Yeşim Akbaş Cinayetinde Yargıtay Bozma İstedi İki Polise Yeni Dava Açıldı

Manisa’nın Demirci ilçesinde 2023 yılının nisan ayında komiser yardımcısı Doğan Can Y.’nin polis lojmanındaki konutunda başından vurulmuş halde bulunan Yeşim Akbaş’ın ölümüyle ilgili yeni bir gelişme yaşandı. Olay gününe dair ortaya çıkan yeni görüntülerde; Yeşim Akbaş’ın ölümüne neden olan silahın havluya sarılı bir şekilde emniyete getirildiği, şüpheliye herhangi bir gözaltı tedbiri uygulanmadığı ve başka bir polis memuru tarafından eline kolonya döküldüğü görüldü. Komiser Yardımcısı Doğan Can Y. ile birlikte görev yapan iki polis memuru hakkında “suç delillerinin yok etme, gizleme veya değiştirme” suçlamasıyla dava açıldı. Berfin...

Manisa'nın Demirci ilçesinde 26 yaşındaki Yeşim Akbaş'ın şüpheli ölümü etrafındaki sır perdesi aralanmaya devam ediyor. Genç kadının ölümüyle ilgili yürütülen soruşturma ve hukuki süreçte önemli gelişmeler yaşandı.



Cinayet İddiası Ve Beraat Kararının Yargıtay Yolculuğu

Demirci İlçe Emniyet Müdürlüğü'nde görevli komiser yardımcısı Doğan Can Y. hakkında Yeşim Akbaş'ı öldürdüğü iddiasıyla Salihli Ağır Ceza Mahkemesi'nde ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle dava açılmıştı. Ancak yerel mahkeme Doğan Can Y.'yi "şüpheden sanık yararlanır" ilkesi gereğince beraat ettirdi. Akbaş ailesinin avukatlarının itirazı üzerine dosya Yargıtay'a taşındı.



Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından Kritik Görüş

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı yerel mahkemenin beraat kararını temyizen inceleyerek Yargıtay 1. Ceza Dairesi'ne gönderdiği tebliğde kararın bozulması yönünde görüş bildirdi. Başsavcılık görüşünde Yeşim Akbaş'ın olaydan önceki davranışlarında intihar eğilimi olduğuna dair herhangi bir bulguya rastlanmadığına dikkat çekildi. Ayrıca genç kadın ile şüpheli arasında mücadele izleri olduğu ve Yeşim Akbaş'ın başından vurulduğu pozisyonun intihar ile bağdaşmadığı vurgulandı. Tebliğde delillerle oynanmış olabileceği yönünde güçlü şüpheler olduğu da ifade edildi.



Yeni Görüntüler Ve İki Polise Dava

Yargıtay sürecinin devam ettiği bu karmaşık davada yeni ve çarpıcı gelişmeler yaşandı. Akbaş ailesinin avukatı Hazal Kısa Bilici'nin yaptığı başvuru sonucunda komiser yardımcısı Doğan Can Y.'nin mesai arkadaşları olan polis memurları F.K. ve M.K. hakkında "suç delillerini yok etme gizleme veya değiştirme" suçlamasıyla dava açıldı.



Emniyet Binadan Gelen Şok Görüntüler

Dava dosyasına giren güvenlik kamerası kayıtları olayın ardından emniyet binasında yaşananları gözler önüne serdi. Görüntülerde Yeşim Akbaş'ın ölümüne neden olan silahın havluya sarılı bir şekilde emniyete getirildiği tespit edildi. Şüpheli Doğan Can Y.'ye herhangi bir gözaltı tedbiri uygulanmadığı aksine başka bir polis memuru tarafından eline kolonya döküldüğü ve bu kişinin uzun süre meslektaşlarıyla konuşarak emniyet önünde sigara içtiği görüldü. Kayıtlarda Doğan Can Y.'ye içecek ikram edildiği ve bazı polis memurlarının konuşma esnasında omzunu sıvazlayarak kendisine destek olduğu anlar da yer aldı. Bu görüntüler olay yerinin korunması ve delil toplanması süreçlerindeki ciddi ihlallere işaret ediyor.



Polis Memurlarının İfadeleri Ve İddialar

"Suç delilini yok etme gizleme veya değiştirme" suçlamasıyla hakkında dava açılan polis memuru F.K. ifadesinde şüpheli Doğan Can Y.'nin kendisine zarar vereceğini düşündüğü için olay yerinde bulunan silahı beze sararak aynı suçlamayla yargılandığı arkadaşı M.K.'ye verdiğini kabul etti. Polis memuru M.K. ise kendisine verilen silaha dokunmadan emniyete teslim ettiğini ancak bezi ne yaptığını hatırlamadığını beyan etti.



"Deliller Açıkça Karartıldı" Avukat Bilici'den Sert Açıklama

Yeşim Akbaş'ın ailesinin avukatı Hazal Kısa Bilici duruma ilişkin yaptığı açıklamada çok çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Bilici "Failin izlerden arındırılması süreci nedeniyle etkili soruşturma yapılamamıştır. Olay yerini muhafaza etmekle yükümlü olan polis memurlarının suç delillerini karartması şeklindeki hareketleriyle olay yerinin bütünlüğünü bozması ciddi bir ihlaldir. Malumdur ki sanık bu dosyada 'şüpheden sanık yararlanır' ilkesiyle beraat ettirilmişti. Şüpheli durumların bizzat polis tarafından veya sanığın dahliyle gerçekleşmesi halinde 'şüpheden sanık yararlanır' ilkesinin kötüye kullanımı gündeme gelecektir" ifadelerini kullandı. Bu açıklamalar delil karartma iddialarının davanın seyrini nasıl etkilediğini net bir şekilde ortaya koydu.



Parmak İzi Kaybı Ve Hukuki Sürecin Geleceği

Savcı iddianamede polis memurları F.K. ve M.K.'nin olay yeri inceleme ekipleri gelmeden silahı beze sardıkları için delilde parmak izi kaybı oluştuğunu belirtti. Bu durum soruşturmanın sağlıklı yürütülmesine engel teşkil eden önemli bir faktör olarak kayıtlara geçti.

Söz konusu polis memurları F.K. ve M.K. 13 Ocak 2026 tarihinde hakim karşısına çıkacak. Bu dava Yeşim Akbaş'ın şüpheli ölümü etrafındaki adalet arayışında yeni bir dönüm noktası olacak.