Gabar Dağı’nda Terörün Gölgesinden Petrolün Umuduna Nadir Bilik’in Dönüşü
Korucu olan abisi 1991 yılında Gabar Dağı’nda şehit düşen, 1994’te terör tehdidiyle köyünü terk eden Nadir Bilik (41), 35 yıl sonra aynı dağda petrol...
Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin kalbi Şırnak'ta, Gabar Dağı'nda gerçekleşen petrol keşifleri, bölgenin ekonomik ve sosyal yapısında köklü bir dönüşümü tetikledi. Bu keşifler, geçmişte terör olaylarıyla anılan bu coğrafyayı adeta yeniden inşa ederek, Şırnak'ı yeni bir cazibe merkezine dönüştürdü. Bu dönüşümün en çarpıcı ve kişisel hikayelerinden biri ise, Güleşli köyünde doğup büyüyen, 7 çocuk babası Nadir Bilik'e ait.
Geçmişin İzleri: Çocukluk Ve Acı Kayıp
Nadir Bilik'in çocukluğu, Gabar Dağı eteklerindeki Güleşli köyünün sakin sokaklarında geçti. O günleri, annesinin sabahları pişirdiği ekmek ve kaynattığı sütün kokusuyla hatırlayan Bilik, "Annem sabah bize süt kaynatır, ekmek pişirirdi. O kokuları, o günleri hiç unutamıyorum," diyerek geçmişe duyduğu özlemi dile getirdi. Ancak bu huzurlu çocukluk, terörün karanlık gölgesiyle kesintiye uğradı. 1991 yılında, Nadir henüz 7 yaşındayken, 25 yaşındaki korucu abisi İsmail Bilik Gabar'ın Yılantepe mevkiinde bir operasyon sırasında pusuya düşürülerek şehit edildi. Nadir Bilik, o acı günü şu sözlerle anlattı: "Abim, 7 jandarma ile köyümüzden Gabar’ın Yılantepe mevkiine operasyona çıktı. Pusuya düştüler. Abim şehit oldu. Vücuduna 17 tane mermi isabet etmişti. 4 çocuk babasıydı." Bu trajik olay, Bilik ailesi için derin bir yara açtı.
Zorunlu Göç Ve Yıkılan Sofralar
Terör olaylarının bölgede giderek şiddetlenmesiyle birlikte Güleşli köyündeki yaşam çekilmez hale geldi. 1994 yılının bir mayıs akşamı, köyün zorunlu tahliyesi emredildi. Nadir Bilik, o gece yaşananları hafızasından silmediğini şu ifadelerle belirtti: "Akşam yemeğinde sofrada oturuyorduk. Cami hoparlöründen bir ses geldi. ‘Bu akşam köyü boşaltmazsanız terör köyü yakıp yıkacak.’ Soframızı bıraktık. Gecenin karanlığında köyü boşalttık. Ağlama sesleri, bağırma sesleri… Ne zaman, nerede bize silah sıkacaklar korkusu. O korkuyu, o çektiğimiz sefaleti hiçbir zaman unutmuyorum." Bu zorunlu göç, Bilik ailesi ve diğer köylüler için uzun ve acı dolu bir sürgün döneminin başlangıcı oldu.
Umutlu Dönüş: Terörden Üretime
Yıllar geçtikçe güvenlik güçlerinin başarılı operasyonlarıyla Gabar Dağı, terör tehdidinden arındırıldı. Silah seslerinin yerini barışın ve üretimin yankıları aldı. Bugün Gabar Dağı, Türkiye'nin günlük bazda en fazla petrol üreten sahalarından biri haline geldi. Nadir Bilik, doğduğu ve çocukluğunu geçirdiği topraklara, TPIC bünyesinde bir operasyon işçisi olarak geri dönerek petrol üretimine katkıda bulunmaya başladı. Bu dönüş, Nadir Bilik için sadece bir iş değil, aynı zamanda abisinin şehit düştüğü topraklarda yepyeni bir başlangıcın ve umudun sembolü oldu.
Gabar'da Yükselen Yeni Sesler
Abisinin şehit düştüğü bölgede artık sondaj kulelerinin yükseldiğini ifade eden Nadir Bilik, duygularını şu sözlerle dile getirdi: "Abim bu topraklar için canını feda etti. Abimin şehit olduğu yerde, şimdi Naim Süleymanoğlu kulesi görev yapıyor. Şu an Gabar’da silah sesleri, çatışma sesleri değil sondaj kulelerinin sesleri yükseliyor. Artık bu topraklarda korku yok. Üretim var, umut var. Gurur duyuyorum." Nadir Bilik'in bu sözleri, Gabar Dağı'ndaki değişimin ve bölge insanının teröre rağmen yaşama tutunma mücadelesinin en güçlü ifadesi oldu.
Terörsüz Türkiye'nin Somut Örneği
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar da Nadir Bilik'in bu ilham veren hayat hikayesine ilişkin sosyal medya üzerinden bir video yayınladı. Bakan Bayraktar mesajında, Gabar Dağı'nın "Terörsüz Türkiye" idealinin en somut örneği olduğunu vurguladı. Bayraktar, "Bir zamanlar silah seslerinin yükseldiği dağlarda bugün üretimin sesi yankılanıyor. Ürettiğimiz her bir varil petrol, bağımsız Türkiye’nin gücünü simgeliyor. Terörün karanlığı değil, artık Gabar’da emeğin ve umudun ışığı parlıyor," ifadelerini kullanarak bölgedeki dönüşümün stratejik önemine dikkat çekti.