Türkiye Aihm’in Demirtaş Kararının Büyük Dairede Yeniden İncelenmesini Talep Etti

Türkiye, Kobani davası kapsamında 42 yıl hapis cezasına çarptırılan eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş hakkındaki kararın yeniden ele alınması...


Türkiye Cumhuriyeti, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) 2. Dairesi tarafından HDP eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş hakkında verilen ihlal kararının, AİHM Büyük Daire tarafından tekrar değerlendirilmesi yönünde resmi bir talepte bulundu. Bu gelişme, Demirtaş'ın hukuki sürecinde önemli bir aşamayı temsil ediyor.


Selahattin Demirtaş Ve Kobani Davası


Selahattin Demirtaş, 06-07 Ekim 2014 tarihlerinde Suriye'nin Aynularab (Kobani) kentine yönelik saldırılar bahane edilerek Türkiye genelinde çıkan olaylar ve gösterilere ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanmıştı. Bu olaylar, kamuoyunda "Kobani davası" olarak bilinen yargılamanın temelini oluşturmuştu. Demirtaş, söz konusu dava kapsamında terörle ilintili olduğu iddia edilen çeşitli suçlamalardan yargılandı ve yargılama sonucunda toplamda 42 yıl hapis cezasına çarptırıldı.


Aihm'in İlk Kararı Ve Türkiye'nin İtirazı


Demirtaş'ın avukatları aracılığıyla yapılan bireysel başvuru üzerine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Demirtaş'ın tutukluluğu ve yargılanması süreçlerine ilişkin bir dizi hak ihlali tespit ederek Türkiye aleyhine bir karar vermişti. AİHM'in 2. Dairesi tarafından alınan bu karar, uluslararası hukuk camiasında ve Türkiye kamuoyunda geniş yankı uyandırmıştı.


Büyük Daireye Başvuru Süreci


Adalet Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgilere göre, Türkiye Cumhuriyeti devleti, AİHM 2. Dairesi'nin Selahattin Demirtaş hakkında aldığı bu kararı yeterli bulmayarak veya karardaki bazı noktalara itiraz ederek, dosyanın AİHM Büyük Dairesi'nde yeniden incelenmesini talep etme hakkını kullandı. Büyük Daire, AİHM'in en üst yargı organı olup, Daire kararlarına yapılan itirazları ve özellikle karmaşık veya önemli hukuksal meseleler içeren davaları yeniden değerlendirme yetkisine sahiptir. Bu talep, yargı sürecinin uluslararası alandaki seyrini yakından etkileyecek ve kararın nihai halini belirlemede kritik bir rol oynayacaktır.