Türkiye Varlık Fonu 360 Milyar Dolarlık Varlıkla Dünyanın En Büyük Onuncu Fonu Oldu

Türkiye Varlık Fonu (TVF) 2024 sonu itibarıyla 360 milyar dolarlık varlık büyüklüğü ile dünyada ilk 10 varlık fonu arasına girdi. Fonun bugüne kadar yaptığı yatırımların 13 milyar dolara ulaştığını söyleyen TVF Genel Müdürü Arda Ermut "Yatırım için teklif eden aşamasından, yatırım için teklif alan aşamasına geçtik. Yurt dışı ve yurt içinden pek çok teklif geliyor" dedi. TVF Genel Müdür Yardımcısı Mahmut Kayacık da uluslararası yatırımcıların bir yatırım yaparken artık TVF'yi RBRD, Dünya Bankası gibi bir referans olarak kabul ettiğini belirtti.


Türkiye Varlık Fonu (TVF), kuruluşundan bu yana geçen on yıllık süreçte önemli bir dönüşüm ve büyüme kaydetti. Bugün, yedi farklı sektörde faaliyet gösteren toplam 34 şirketi, iki lisansı ve 46 taşınmazıyla Türkiye ekonomisinin önde gelen aktörlerinden biri haline geldi. TVF Genel Müdürü Arda Ermut, Genel Müdür Yardımcısı Mahmut Kayacık ile birlikte gerçekleştirdiği basın buluşmasında, fonun bugüne kadarki yatırımları, finansal başarıları ve geleceğe yönelik stratejik hedefleri hakkında kapsamlı değerlendirmelerde bulundu.


Fonun Finansal Başarısı Ve Küresel Konumu


TVF, 2024 yılında kaydettiği güçlü finansal performansla dikkatleri üzerine çekti. Fonun toplam varlıkları, 2023 yılına kıyasla yaklaşık %35'lik bir artışla 12 milyar 714 milyon Türk Lirası seviyesine yükseldi. Aynı dönemde net hasılat, 1.4 milyar Türk Lirası'ndan 2 milyar Türk Lirası'na çıkarak önemli bir artış gösterdi. Nihai dönem kârı ise 2023'teki 320.6 milyon Türk Lirası'ndan 371.4 milyon Türk Lirası'na ulaştı.


TVF'nin 2024 sonu itibarıyla ulaştığı 360 milyar Dolarlık varlık büyüklüğü, fonu küresel arenada iddialı bir konuma taşıdı. Global Sovereign Wealth Funds tarafından hazırlanan ve dünya genelindeki varlık ve emeklilik fonlarının verilerini derleyen listeye göre, Türkiye Varlık Fonu dünyanın en büyük onuncu varlık fonu olarak sıralamada yerini aldı. Fonun bugüne kadar gerçekleştirdiği toplam yatırımların ise 13 milyar Doları bulduğu belirtildi.


Yatırım Stratejilerinde Dönüşüm Ve Uluslararası İşbirlikleri


Türkiye Varlık Fonu, başarılı finansal yönetimi ve stratejik borçlanma yaklaşımları sayesinde güçlü bir nakit rezervine erişti. Genel Müdür Arda Ermut, bu gelişmenin fonun yatırım stratejisinde bir dönüm noktası oluşturduğunu vurgulayarak, uluslararası arenadaki konumlarının da güçlendiğini ifade etti. Ermut, "Yatırım için teklif eden aşamasından, yatırım için teklif alan aşamasına geçtik. Yatırım için yurt dışı ve yurt içinden pek çok teklif geliyor. Bunları ciddiyetle değerlendiriyoruz" sözleriyle bu dönüşümü özetledi.


Fon, stratejik ülke ve bölgelerde uluslararası ortaklıklar kurma hedefini aktif olarak sürdürdü. Abu Dabi, Irak, Singapur, Kore ve İspanya'daki varlık fonlarıyla yapılan anlaşmaların yanı sıra, Umman ile de yeni bir anlaşma imzalanacağı bilgisi paylaşıldı. Ermut, uluslararası yatırımcıların artık TVF'nin güvenilir bir ortak olduğuna kanaat getirdiğini belirterek, fonun küresel algısının olumlu yönde değiştiğini aktardı.


TVF Genel Müdür Yardımcısı Mahmut Kayacık ise uluslararası yatırımcıların bir yere yatırım yaparken Dünya Bankası ve EBRD gibi kurumların varlığını önemsediğini hatırlatarak, Türkiye Varlık Fonu'nun da benzer bir güven konumuna ulaştığını ifade etti. Kayacık, "Artık Varlık Fonu'nun burada yatırımı var mı diye soruyorlar" sözleriyle, TVF'nin uluslararası yatırım kararlarında bir referans noktası haline geldiğini belirtti.


Ana Şirketlerdeki Gelişmeler Ve Stratejik Yatırımlar


Toplantıda, TVF bünyesindeki önemli şirketlere ve stratejik projelere dair güncel bilgiler de paylaşıldı. Bu projelerden biri olan Türk Altın'ın elindeki en önemli lisanslardan birinin Balıkesir'in İvrindi ilçesindeki Güneş Madeni olduğu belirtildi. Genel Müdür Ermut, bu madende yaklaşık 600 bin ons, yani 2.5 milyar Dolarlık bir altın rezervi bulunduğunu açıkladı. Madendeki çalışmaların 2026 yılında başlaması hedefleniyor.


Türkiye Maden bünyesinde güncel olarak 25 adet ruhsatın bulunduğu ve dört öncelikli proje sahasında toplam 300 bin metre sondaj ve jeolojik çalışmaların tamamlandığı bilgisi verildi. Bu çalışmaların, Türkiye'nin doğal kaynak potansiyelini değerlendirme yolunda önemli adımlar olduğu kaydedildi.


Geçmişte zarar ettiği gerekçesiyle zaman zaman eleştiri konusu olan Çaykur'un finansal durumu da iyileşme gösterdi. Arda Ermut, hem Çaykur'un hem de Türkşeker'in operasyonel olarak kâra geçtiğini, Çaykur'un ise net kâra ulaştığını duyurdu. Ermut, Çaykur yönetiminin Tarım Bakanlığı'nda olduğunu hatırlatarak, "Zaman zaman Mecliste de bunu belirttik. Çaykur maddi yönünün yanında bölge için sosyal yönü de önemli bir firma. Yönetimi bizde değil. Dolayısıyla kâra geçtiği için bu noktada krediyi kendimiz alamayız" ifadelerini kullandı. Genel Müdür Yardımcısı Kayacık, Çaykur'un net kâra geçmesinde sermaye artırımları, çay fiyatlarındaki güncellemeler ve maliyet kontrolü olmak üzere üç ana unsurun etkili olduğunu açıkladı.


TVF'nin teknoloji yatırımlarında izlediği strateji de ele alındı. Türkiye Teknoloji Fonu'nun (TTF), doğrudan girişimlere yatırım yapmak yerine, girişim sermayesi ve özel sermaye fonlarına yatırım yaparak bir 'fonların fonu' şeklinde konumlandığı belirtildi. TTF'nin, son iki yılda ondan fazla fona 100 milyon Doları aşan yatırım taahhüdünde bulunduğu bilgisi paylaşıldı. Ermut, desteklenen fonların sadece Türkiye merkezli olmadığını, uluslararası alanda tanınan ve köklü fonların da bu kapsamda yer aldığını dile getirdi. Yakın zamanda 5G ihalesiyle gündeme gelen Türk Telekom ve Turkcell gibi şirketler de TVF'nin en önemli varlıkları arasında bulunuyor. Arda Ermut, bu şirketlerde müdahaleci bir konumda olmadıklarını, aksine destekleyici bir rol üstlenmeye çalıştıklarını ifade etti.


Türk Telekom'daki altyapı imtiyazının uzamasıyla şirketin değerinde ciddi bir büyüme gözlemlendi. Genel Müdür Ermut, "İlk olarak şirket bize geçtiğinde 1.6 milyar Dolar ile başlamıştık. Şirketin şu anda 3 milyar Dolara yakın bir piyasa değeri var" bilgisini aktardı. Türk Telekom'da ikincil halka arz planının olup olmadığı sorusuna Ermut, firmanın fiber altyapı yatırımlarının devam etmesi sebebiyle önemli nakit çıkışları yaşadığını ve bunun halka arz için uygun bir zaman olmadığını belirtti. Bu yatırımların "meyvelerinin toplanma" aşamasına geçildiğinde halka arz fırsatlarının değerlendirilebileceği ifade edildi. Ayrıca, İzmir Alsancak Limanı ile ilgili de stratejik bir yatırım planlarının olduğu açıklandı.


Varlık Fonu'nun Çıkış Stratejisi Ve Borsa Yaklaşımı


Varlık fonları genellikle yatırım yaptıkları şirketlerden belirli bir süre sonra 'çıkış' (exit) yaparak yatırımın getirilerini toplama eğilimindedir. Türkiye Varlık Fonu da bu prensibi benimseyerek, doğru zaman geldiğinde fırsatları değerlendirmek istediğini belirtti. Arda Ermut, "Doğru zaman geldiğinde fırsatları değerlendirmek isteriz" sözleriyle bu konudaki stratejilerini dile getirdi. Son dönemde VakıfBank'ta doğru bir talep geldiğini ve sahip olunan %74.8'lik payın %1.53'lük kısmının satıldığını örnek olarak gösterdi.


Son dönemde borsada yaşanan hareketlilikler ve düşüşlerin ardından gelen yükselişlerde TVF'nin devreye girerek alımlar yaptığına dair iddialar ortaya atılmıştı. Arda Ermut, bu iddialara açıklık getirdi. Ellerindeki halka açık hisselerin değerinin yaklaşık 25 milyar Dolar olduğunu belirten Ermut, "Borsanın en büyük yatırımcısı konumundayız. Sermaye piyasalarının derinleştirilmesi için uygun zamanda, değerlemeler belli bir noktaya geldiğinde alım gibi fırsatları kullanabiliriz. Ancak her gün piyasaya dahil olan bir aktör değiliz. Günlük işlemlere dahil değiliz" diyerek, fonun spekülatif değil, uzun vadeli ve stratejik bir yaklaşımla hareket ettiğini vurguladı.