Cumhurbaşkanı Erdoğan Türkiye’nin Ekonomik Ve Stratejik Rotasını Detaylandırdı

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan “Türkiye’nin hedefi, rotası, izleyeceği güzergâh bellidir. Bu hedef, 86 milyonun tamamının refahını kalıcı biçimde artırmaktır....

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, geçtiğimiz günlerde Adalet ve Kalkınma Partisi'nin Türkiye Büyük Millet Meclisi'ndeki grup toplantısında yaptığı kapsamlı konuşmada, ülkenin ekonomik başarılarını, geleceğe yönelik hedeflerini, savunma sanayiindeki atılımlarını ve iç siyasi tartışmalara ilişkin görüşlerini kamuoyuyla paylaştı. Konuşmasında muhalefete yönelik sert eleştirilere yer veren Erdoğan, terörle mücadeledeki kararlılığı ve dış ilişkilerdeki duruşu hakkında da önemli mesajlar verdi.



Ekonomide İstikrarlı Büyüme Ve İleriye Yönelik Hedefler

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye ekonomisinin son dönemdeki performansını vurgulayarak sözlerine başladı. Açıklanan büyüme rakamlarının oldukça olumlu olduğunu belirten Erdoğan, ekonominin 21 çeyrektir kesintisiz sürdürdüğü büyüme trendini 2023 yılının üçüncü çeyreğinde de devam ettirdiğini aktardı. Türkiye ekonomisi, üçüncü çeyrekte yıllık bazda %3.7 oranında büyüyerek istikrarlı seyrini korurken, bu oranla Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) ülkeleri arasında dördüncü, G20 ülkeleri arasında ise beşinci sırada yer aldı.



Ekonomik göstergelerdeki iyileşmeye dikkat çeken Erdoğan, ülkenin risk primindeki düşüşün önemli bir gelişme olduğunu ifade etti. Türkiye'nin risk primi (CDS), 233 baz puana gerileyerek son 7 yılın en düşük seviyesine indi. Ayrıca, Kasım ayı enflasyonunun %0.87 olarak gerçekleştiğini, temel mal enflasyonunun %18 seviyelerine gerilediğini ve hizmet enflasyonundaki düşüşün sürdüğünü kaydetti. Deprem konutları ve sosyal konut projeleriyle birlikte kira enflasyonunda da hızlı bir gerileme beklendiğini sözlerine ekledi.



Cumhurbaşkanı, Türkiye'nin ekonomik hedef ve rotasının net olduğunu belirterek, bu hedefin 86 milyon vatandaşın refahını kalıcı biçimde artırmak olduğunu vurguladı. Uzun vadeli ekonomik büyüme hedeflerini de paylaşan Erdoğan, Türkiye'nin 2028 yılında 1.9 Trilyon Dolar'lık bir ekonomik büyüklüğe ulaşmayı amaçladığını söyledi. Bununla birlikte, gelecek 3 yıl içinde mal ihracatını 375 Milyar Dolar'a, turizm gelirlerini ise 100 Milyar Dolar'a çıkarmayı hedeflediklerini açıkladı. Erdoğan, ülkeye 2 Trilyon Dolar maliyeti olan terör belasına son vererek Türk ekonomisini şahlandırmanın da bu hedeflerin ayrılmaz bir parçası olduğunu ifade etti.



Halkın Sesine Kulak Vermek: Rakamların Ötesinde Bir Bakış

Ekonomide rakamların ve oranların önemine değinen Erdoğan, asıl olanın 86 milyon vatandaşın ortak düşüncesi, fikri ve kanaati olduğunu belirtti. Konuşmasında, esnafın, tüccarın, emeklinin, emekçinin ne dediğini, ne hissettiğini anlamanın kritik olduğunu dile getirdi. Bu süreçte sadece istatistiklere bakmakla yetinmediklerini, çarşıya, pazara, esnafa, tüccara ve reel sektörün kalbinin attığı sanayi bölgelerine de kulak verdiklerini ifade etti. Reel sektörden gelen talep ve şikâyetleri daima dikkatle dinlediklerini ve istişare hattının en üst seviyede olduğunu vurguladı.



Savunma Sanayiinde Küresel Başarı: Kızılelma

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin savunma sanayiinde elde ettiği son küresel başarıya da dikkat çekti. Geçtiğimiz günlerde Bayraktar KIZILELMA insansız savaş uçağının önemli bir teste imza attığını belirten Erdoğan, Sinop'ta gerçekleştirilen testlerde KIZILELMA'nın, Murad isimli radarla tespit edilen bir savaş uçağını Gökdoğan isimli füze ile havadan havaya tam isabetle vurmayı başardığını duyurdu. Bu başarıyla KIZILELMA'nın, havadan havaya görüş ötesi hedefi vurabilen ilk insansız savaş uçağı unvanını kazandığını söyleyen Erdoğan, Türkiye'nin hava savunmasında çok stratejik bir imkâna sahip olma yolunda ciddi bir üstünlük elde ettiğini vurguladı.



Muhalefete Sert Eleştiriler Ve Tarihi Hatırlatmalar

Erdoğan, KIZILELMA testlerinin Sinop'ta yapılmasına ilişkin Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı'nın "Sinop'ta balıklar rahatsız oluyor" şeklindeki eleştirilerine yanıt verdi. "Gölge etme başka ihsan istemez" sözleriyle muhalefete seslenen Erdoğan, CHP liderini kendi iç meseleleriyle uğraşmaya, kurultaylar yapmaya, parti içindeki yolsuzlukları temizlemeye davet etti. Türkiye'nin ilerlemesine engel olunmaması gerektiğini dile getirdi.



Konuşmasının devamında, CHP Genel Başkanı'nın, DEM Parti'nin "Terörsüz Türkiye" sürecine katkı vermesini Stockholm sendromu olarak nitelendirmesine sert tepki gösteren Erdoğan, bu söylemi "celladına âşık olmak" olarak tanımlayan ifadeleri eleştirdi. CHP'nin tarihini hatırlatarak, "Yahu insanda biraz utanma, mahcubiyet olur. Ya sen ömrün boyunca hiç mi CHP’nin utanç lekeleriyle dolu tarihini okumadın? Tek parti faşizminin bu millete neler yaşattığını hiç mi öğrenmedin?" dedi. Erdoğan, kimin "cellat" kimin "mağdur" olduğunu milletin çok iyi bildiğini vurguladı. İstiklal Mahkemeleri'nde acele kararlar alıp darağaçlarında iskemleyi kimin devirdiğini, merhum Menderes'i, Polatkan'ı, Zorlu'yu idam sehpasına kimin taşıdığını, Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının idamlarına kimin sessiz kalarak onay verdiğini hatırlatan Erdoğan, "Terörle Mücadele" adı altında Tunceli'den başlayarak günümüze kadar Kürt vatandaşların kanını kimin döktüğünü milletin çok iyi bildiğini belirtti. Erdoğan, CHP Genel Başkanı'na hedef saptırmak yerine "eğer cesareti varsa ve bir cellat görmek istiyorsa aynaya baksın, kendi tarihine baksın, CHP’nin geçmişine baksın, celladı orada zaten görecektir" ifadeleriyle meydan okudu.



Cumhurbaşkanı, CHP'nin yönetim değişmesine rağmen her şeye çıkar odaklı bakma alışkanlığından kurtulamadığını savundu. Kürt vatandaşların CHP için sadece bir oy deposu olduğunu dile getiren Erdoğan, artık bu duruma aldanmayacaklarını ifade etti. Denklem gayet basit olduğunu belirterek, hiçbir karşılık beklemeden seçimlerde oy verildiğinde Kürt vatandaşların iyisi olduğunu, tersi bir durumda ise kötüsü olduğunu dile getirdi.



Terörle Mücadeledeki Kararlılık Ve Dış İlişkilere Tepki

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Terörsüz Türkiye" sürecindeki çalışmalarla ilgili olarak, partisinin bu konudaki kararlı duruşunun geçmişten bugüne değişmediğini belirtti. 14 Ağustos 2001 tarihinde partiyi kurarken sergilenen iradenin, 2005 yılında Diyarbakır'da "Bu sorun benim de sorunumdur" derken ortaya konulan cesaretin ve 2013 yılında "Çözüm için baldıran zehri içmek gerekirse biz o baldıran zehrini de içeriz, yeter ki bu ülkeye huzur gelsin, refah gelsin" dediği gündeki kararlılığın aynısını AK Parti olarak bugün de taşıdıklarını ifade etti.



Dış ilişkilerdeki hassasiyetlere de değinen Erdoğan, Barzani Karargâhı Sözcülüğü adına yayımlanan ve MHP Lideri Devlet Bahçeli'yi hedef alan açıklamalara sert tepki gösterdi. "İttifak ortağımız MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’yi hedef alan dünkü saygısız ve hadsiz açıklamaları asla tasvip etmediğimizi, kabul edilemez bulduğumuzu ifade etmek isterim" dedi. Gerek Parti Sözcüsü'nün gerekse Dışişleri Bakanlığı'nın konuya dair rahatsızlığı açıkça dile getirdiğini, gerekli diplomatik adımların atıldığını ve izahat yapılması istendiğini belirten Erdoğan, bu vahim hatadan bir an önce dönülmesi ve düzeltilmesi gerektiğini vurguladı.



Geleceğe Yönelik Riskler Ve Gençlere Uyarı

Sürecin ivme kazanmasını umut ettiklerini ifade eden Erdoğan, 23 yıllık tecrübelerin ışığında bazı riskleri göz ardı etmediklerini de belirtti. Hedefe yaklaşıldıkça istismar mekanizmalarının daha fazla devreye gireceğini, terör bitince işsiz kalacak olanların bunu engellemek için daha fazla mesai yapacağını, Türkiye'nin bu "paslı prangadan" kurtulmasını istemeyenlerin son ana kadar vazgeçmeyeceğini dile getirdi. Bu durumların tamamının farkında olduklarını ve hepsine hazırlıklı olduklarını söyleyen Cumhurbaşkanı, sorunları çözmek amacıyla Gazi Meclis'e gönderilen tüm milletvekillerinin bu hayati konuda kendileriyle aynı hissiyatı paylaşarak aynı hedefe yürümesini temenni etti.



Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlere de önemli uyarılarda bulundu. Sanal âlemde gençleri kutuplaştıran, kamplaştıran, umutsuzluğa sevk eden yayınların nereden ve kimler tarafından yapıldığının tek tek ortaya çıktığını belirtti. Arap ülkesine yerleşenlerin Arap düşmanlığını yaymaya çalıştığını, Amerika'ya yerleşenlerin İstanbul'un gençlerini sokağa dökmeye çalıştığını, İsrail'den yayın yapanların ise kışkırtma yaptığını ifade etti. Farklı maskeler altında hepsinin aynı odağa hizmet ettiğini söyleyen Erdoğan, gençlere bunlara aldanmamaları ve prim vermemeleri çağrısında bulundu. Mevcut sorunları aşacaklarına, ekonomiyi daha da büyüteceklerine ve sofradaki ekmeği daha da artıracaklarına dair kimsenin endişesi olmaması gerektiğini vurgulayarak, asırların tortularını kaldırarak ve engellerini aşarak ilerlediklerini sözlerine ekledi.