu değiştirmek amacıyla atılan adımları detaylandırdı. Bakan, "TBMM bu yıl tarihi bir madencilik kanununu geçirdi. Kanunu kurgularken yatırımları cazip hale getirmemiz lazım dedik." sözleriyle yeni Madencilik Kanunu'nun önemine işaret etti. Bu yeni düzenlemeyle maden sahalarının rehabilitasyonu için ayrılan bütçelerin yaklaşık 2 katına çıkarıldığı bildirildi.

Özellikle altın madenciliği alanında yapılan değişikliklere dikkat çeken Bayraktar, altın fiyatlarının küresel piyasalarda 4 bin Dolar seviyesini aşmasıyla birlikte, devlet hakkının yüzde 25'e yükseltildiğini belirtti. Bakan Bayraktar, bu oranla birlikte, Türkiye'de faaliyet gösteren yerli veya yabancı tüm altın madeni işletmelerinin, ürettikleri altının yaklaşık yüzde 31,25'ini devlete hak olarak ödemek durumunda kaldığını ifade etti. Bu oranın kurumlar vergisi ve Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ödemeleri de dahil edildiğinde, istihdama sağlanan katkıyla birlikte son derece önemli bir düzenleme olduğu vurgulandı.

Türkiye'nin tamamının bir maden sahasına dönüştüğü yönündeki eleştirilere de yanıt veren Bakan Bayraktar, bu iddiaların gerçeği yansıtmadığını kesin bir dille belirtti. Bakanlık olarak yaklaşık 97 bin ruhsatın iptalini sağladıklarını, şu anda sadece 8 bin ruhsatın aktif olduğunu ve Türkiye genelinde kazı yapılan ocak alanının toplam ülke yüzölçümünün binde 1'i, yani 783 kilometrekare gibi oldukça küçük bir alanı kapsadığını açıkladı.


Yenilenebilir Enerjiye Kesintisiz Yatırım Hedefi

Enerji konusunun 86 milyon vatandaşın ortak paydası ve siyaset üstü bir mesele olarak ele alınması gerektiğini dile getiren Bakan Bayraktar, enerji sektörünün doğrudan yaklaşık 407 bin kişiye istihdam sağladığını, Bakanlık ve ilgili kuruluşlardaki 67 bin ila 68 bin çalışanı da göz önüne alındığında, toplamda 1,6 milyon ila 2 milyon insanın dolaylı olarak bu alandan geçimini sağladığını belirtti.

Türkiye'de aktif 32 milyon haneye her gün kesintisiz elektrik hizmeti sunulduğunu, 22 milyon haneye doğal gaz götürüldüğünü ve bu sayının sürekli arttığını ifade eden Bayraktar, 33 milyon aracın günlük akaryakıt ihtiyacının da sektör tarafından karşılandığını kaydetti. Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO), Elektrik Üretim Anonim Şirketi (EÜAŞ), Türkiye Elektrik İletim Anonim Şirketi (TEİAŞ), Boru Hatları ile Petrol Taşıma Anonim Şirketi (BOTAŞ) ve Eti Maden gibi beş büyük Kamu İktisadi Teşebbüsü'nün 1,3 trilyon Liralık bütçeyle önemli yatırımlar gerçekleştireceğini söyledi. Ayrıca, 2026-2030 tarife döneminde yıllık yaklaşık 200 milyar Lira civarında bir yatırım ve bakım bütçesi hedeflendiği bilgisi paylaşıldı.

Bakan Bayraktar, Türkiye'nin enerji bağımsızlığı ve iklim hedeflerine ulaşmasında yerli ve yenilenebilir enerji kaynaklarının ekonomiye kazandırılması çalışmalarının kararlılıkla sürdürüleceğini vurguladı. Bu yıl, güneş ve rüzgardan üretilen elektrik sayesinde 11 milyar Dolar değerinde doğal gazın ikame edildiği bildirildi. Türkiye'nin her yıl 8 bin ila 10 bin megavat güneş ve rüzgar projesini hayata geçirmesi gerektiğine dikkat çeken Bayraktar, "Bu sene 8 bin 500 megavatın üzerinde yeni kurulu gücü, Avrupa'da belki birkaç küçük ülkenin toplam kurulu gücü kadar gücü sistemimize katmış olacağız. 10 yıl içerisinde 80 milyar Dolarlık bir yatırımla güneş ve rüzgar yatırımlarını yapacağız." ifadelerini kullandı.

Enerji iletim ve dağıtım şebekelerine de önemli yatırımlar yapılmasının gerekliliğine değinen Bayraktar, önümüzdeki 10 yıl içinde 14 bin ila 15 bin kilometrelik yüksek gerilim doğru akım (HV-DC) hatları ile yine aynı uzunlukta alternatif akım (AC) hatlarının kurulumu için yaklaşık 30 milyar Dolar tutarında bir yatırım planlandığını belirtti. Ayrıca, ikili anlaşmalar yoluyla yabancı yatırımcılarla daha uygun fiyatlı enerji temin edilmesi için görüşmelerin devam ettiği açıklandı.


Enerji Sübvansiyonlarında Yeni Dönem Yaklaşımı

Bakan Bayraktar, pandemi döneminde başlatılan ve ihtiyacı olan-olmayan herkese sağlanan enerji destekleri modeline ilişkin farklı çalışmaların yürütüldüğüne işaret etti. Mevcut sistemdeki çarpıklığa dikkat çeken Bayraktar, "Bugün yalıda oturan, villada oturan, bahçesini aydınlatan, havuzunu ısıtan kişinin elektrik bedelini, doğal gaz bedelini neden hep beraber ödüyoruz? Neden devlet ödesin?" sorusunu yöneltti.

Bu desteklerin gelir gruplarına göre yeniden düzenlenmesi gerektiğini savunan Bayraktar, üst düzey gelir sahibi vatandaşların bu destek grubundan çıkarılması gerektiğini ifade etti. İhtiyaç sahibi vatandaşların Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'na başvurarak elektrik ve doğal gaz desteğinden yararlanabileceği, belirlenen kriterlere uygun olmaları halinde bu desteklerden istifade edebilecekleri bir mekanizma önerildi. Bayraktar, her yıl neredeyse 20 milyar Doları bulan desteğin daha çok dar gelirli, sabit gelirli ve 16 bin 800 Lira alan emekli vatandaşlara yönlendirilerek daha etkin bir destek mekanizması oluşturulması gerektiği düşüncesini dile getirdi.

Bakan Bayraktar, konut dışı elektrik fiyatlarında Finlandiya, Norveç ve Karadağ'dan sonra Türkiye'nin en ucuz ülkeler arasında yer aldığını, konut doğal gaz sıralamasında ise ikinci sırada bulunduğunu belirtti. Konut dışı doğal gaz sıralamasında da Türkiye'nin sübvansiyonlar ve önemli destekler sayesinde birinci sırada yer aldığı bilgisi paylaşıldı.


Nükleer Enerjiye Stratejik Bakış

Nükleer enerjinin iklim hedeflerine ulaşmada kritik bir kaynak olduğunu ifade eden Bakan Bayraktar, hiçbir gelişmiş ülkenin nükleer enerji yatırımı yapmadığı yönündeki eleştirilerin gerçeği yansıtmadığını vurguladı. Türkiye'nin doğusunda yer alan Metsamor (Ermenistan), Bulgaristan, Romanya, Macaristan ve Slovakya'da nükleer santrallerin bulunduğuna dikkat çekildi. Özellikle Fransa'nın elektrik ihtiyacının yüzde 75'ini nükleer enerjiden karşıladığı örneğiyle, dünyadaki yaklaşık 416 reaktörde herhangi bir tehlike bulunmadığı, ancak Türkiye'nin nükleer enerji girişimlerinin bu tür eleştirilerle karşılaştığı belirtildi.

Uranyum bağımlılığı konusundaki endişelere de değinen Bayraktar, bu bağımlılığı aşmak amacıyla hem mevcut işbirliği yapılan ülkelerle hem de yeni projeler üzerinde görüşülen ülkelerle yakıt tedariki konusunda çalışmaların sürdürüldüğünü kaydetti.


Sıvılaştırılmış Doğal Gaz (LNG) Kapasitesi Artırılıyor

Bakan Bayraktar, 2016 yılı itibarıyla dünyada sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) tüketiminin artmaya başlayacağını öngördüklerini ve bu doğrultuda Türkiye'nin gazlaştırma tesislerinin kapasitesini 32 milyon metreküpten 161 milyon metreküpe, yani 5 katına çıkardıklarını bildirdi.

Amerika Birleşik Devletleri'nden (ABD) tedarik edilecek LNG'nin, Türkmen gazından sonra BOTAŞ'ın satın aldığı en ucuz ikinci gaz olduğunun altını çizen Bayraktar, "Şu anda 2027'den itibaren çok rekabetçi bir fiyatla aldığımız bir gaz. Biz niye pahalıya doğal gaz alalım? Ben bu gazı pahalıya aldığım zaman vatandaşa nasıl indirim yapabilirim? Nasıl bu kadar bütçe yükünü yönetebilirim? Dolayısıyla burada çuvalladılar, sınıfta kaldılar." sözleriyle uygulanan alım politikasını savundu ve önceki eleştirileri reddetti.


Nadir Toprak Elementlerinde Küresel Hedefler

Türkiye'nin nadir toprak elementleri (NTE) alanındaki çalışmalarına 2011 yılında başladığını vurgulayan Bakan Bayraktar, Eskişehir'in Beylikova ilçesinde 694 milyon ton nadir toprak elementi rezervi tespit edildiğini açıkladı. Bu önemli keşfin ardından Türkiye'nin uzun yıllardır "Nadir toprak elementleri konusunda biz ülke olarak dünyanın ilk beş ülkesi arasına gireceğiz." hedefini ortaya koyduğunu ve bu amaçla yoğun bir şekilde çalıştıklarını belirtti. Bu hedefe ulaşmak için pilot tesis kurma girişimlerinin başlatıldığı da ifade edildi.

Türkiye'nin ürettiği nadir toprak elementlerinin ABD'ye satıldığı iddialarına da sert bir dille yanıt veren Bayraktar, "ABD'ye nadir toprak elementleri falan vermedik. Biz nükleerle ilgili bir anlaşma yaptık. Zaten nadir toprak elementleriyle alakalı bir şey olsa bunu da açıklarız. Bundan çekinecek bir şey yok." açıklamasında bulundu.


Karadeniz'deki Sondaj Çalışmaları Hız Kesmiyor

Türkiye'nin 6 derin deniz sondaj gemisine ve 2 sismik araştırma gemisine sahip olduğuna işaret eden Bakan Bayraktar, bu gemilerin edinilmesine yönelik eleştirilere cevap verdi. Bayraktar, "Bu gemilerin 6 tanesini biz 1 gemi fiyatına aldık. Şu anda 4 geminin hepsini Karadeniz'in ortasında sondaj yaparken görebilirsiniz." sözleriyle gemilerin stratejik alımını ve operasyonel önemini vurguladı. Karadeniz'de keşfedilen gazın 2028 yılına kadar Türkiye'ye ulaştırılması hedefini belirten Bayraktar, 45 milyon metreküp gazın sisteme entegre edilebilmesi için gemilerin gece gündüz demeden çalışması gerektiğini ifade etti.

Beşinci sondaj gemisinin Türkiye'ye ulaşmasıyla birlikte Karadeniz'deki üretimin daha da artırılacağını belirten Bakan, 2026 yılında Doğu Karadeniz, Orta Karadeniz ve Batı Karadeniz'de toplam 6 yeni keşif amaçlı sondaj kuyusu açılacağını ve bu çalışmalarla millete yeni bir müjde vermeyi umduklarını dile getirdi. Bayraktar, "Eğer bu gemileri almasaydık Akdeniz'de 1 metre sondaj yapamazdık." diyerek bu stratejik yatırımın önemine bir kez daha dikkat çekti.

Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı'nın (TPAO) kurulduğu günden bu yana yurt dışına gönderdiği öğrencilerden 388'inin hala kurumda aktif olarak çalıştığını belirten Bakan Bayraktar, bu insan kaynağının ülkenin zenginliği olduğunu vurguladı. Yurt dışında eğitim alıp bilgi birikimi edinenlerin ülkeye dönerek hizmet etmelerinin yanı sıra, yurt içinde de yeni eğitimler kazandırılmasında herhangi bir sakınca görülmediği ifade edildi. Bayraktar, bu faaliyetlerin hem gönderilenlerin daha yoğun çalışmasına olanak tanıdığını hem de adeta bir tersine beyin göçüyle nitelikli insanları Türkiye'ye kazandırdığını sözlerine ekledi.

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının yanı sıra Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu, Nükleer Düzenleme Kurumu, Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü, Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü ile Türkiye Enerji, Nükleer ve Maden Araştırma Kurumunun 2026 yılı bütçeleri kabul edildi.