Türkiye OECD’nin En Hızlı Büyüyen 4 Ekonomisi Oldu
Türkiye, bu yılın üçüncü çeyreğine ilişkin verisi açıklanan Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) ülkeleri arasında ekonomisi en hızlı büyüyen 4'üncü ülke olarak kayıtlara geçti
Türkiye ekonomisi, uygulanan politikaların ve gösterilen performansın etkisiyle istikrarlı büyüme seyrini sürdürdü. Yılın üçüncü çeyreğinde yıllık bazda %3,7'lik bir büyüme oranına ulaşan ülke, bu başarıyla Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) üyeleri arasında dördüncü sıraya yerleşti. Bu, Türkiye'nin üst üste 21 çeyrektir kesintisiz büyüme kaydettiği anlamına geliyor.
Türkiye'nin OECD Ülkeleri Arasındaki Konumu
Türkiye'nin üçüncü çeyrekteki performansı, OECD içerisinde dikkat çekici bir yere sahip oldu. Açıklanan verilere göre, söz konusu dönemde en yüksek büyümeyi kaydeden ülke, %10,5'lik oranla İrlanda olarak belirlendi. İrlanda'yı, %3,9'luk büyüme sergileyen Danimarka takip etti. Güncellenen nihai veriler ışığında %3,8 büyüme gösteren Polonya üçüncü sırayı alırken, %3,7'lik büyümesiyle Türkiye dördüncü sıraya yerleşti. Bu sıralamada Türkiye'nin hemen arkasında, %3,6'lık büyüme oranıyla Kolombiya geldi.
Diğer yandan, bazı OECD ülkeleri aynı çeyrekte ekonomik daralma yaşadı. Japonya, %1,8'lik küçülme oranıyla ekonomisi en fazla gerileyen ülke oldu. Japonya'yı %0,6'lık daralma ile Finlandiya ve %0,1'lik gerileme ile Meksika izledi. Bu durum, küresel ekonomik görünümde bölgesel farklılıkların belirginleştiğini ortaya koydu.
G20 Ülkeleri Arasındaki Yüksek Performans
Türkiye'nin ekonomik büyümesi, sadece OECD ülkeleriyle sınırlı kalmayarak G20 platformunda da üst sıralarda yer buldu. Açıklanan verilere göre, Türkiye %3,7'lik büyüme oranıyla G20 ülkeleri arasında beşinci sıraya yükseldi. Bu dönemde G20 içerisinde ekonomisi en hızlı büyüyen ülke, %8,2'lik dikkat çekici bir oranla Hindistan oldu. Hindistan'ı sırasıyla %5,04 büyüme kaydeden Endonezya, %5'lik oranla Suudi Arabistan ve %4,8'lik gelişimle Çin Halk Cumhuriyeti takip etti. Türkiye'nin bu güçlü sıralaması, uygulanan ekonomi politikalarının uluslararası alandaki konumunu pekiştirdiğini gözler önüne serdi.