19 Yıl Önce İşlenen Öğretmen Cinayeti Eski Öğrencisinin İfadesiyle Çözüldü
İstanbul Bayrampaşa’da öğretmenlik yapan ve 2 Mayıs 2006’dan beri kayıp olan Hikmet Akçay’ın (51) dosyası, zaman aşımına girmesine 5 ay kala çözüldü. Dosyayı...
İstanbul Emniyet Müdürlüğü tarafından titizlikle yürütülen soruşturma neticesinde, 19 yıl önce işlenen ve üzerindeki sır perdesi bir türlü aralanamayan bir cinayet aydınlatıldı. Nuri Örs İlkokulu'nda matematik öğretmenliği yapan Hikmet Akçay'ın hunharca öldürülmesi ve cesedinin yakılması olayıyla ilgili, Akçay'ın eski öğrencisi Esin Babadağ ile birlikte iki şüpheli daha yakalanarak adalete teslim edildi. Zanlıların tutuklanmasıyla birlikte, dosyanın zaman aşımına uğramasına kısa bir süre kala adli süreç önemli bir dönüm noktasına ulaştı.
Olayın Arka Planı: Öğretmen-öğrenci İlişkisi Ve Kıskançlık
Elde edilen bilgilere göre, cinayetin kurbanı Hikmet Akçay'ın, eski öğrencisi Esin Babadağ'a karşı platonik bir ilgi beslediği iddia edildi. Babadağ'ın ortaokuldan mezun olup lise eğitimini tamamlamasının ardından Kocaeli Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu (BESYO) bölümünü kazanmasına rağmen, Akçay'ın kendisiyle olan iletişimini sürdürdüğü belirlendi. Olay günü, 27 Nisan 2006 tarihinde Kocaeli'ye giden Akçay, öğrencisiyle bir kafede buluştu. Bu buluşmada, Babadağ'ın başka bir okulda kimya öğretmeni olan 63 yaşındaki Erdoğan Yıldız ile bir ilişki yaşadığını öğrenen Akçay'ın kıskançlık krizine girdiği ve tartışmaya başladıkları belirtildi.
Kan Donduran Cinayet Ve Delil Karartma Girişimi
Kafedeki tartışmanın ardından Babadağ ile Kocaeli'ndeki öğrenci evine giden Hikmet Akçay, burada kıskançlık nedeniyle şiddetli bir tartışmaya tutuştu. Babadağ'ın ifadesine göre, Akçay kendisinin başka erkeklerle görüşmesini istemediği için aralarında çıkan münakaşanın büyüdüğü ve Akçay'ın boğazına sarıldığı anlaşıldı. Bu sırada cinnet getirdiğini iddia eden Babadağ, Akçay'ı göğsünden 6 defa bıçaklayarak öldürdü. Olayın ardından Babadağ, kimya öğretmeni Erdoğan Yıldız ile üniversiteden arkadaşı 45 yaşındaki Zemçi Sağdıç'ı telefonla arayarak yardım istedi. Üç şüpheli, Akçay'ın cansız bedenini kırmızı renkli bir bavula yerleştirerek 28 Nisan 2006 tarihinde Silivri'nin Beyciler köyü kırsalındaki boş bir araziye götürdü. Burada cesedin üzerine benzin döküp ateşe verdikten sonra olay yerinden hızla uzaklaştılar. Yakılan cesedin üzerinden kimlik çıkmaması ve vahşi hayvanlar tarafından parçalanması nedeniyle, Hikmet Akçay'ın kimliği uzun süre tespit edilememiş ve cenazesi kimsesizler mezarlığına defnedilmişti.
Zaman Aşımına Yaklaşırken Yeniden Açılan Dosya
İstanbul Emniyet Müdürlüğü Kayıp Şahıslar Büro Amirliği ekipleri, Nisan 2026'da zaman aşımına uğraması beklenen bu faili meçhul cinayet dosyasını yeniden incelemeye aldı. Kapsamlı bir araştırma ve teknik takip başlatan ekipler, Hikmet Akçay'ın en son Esin Babadağ ile görüştüğünü tespit etti. Ayrıca, Erdoğan Yıldız ve Zemçi Sağdıç'ın da cinayetin işlendiği gün ve saatlerde Babadağ ile yoğun bir iletişim içinde oldukları belirlendi. Bu kritik bulgular ışığında, İstanbul ve Gaziantep'te eş zamanlı operasyonlar düzenlendi.
Zanlıların Yakalanması Ve Çarpıcı İfadeler
Yürütülen operasyonlar sonucunda Esin Babadağ, Erdoğan Yıldız ve Zemçi Sağdıç'ın yanı sıra, şüphelilere kaçış güzergâhı konusunda yardım ettiği belirlenen Hakan D. de gözaltına alındı. Emniyetteki sorgularının ardından adliyeye sevk edilen şüpheliler, çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Şüphelilerden Esin Babadağ, İBB Spor A.Ş.'de tesis yöneticisi olarak görev yaparken verdiği ifadesinde, cinayetin perde arkasını şu sözlerle anlattı:
"Lisede kimya öğretmenim Erdoğan’a âşık oldum. Hikmet ilişkimizi öğrenince ‘Seni bıçaklarım, parçalarım, yakıp bavula korum’ dedi. Evde tartıştık, boğazıma sarıldı. Şok haliyle cinnet getirip bıçakladım."