Uludağ’daki Otel Yangını Soruşturmasında Yaşamını Yitiren Ailenin Mirasçılarından 10 Milyon Dolar İstendi

Uludağ'da denetimlerinde eksiklik tespit edildiği için kapatılan otelde çıkan yangın sırasında hayatını kaybeden milli kayakçı Berkin Üsta'nın ailesinden,...

Bursa'nın gözde kış turizmi merkezlerinden Uludağ'da, denetimlerde tespit edilen eksiklikler nedeniyle kapatılan bir otelde meydana gelen ve üç kişinin hayatını kaybettiği elim yangına ilişkin yürütülen soruşturma, şok edici gelişmelerle kamuoyunun gündemine oturdu. Hazırlanan bilirkişi raporunda yangının çıktığı kafenin işletmecisi olduğu iddia edilen merhum Yahya Üsta'nın şirketinin 'asli kusurlu' bulunduğu öğrenilirken, yaşamını yitiren Üsta'nın mirasçılarından, otelin uğradığı zararın tazmini amacıyla tam 10 milyon Dolar talep edildiği ortaya çıktı. Aile avukatı, bu talebin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu ve otel sahiplerinin asıl kusurlu olduğunu savundu.


Yangın Öncesi Kapatılan Otelde Meydana Gelen Facia


Türkiye'nin ilk kayak merkezlerinden biri olan Uludağ'da, 1. Bölge'de faaliyet gösteren Kervansaray Otel, daha önce yapılan denetimlerde 'mimari', 'yangın tesisat' ve 'yangın algılama' sistemlerinde tespit edilen 38 eksiklik nedeniyle kapatılmıştı. Bu denetimlerin ardından 27 Mart günü sabah saat 05.00 sıralarında otelde çıkan yangın büyük paniğe yol açtı. Uludağ'daki itfaiye ve AFAD ekiplerinin ilk müdahalesine rağmen, Bursa'dan sevk edilen takviye ekiplerin de desteğiyle alevler güçlükle kontrol altına alınabildi ve söndürüldü. Yangında Türkiye Kayak ve Snowboard Öğretmenleri Derneği Başkanı ve eski milli kayakçı Yahya Üsta (57) ile oğlu milli kayakçı Berkin Üsta (25) olay yerinde yaşamını yitirirken, ağır yaralanan eşi Fikriye Üsta (57) ise tedavi gördüğü hastanede 6 gün sonra hayatını kaybetti. Yangın sırasında dumandan etkilenen 9 kişi ise tahliye edildi.


Yangının Başlangıcı Güvenlik Kameralarına Yansıdı


Faciaya neden olan yangının çıkış anı otelin güvenlik kameralarına saniye saniye yansıdı. Görüntülerde, otelde görevli personel ile kayak malzemeleri satan çalışanlardan oluşan bir grubun, otelin arka tarafında yer alan kafe-restoran bölümünün verandasında bulunan şöminenin yakınına bıraktıkları mangaldan kıvılcımlar sıçradığı belirlendi. Saat 05.22'de, köz halindeki mangaldan sıçrayan bu kıvılcımların şöminenin hemen yanındaki süs bitkilerini tutuşturduğu ve alevlerin kısa sürede büyüyerek tüm oteli sardığı kaydedildi.


Soruşturma Süreci Ve Çelişkili Bilirkişi Raporları


Yangının ardından Cumhuriyet Başsavcıvekili ve 2 Cumhuriyet savcısının görevlendirildiği kapsamlı bir soruşturma başlatıldı. Soruşturma kapsamında aralarında işletme sahibi, işletme müdürü ve kayak odası çalışanlarının da bulunduğu 5 şüpheli ile otelin mülk sahibi gözaltına alındı. Adliyeye sevk edilen şüphelilerden 4'ü 'Taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma' suçundan tutuklanırken, 2 kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından görevlendirilen müfettişin incelemelerini tamamlamasının ardından otel, Osmangazi Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekiplerince mühürlendi. Jandarmanın çevrede geniş güvenlik önlemleri aldığı otelde, bilirkişi heyeti de detaylı incelemelerde bulundu. Yangından 7 ay sonra hazırlanan 74 sayfalık bilirkişi raporunda, eski milli kayak hocası Yahya Üsta'nın sahibi olduğu ‘FB Usta’ şirketinin, yangının çıktığı kafe bölümünün kiracısı olduğu iddiasıyla 'asli kusurlu' bulunduğu bildirildi.


Ancak Üsta ailesinin avukatı İsmail Eray Çokal, bu raporun ikinci rapor olduğunu ve ilk bilirkişi raporuyla arasında ciddi çelişkiler bulunduğunu belirtti. Avukat Çokal, yaptığı açıklamada, "Mart ayında yangın çıktı. Mart ayından günümüze 8 aydır bir karar çıkmadı. Bu yangında bir aile yok oldu. Aylarca dosyaya rapor gelmedi. Şu anda dosya içerisine gelen raporla, dosyanın başında olay yeniyken yapılan bilirkişi incelemesi sonucu alınan rapor arasında ciddi çelişkiler var. Yangın olduğunda müdahale eden itfaiyeci ve hukukçu bilirkişilerini almış olduğu raporda, Kervansaray Otel de yangın springlerinin olmaması, duman dedektörlerinin olmaması sebebiyle 'asli kusurlu' bulunurken, sonradan gelen raporda nasıl olmuşsa hiçbir şekilde bu konuya değinilmemiş. Dosya içerisinde iki tane çelişkili rapor var. Ve bu şekilde iddianamenin hazırlanması imkansız" ifadelerini kullandı. Çokal, "Türkiye ucuz ölümler ülkesi olmamalıdır" diyerek yeni bir heyet ve ek rapor alınmasının zaruri olduğunu vurguladı. Son raporda yangının başlangıç alanının yanlış tespit edildiğini, dosya kapsamındaki tüm raporlar, kamera kayıtları ve diğer evraklardan anlaşıldığını öne süren Çokal, bilirkişiler tarafından tanzim edilen raporun, yangın sonrası düzenlenen itfaiye ve teknik inceleme raporu ile çeliştiğini dile getirdi.


Ölen Aileden 10 Milyon Dolar Tazminat Talebi


Avukat İsmail Eray Çokal, yangının çıktığı kafenin işletmesinin Yahya Üsta’da olmadığına dikkat çekerek, otel sahiplerinin, Yahya Üsta’nın yasal mirasçısı olarak görünen akrabalarından otelin zararının giderilmesi için tazminat istediğini ve bu rakamın yaklaşık 10 milyon Dolar olduğunu açıkladı. Çokal, bu durumun hukuka aykırı olduğunu belirterek, "Yangın kafe bölümünde çıkıyor ve kafe işletmesi başka bir şirkete aitken ve bunun sözleşmesi dahi varken, buna hiç değinilmeden, kafe işletmecisi Yahya Üsta'ymış ve sanki kendi kafesini kendisi yapmış ve otele de zarar vermiş ve bütün suçlu oymuş gibi bir rapor verilmiş. Üstüne üstlük böyle bir yangında bir aile yok oldu. Ailenin yakınları daha acıları tazeyken, toprağı dahi kurumamışken, biz Kervansaray Otel'in tazminat talepli, ara buluculuk başvurusuyla karşı karşıya kaldık. Ara buluculuk uzlaşmamayla sonuçlandı. En azından biz Kervansaray Otel ve sahiplerinden destek mesajı beklerken ya da bir başsağlığı mesajı beklerken, böyle bir şeyle karşılaşılması, 'Otel yangınına sebebiyet verdiniz' şeklinde bir şeyle karşılaşılması, aileyi gerçekten derin bir üzüntüye boğdu. Açıklanabilir bir tarafı yok" şeklinde konuştu.


Otel Sahipleri Asli Kusurlu İddiası


Avukat Çokal, otel sahiplerinin asli kusurlu olduğunu savunarak, hukuki argümanlarını şu şekilde dile getirdi: "Alt kiralama ilişkisi, binanın asli ve yapısal yangın güvenliği yükümlülüklerini ortadan kaldırmamaktadır. Bu yükümlülükler nitelikleri gereği devredilemediğinden, denetim yetkisi de bina malikinde kalmaya devam etmektedir. Öte yandan dosya kapsamında mevcut tüm kamera kayıtları teknik raporlar ve tanık anlatımları incelendiğinde yangınla illiyet bağı bulunmayan ve Yahya Üsta'nın eşine ait şirketin çalışanları yönünden herhangi bir kusur ve sorumluluk tespit edilmediği, bu nedenle bu şirket ve yetkililerinin olayla bağlantısının bulunmasının hukuken mümkün bulunmadığı sabittir. Bu bilgiler ışığında şu anda haklarında bir adli tedbir dahi olmayan otel sahiplerinin asli kusurlu ve sorumlu olduğunu düşünüyoruz."


Ailenin Vicdan Çağrısı: "Ölmüş, Günahsız Bir İnsanı Suçlu Göstermek Hangi Vicdana Sığar?"


Hayatını kaybeden Yahya Üsta'nın kardeşi Feride Gündüz, bilirkişi raporunda kardeşinin sahibi olduğu şirket üzerinden suçlu gösterilmesine sert tepki gösterdi. Gündüz, "Benim kardeşim yıllardır Uludağ’da kayak öğretmeni ve işletmecilik yapıyordu. Otelin kayak odasını ve telesiyeji işletiyordu. Yangın çıkan kafe-barı kardeşim Yahya işletiyormuş gibi göstermişler. Kesinlikle kardeşimin bar ve kafeyle alakası yoktu. Ölmüş, suçsuz günahsız bir insanı suçlu duruma düşürerek göstermek hangi vicdana sığar? Türk Milli Kayak Takımı’na kardeşim ve oğlu yıllarca hizmet etmiştir. Buradan yetkililere sesleniyorum. Lütfen, bu haksızlığa karşı sesimizi duyun" diyerek yetkililere seslendi.


Yahya Üsta’nın diğer kardeşi Leyla Yıldız da rapora tepki gösterdi. Yıldız, "Kardeşim kayak odasını işletiyordu. O gece ağabeyim, eşi ve oğlu Berkin kendi odalarına çekilip 5’inci katta yatarken, kat çalışanları ızgara yaptılar ve odalarına çekildi. Otelin kafesi kardeşimin üstüne değildi. İşletmeciliğini başka birisi yapıyordu. Yangının çıktığı şöminenin her tarafı süslerle kaplıydı. Yangını Yahya Hoca’nın üzerine yıkmaya çalışıyorlar. Onun hiçbir ilgisi yoktu. Yetkili insanları vicdana davet ediyorum. Benim ağabeyim öldü. Onun kemikleri sızlar. Onun üstüne bu suçu yıkmasınlar. Adalet istiyorum. Üstüne basarak söylüyorum, ağabeyimin kafeyle ilgisi yoktu. Kafeyi başkası işletiyordu" ifadelerini kullandı.


Maile Üsta da ağabeyinin yangının çıktığı otel bünyesindeki kafeyle ilgisinin olmadığını, Yahya Üsta'nın otelin kiracısı olarak sadece kayak odası ile telesiyeji işlettiğini belirtti. Maile Üsta, "Ben 7 yıldır ağabeyimin yanında çalışıyordum. Yangından 1 gün önce ben Uludağ’dan Bursa’ya geldim. Kat çalışanları mangal yakıp, yangın çıkarmış. Benim ağabeyimle, eşi ve oğlu, o sırada odada uyuyorlardı. Benim ağabeyimin yangının çıktığı kafe-barla bir alakası yok" sözleriyle kardeşlerinin beyanlarını destekledi.