Cumhurbaşkanı Erdoğan Yeni Türkiye’nin Özgürlükçü Yapısının Herkes Tarafından Kabullenileceğini Söyledi

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, 25 bini aşkın hâkim ve savcının 9 bin 812’sinin kadın olmasını önemli bulduğunu belirterek şu mesajları verdi: “Türkiye,...


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde gerçekleştirilen Adli Yargı Hâkim ve Cumhuriyet Savcıları ile İdari Yargı Hâkimleri Kura Töreni'nde önemli açıklamalarda bulundu. Erdoğan, konuşmasında Türkiye'deki yargı sisteminin gelişimine, kadınların kamusal alandaki yerine ve hukukun üstünlüğü ilkesine dair güçlü mesajlar verdi. Yeni Türkiye'nin özgürlükçü ve kapsayıcı yapısının herkes tarafından kabul edileceğini vurguladı.


Yargıdaki Kadın Temsili Ve Sayısal Gelişimler Vurgusu


Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye genelinde yargı mensubu sayısındaki artışa dikkat çekti. Ülke genelinde 2 bin 415'i idari yargıda olmak üzere toplamda 25 bin 449 hâkim ve Cumhuriyet savcısının görev yaptığını belirtti. Yargı kadrolarının 9 bin 812'sinin kadın yargı mensuplarından oluşmasının önemli bir gelişme olduğunu ifade eden Erdoğan, 28 ve 18’inci dönemde dereceye giren 8 genç arkadaştan 5'inin kadın olmasını ise ayrıca takdire şayan ve memnuniyet verici bulduğunu dile getirdi. Dönem birincisi olan kişiyi şahsında tüm dereceye girenleri tebrik etti.


Kadınların Kamusal Alandaki Rolü Ve Özgürlüklerin Önündeki Engeller


Erdoğan, Türkiye'nin geçmişte kadınları hayatın dışına iten demokrasi ayıplarından kurtuldukça çok farklı bir atmosfer yakaladığını söyledi. Özellikle kılık-kıyafet yasakları başta olmak üzere kadınların önündeki engellerin tek tek kaldırılmasıyla birlikte, kadınların kamu bürokrasisinde daha fazla yer almaya ve görünür olmaya başladıklarını vurguladı. Ancak, bu değişime bazı çevrelerin henüz ayak uyduramadığına işaret eden Cumhurbaşkanı, başörtülü yargı mensupları konusunda "edep ve ahlak sınırlarını aşan hazımsızlıklara zaman zaman hepimiz şahit oluyoruz" ifadesini kullandı. Bu tür tepkileri akıl, vicdan ve hukukla bağdaşmayan bulduğunu ve derin bir teessüf ve taaccüple takip ettiğini belirtti.


"Yeni Türkiye" Vizyonu: Eşit Özgürlükler Ve Kabul Süreci


Konuşmasında, Türkiye'nin bu tür geri kalmış anlayışları artık geride bırakmak zorunda olduğunu kaydeden Erdoğan, sürecin biraz zaman alabileceğini ve hazım sorunları yaşanabileceğini dile getirdi. Ancak Cumhurbaşkanı, nihayetinde özgürlüklerin herkese eşit uygulandığı yeni Türkiye'yi herkesin kabulleneceğini ve özellikle kadınların kamu-özel ayrımı olmaksızın hayatın farklı alanlarında onurluca yer almalarına herkesin alışacağını vurguladı.


Yeni Yargı Mensuplarına Adalet Misyonu Hatırlatması


Kura çekimi sonrası görevlerine başlayacak genç hâkim ve savcılara hitap eden Erdoğan, onlara önemli tavsiyelerde bulundu. Genç yargı mensuplarının memleketin her köşesinde birer adalet neferi olarak görev yapacaklarını belirten Cumhurbaşkanı, kendilerinden maaşını alıp köşesine çekilen bir memur zihniyetiyle değil, adaletin tecellisi için vicdanı, aklı ve kalbi hür birer vatan evladı olarak çalışmalarını istedi. Erdoğan, mücadelelerin en büyüğünün hak için verilen olduğunu, vazifelerin en faziletlisinin ise adalet uğruna yapılan olduğunu hatırlatarak, genç hâkim ve savcıların bu mücadelenin kalbinde yer alacağını ifade etti.


Cumhurbaşkanı, talip oldukları görevin çok çalışmaktan, vicdanlı ve sağduyulu davranmaktan, basiret ve feraset sahibi olmaktan geçtiğini vurguladı. Her dosyanın içinde en az bir insanın hikâyesinin, geleceğinin, umutlarının, hayallerinin ve kaderinin olduğunu asla unutmamaları gerektiğini dile getirdi. Erdoğan, meslek hayatları boyunca daima adaletin peşinde olmalarını öğütleyerek, adaletin devlet ve toplum düzeninin mihveri olduğunu, varlığının en yüksek fazilet, yokluğunun ise toplum hayatı için bir felaket olduğunu sözlerine ekledi.


Yargının Bağımsızlığına Vurgu Ve Siyasallaşma Eleştirisi


Cumhurbaşkanı Erdoğan, yargının kendi doğal işleyişine siyaset kurumu ve medya dâhil herkesin saygı duyması gerektiğine dikkat çekti. İşini doğrulukla, dürüstlükle, anayasa ve kanunlar çerçevesinde iyi niyetle yapan yargı mensuplarına destek olunması gerektiğini belirten Erdoğan, sadece kararlarıyla konuşabilen yargı mensuplarının sükûnetinin bir zafiyet olarak algılanmaması ve kimse tarafından istismar edilmemesi gerektiğini ifade etti. Özellikle son aylarda yargı mensuplarını hedef alan, çoğu zaman tehdide varan sorumsuz bir üslubun siyasete hâkim olduğunu gözlemlediğini belirten Cumhurbaşkanı, bunun muhatap olunan iddiaların vahameti ve ciddiyetiyle ilgili olduğunu dile getirdi.


Her fırsatta hâkim ve savcılara parmak sallayarak, tehdit ve taciz ederek adalet sistemini felç etmeye çalışanların en büyük korkusunun, adalet önünde maskelerinin düşmesinden duydukları derin endişe olduğunu vurgulayan Erdoğan, hukukun temel prensiplerinden birinin; rüşvet, irtikâp, ihaleye fesat karıştırma gibi nitelikli suçların işlendiğine dair yeterli suç şüphesine ulaşan savcılık makamı için kamu davası açmanın bir tercih değil, yasal bir mecburiyet olduğunu hatırlattı. Bu hukuk kaidesini, yargıya parmak sallayanların öncelikle öğrenmelerinin şart olduğuna inandığını belirtti.


Yargıya 'siyasallaştı' ithamında bulunanların aslında çirkin üsluplarıyla yargı mensuplarını tartışmaların içine çekerek yargıyı bizzat kendilerinin siyasallaştırdığını ifade eden Erdoğan, bu durumu son derece tehlikeli bulduğunu kaydetti. Hukuk devletini korumanın ve adalet idealini yaşatmanın sadece yargı mensuplarının değil, siyasetçi ve gazetecisiyle herkesin müşterek görevi olduğunu vurguladı. Kabahati sürekli başkalarında arayanların, çıkarlarına dokunulduğunda üsluplarını kirletenlerin, artık yargıyı ve işini yapan yargı mensuplarını hedef göstermekten vazgeçmeleri gerektiğini söyleyen Cumhurbaşkanı, hukukun önünde herkesin eşit olduğunu ve kimsenin layüsel olmadığını, hukuk devletinde suç işleme imtiyazına sahip sınıflar bulunmadığını ve olamayacağını kesin bir dille ifade etti.


Yargı Sisteminde Kaydedilen Önemli Gelişmeler


Cumhurbaşkanı Erdoğan, yargı sistemindeki sayısal ve yapısal iyileşmelere ilişkin önemli veriler paylaştı. 2002 yılında 9 bin 349 olan hâkim ve savcı sayısının, yeni atamalarla birlikte 26 bin 803'e ulaşacağını belirtti. Adli yargıda faaliyet gösteren mahkeme sayısının 3 bin 581'den 8 bin 681'e, idari yargıdaki sayının ise 146'dan 239'a çıkarıldığını kaydetti. Sadece son 2,5 yılda adli ve idari yargıda 3 bin 474 mahkeme ve istinaf dairesi kurulduğunu sözlerine ekledi.


Yargıda dosyaların kapatılma süresinin kısaltıldığını ve bu alanda pek çok Avrupa ülkesinin geride bırakıldığını vurgulayan Erdoğan, Avrupa Konseyi Adaletin Etkinliği Komisyonu raporlarına göre, Türkiye'de idari yargı mahkemelerinde ortalama dosya görülme süresinin 168 gün olduğunu aktardı. Bu sürenin Fransa'da 314, Almanya'da 308, İtalya'da ise 574 gün olduğunu belirterek, bölge idare mahkemelerinde ise Türkiye'de 136 gün iken İspanya'da 325, Fransa'da 329, Almanya'da ise 460 gün olduğunu söyledi. Türkiye'nin bu aşamaya büyük bir özveriyle geldiğini ifade etti.


Kura Töreni Ve Plaket Takdimi


Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Beştepe'de gerçekleşen Adli Yargı Hâkim ve Cumhuriyet Savcıları ile İdari Yargı Hâkimleri Kura Töreni'nde ataması yapılan tüm yargı mensuplarına hayırlı olsun dileklerini iletti. Tören kapsamında, 28’inci Dönem Adli Yargı Cumhuriyet Savcısı dönem birincisi Yasemin Cankurtaran, 28’inci Dönem Adli Yargı Hâkim dönem birincisi Zehra Yetimler ve 18’inci İdari Yargı Hâkim dönem birincisi Uygar Karakoç'a plaketlerini bizzat Cumhurbaşkanı Erdoğan takdim etti.