Fatih’teki Ölümlerin Şüphelisi Alüminyum Fosfit Uzmanlara Göre Tüm Gelişmiş Ülkelerde Yasaklı Bir Kimyasal Silahtır
İstanbul Fatih'te 2'si çocuk 4 kişinin hayatını kaybettiği olaya ilişkin yürütülen soruşturmada, otelin giriş katındaki bir odanın tahtakurusuna karşı...
İstanbul Fatih'te yaşanan ve bir ailenin tamamının hayatını kaybetmesiyle derin üzüntüye yol açan olayla ilgili soruşturma genişletildi. Baba Servet Böcek, anne Çiğdem Böcek ve iki çocuğun trajik ölümünün ardından yapılan ilk incelemelerde, ailenin ikamet ettiği odanın alt katında tahtakurusu ilaçlaması yapıldığı tespit edildi. Soruşturmanın odak noktasını oluşturan bu ilaçlamada kullanılan ‘alüminyum fosfit’ içerikli maddenin, banyo boşluğundaki havalandırma sistemi aracılığıyla üst kata sızarak aile fertlerini zehirlemiş olabileceği güçlü bir ihtimal olarak değerlendiriliyor.
Alüminyum Fosfit: Birinci Dünya Savaşı'nın Kimyasal Silahı
Halk Sağlığı Uzmanı Özkan Kaan Karadağ, olayla bağlantılı olarak alüminyum fosfitin tehlikelerine dikkat çekerek, bu maddenin reaksiyon kolaylığına vurgu yaptı. Karadağ, kimyasalın havadaki nemle dahi kolayca tepkimeye girerek "fosgen gazını ortaya çıkardığını ve asıl zehirli etkenin fosgen gazı olduğunu" belirtti. Bu gazın tarihteki yerini anımsatan Karadağ, "Birçok insan için fosgen gazı tanıdık bir isimdir. Birinci Dünya Savaşı'nda kimyasal silah olarak kullanılan bir gazdır, fosgen gazı. O uygulamadan sonra hatta o kadar tehlikeli ve insanlık dışı görülmüştür ki yasaklanmış bir gazdır. Kimyasal silah olarak kullanılması bile yasaklanmış bir gazdır" ifadelerini kullandı. Uzman Karadağ, bu denli tehlikeli bir kimyasal maddenin ev ve iş yerleri gibi yaşam alanlarında kontrol altında kullanılmasının mümkün olmadığını ve bu nedenle kesinlikle kullanılmaması gerektiğini önemle vurguladı.
Yaşam Alanlarında Kullanımının Ciddi Riskleri Ve Küresel Yasaklar
Özkan Kaan Karadağ, alüminyum fosfitin insan yaşam alanlarında kullanılmasının kesinlikle hatalı bir uygulama olduğunu dile getirdi. Maddenin yalnızca gıda depoları, hububat ambarları gibi belirli endüstriyel alanlarda, son derece sıkı güvenlik önlemleri altında uygulanabileceğini açıkladı. Bu tür uygulamalarda 150 metrelik bir güvenlik çemberi oluşturulduğunu, tam giyimli uzman personeller tarafından gerçekleştirildiğini ve uygulama sonrasında yine tam donanımlı ekiplerce havalandırma yapıldığını anlattı. Alanın, zehirli gaz konsantrasyonu 0,1 ppm'in altına düşene kadar ölçümlerle izlendiğini ve ancak bu seviyeye ulaşıldığında alana geri dönüşün mümkün olduğunu belirtti.
Karadağ, gazın insan sağlığı üzerindeki etkilerine de değindi. 4 ppm'in üzerindeki konsantrasyonlarda şiddetli akciğer sorunlarına yol açtığını, kokusunun hissedildiğini ve yanma hissi uyandırdığını söyledi. Ancak asıl tehlikenin 2 ppm gibi daha düşük seviyelerde yattığına dikkat çekerek, "2 ppm gibi bir rakamda bu kimyasal madde hissedilemez, solunur ve zarar verir. Böcek ailesinde olan da muhtemelen çok benzer bir durum. Eğer o iş yerinde, otelde alüminyum fosfitle ilaçlama yapıldıysa başka bir etken aramanın da gereği yoktur" dedi. Uzman, 2 ppm'in altındaki fosgen gazı seviyelerinin 2 ila 48 saat içerisinde etki göstermeye başladığını ve özellikle akciğerlerde ciddi harabiyet, akciğer ödemi ve hipoksi (oksijensizlik) nedeniyle ölüme yol açtığını detaylandırdı.
Türkiye'de Acil Sınırlandırma İhtiyacı
Karadağ, Endüstriyel Toksikoloji Derneği'nin 4 yıldır alüminyum fosfitin satışı ve kullanımı konusunda ciddi sınırlandırmalar getirilmesi çağrısında bulunduğunu belirtti. Bu kimyasalın yalnızca özel yetki ve donanıma sahip birimlere ve şirketlere satılması, sadece onlar tarafından kullanılması gerektiğini savundu. "İnsanların yaşam alanlarına yakın bölgelerde, otellerde, yurtlarda, iş yerlerinde böcek ilaçlama ya da herhangi bir ilaçlama için kullanılmayacak bir maddedir. Bir kimyasal silahtır, bir terör silahıdır. Bu malzemenin satılmasının Türkiye'de kesinlikle sınırlandırılması gerekir. Yapılması gereken budur" ifadeleriyle Türkiye'deki mevcut duruma dair endişelerini dile getirdi. Uzman, bir evde veya apartmanda bu maddenin kullanılmasının tüm apartman sakinleri için ölümcül sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulundu.
Küresel Durum Ve Yanlış Tanı Riskleri
Özkan Kaan Karadağ, alüminyum fosfitin dünyanın birçok gelişmiş ülkesinde ya tamamen yasaklandığını ya da kullanım alanlarının ciddi biçimde sınırlandırıldığını ifade etti. Avrupa ülkeleri başta olmak üzere, Birleşik Arap Emirlikleri ve Hindistan gibi ülkelerde dahi kullanımının yasaklandığını veya ağır kısıtlamalara tabi tutulduğunu vurguladı. Ancak Türkiye'de ise durumun farklı olduğunu ve ne yazık ki insanların kendi evlerinde dahi bu maddeyi kullanabilir durumda olduğunu eleştirdi.
Uzman, alüminyum fosfit zehirlenmesinin belirtilerinin akciğerlerde ödem, kanamalar, iç dokularda ve alveollerde zedelenmeler şeklinde ortaya çıktığını belirtti. Bu belirtilerin kalp krizi veya kalp yetmezliği gibi diğer sağlık sorunlarıyla karıştırılabileceğine dikkat çekerek, "Bu belirtiler örneğin kalp kriziyle de çok uyuşur ya da kalp yetmezliğiyle de çok uyuşur. Yani buna yorulan, kalp yetmezliği ya da kalp krizi denilen birçok vakanın da bu olma olasılığı vardır" şeklinde konuştu. Karadağ, bu nedenlerle konuya ilişkin acil ve kapsamlı önlemler alınması gerektiğini bir kez daha dile getirdi.