Türkiye’nin İlk Yerli Mobil Çığ Gözlem İstasyonu Afet Risklerini Erken Tespit Edecek

Bitlis'te çığ riskinin önceden tespit edilmesi amacıyla yaklaşık 1,5 yıl önce başlatılan Mobil Çığ Gözlem Projesi'nin birinci fazı tamamlandı.Türkiye'de ilk...


Bitlis'te başlatılan, Türkiye'nin ilk yerli ve milli mobil çığ gözlem istasyonu projesi, doğal afet risklerini erken tespitte önemli bir adım olarak öne çıktı. AFAD Bitlis İl Müdürlüğü teknik personelinin öncülüğünde geliştirilen ve TÜBİTAK'ın katkılarıyla mobil bir yapıya kavuşturulan bu inovatif sistem, afetlere karşı müdahale ve önlem alma kapasitesini kayda değer ölçüde artıracak.


Projenin Gelişimi Ve Teknik Özellikleri


Yaklaşık 1,5 yıl önce hayata geçirilen proje, özellikle Bitlis İnönü Mahallesi'nin kuzey yamaçlarında geçmiş yıllarda tekrar eden çığ olaylarının yarattığı riskleri ve halkın endişesini giderme ihtiyacından doğdu. Başlangıçta sabit bir gözlem sistemi olarak tasarlanan bu girişim, teknik ekibin özverili çalışmaları ve TÜBİTAK'ın değerli destekleriyle hareketli bir istasyona dönüştürüldü.


Proje kapsamında, Dideban Dağı'nın zirvesine bir çığ gözlem istasyonu yerleştirildi. Bu istasyona bağlı olarak çalışan 12 adet sensör, kar kalınlığı, toprak sıcaklığı, nem, rüzgâr yönü ve şiddeti gibi hayati verileri ölçerek merkezi mobil istasyona aktardı. Bu veriler, bölgedeki kar karakteristiğinin detaylı analizini mümkün kılarak olası çığ risklerinin önceden belirlenmesine zemin hazırladı.


Çok Yönlü Mobil Gözlem Karavanı


Sistemin en stratejik parçalarından biri, özel olarak geliştirilen mobil karavan oldu. Bu kompakt ve kapsamlı istasyon, afet bölgelerinde görev yapacak ekiplerin ihtiyaçları düşünülerek tasarlandı. Güneş panelleri aracılığıyla kendi enerjisini üretebilme kapasitesine sahip karavan, enerji bağımsızlığı sağladı. İçerisinde 4 kişinin konaklayabileceği yaşam alanları, mutfak, modüler banyo ve tuvalet gibi donanımlar barındırarak, ekipler için konforlu ve otonom bir çalışma ve yaşam ortamı sundu. Bu mobil yapı, farklı afet bölgelerine hızlıca intikal edebilme özelliğiyle projenin etki alanını genişletti.


Yerli Yazılımla Tam Bağımsızlık


AFAD Bitlis İl Müdürü Kerem Oruk, projenin 1. fazının başarıyla tamamlandığını belirterek, özellikle Bitlis'te yaklaşık 140 hanelik bir alanın çığ riski altında olduğunu vurguladı. Oruk, bu projenin Türkiye'de ilk defa uygulandığını ve Bitlis'in pilot il olarak seçilmesinin önemini dile getirdi. Oruk, açıklamasında, "Gelen verilerin analiz edilmesiyle bölgede çığ riski önceden belirlenmiş olacak ve bölgeye yönelik risk tam olarak ortaya konmuş olacaktır" ifadelerine yer verdi.


Verilerin sağlıklı bir şekilde analiz edilmesi için TÜBİTAK tarafından yerli ve milli bir yazılım programının geliştirildiğinin altını çizen Oruk, bu sayede Türkiye'nin afet risk analizinde yurt dışı bağımlılığının ortadan kalktığını ve ulusal imkanlarla halkın daha güvenli bir ortamda yaşamını sürdürmesinin hedeflendiğini aktardı. Bu gelişme, Türkiye'nin teknolojik bağımsızlığı açısından da büyük bir adım olarak değerlendirildi.


Gelecek Hedefleri Ve Yaygınlaştırma


Müdür Oruk, mobil gözlem istasyonunun mevcut durumda sadece Dideban Dağı bölgesine yerleştirildiğini, ancak gelecek dönemde sensör sayısının artırılmasıyla Nemrut ve Karçinbaşı gibi stratejik güzergahlara da konuşlandırılabileceğini ifade etti. Bu sayede tüm veri akışlarının tek bir merkeze toplanabileceği belirtildi. Oruk, toplanan verilerin aynı zamanda AFAD Başkanlığı Ankara ve TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi (MAM) yerleşkesinden de eş zamanlı olarak gözlemleneceğini, böylece potansiyel risklere karşı çoklu kontrol mekanizmasının devreye gireceğini açıkladı. Bu yaygınlaştırma hedefi, ülkenin genel afet direncinin ve önleyici kapasitesinin artırılması vizyonunu yansıttı.


Afet Önleme Ve Güvenlik Vizyonu


Karavanın sadece çığ izleme ile sınırlı kalmayıp, afet riski taşıyan herhangi bir bölgeye hızlıca intikal ettirilerek ekibin yaşam şartlarını sürdürebileceği konforlu bir alan sunacağını aktaran Oruk, proje ile gurur duyduklarını belirtti. Kar yağışı sırasında toprak sıcaklığı, kar kalınlığı, rüzgârın yönü, şiddeti ve nem gibi faktörlere bağlı olarak kar karakteristiğinin ortaya çıkacağını belirten Oruk, "Operatörlerimiz sistemi analiz ettiğinde, o bölgede çığın oluşumuna müsaitliği net bir şekilde görecektir. Buradaki en büyük amacımız zaten çığı önceden haber alabilmek. Teknik personelimiz, operatör aracılığıyla bu riski önceden görüp tespit etmiş olacak" ifadeleriyle projenin temel amacını özetledi. Bu proje, proaktif afet yönetimi anlayışının Türkiye'deki en önemli uygulamalarından biri olarak kabul edildi.