Zorunlu Eğitim Sisteminde Köklü Değişiklikler İçin Rapor Hazırlandı
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, 4+4+4 zorunlu eğitim sisteminin değişmesine ilişkin, Şu anda bir raporumuzu oluşturduk. Bunu Kabine Toplantısı'nda Sayın...
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, katıldığı bir televizyon programında eğitim gündemine dair önemli açıklamalarda bulunarak, zorunlu eğitim sisteminde yapılacak muhtemel değişikliklere işaret etti. Bakan Tekin, hazırlanan bir raporun Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a sunulacağını belirtti ve eğitimdeki güncel gelişmeleri, fiziki altyapı iyileştirmelerini ve öğretmen atamalarına ilişkin planları detaylandırdı.
Eğitim Politikalarının Şekillenmesinde İstişarelerin Rolü
Bakan Tekin, eğitim öğretim süreçlerine ilişkin alınan kararların, ziyaret ettikleri il ve ilçelerdeki öğretmenlerle gerçekleştirilen istişareler sonucunda şekillendiğini vurguladı. Bu yaklaşımın, eğitimde doğru ve kalıcı sonuçlara ulaşmada kritik bir rol oynadığına inandıklarını ifade eden Tekin, Bakanlık olarak saha ile sürekli etkileşim içinde olmaya devam edeceklerini belirtti.
Okul Ortamlarında Hijyen Ve Güvenlik Standartları
Yeni eğitim öğretim döneminin başlangıcında okullardaki hijyen ve güvenlik durumlarına ilişkin soruları yanıtlayan Bakan Tekin, Türkiye genelindeki yaklaşık 110 bin okul binası dikkate alındığında, bazı aksaklıkların doğal karşılanması gerektiğini aktardı. Ancak, Bakanlığa ulaşan her türlü aksaklığa anında müdahale edildiğini ve spesifik sorunlar dışında dönemin sorunsuz başladığını ifade etti. Temizlik ve güvenlik ihtiyaçlarının İŞKUR aracılığıyla temin edildiğini anımsatan Tekin, bu süreçte yaşanan bir aksaklığı da paylaştı.
Çalışma Bakanlığının, çağdaş istihdam politikaları çerçevesinde haftada 5 gün yerine kısmi çalışma programları olan İş Gücü Uyum Programı'nı uygulamaya koyduğunu anlatan Tekin, okullardaki temizlik ihtiyacını karşılamak üzere önceki yıllarda Toplum Yararına Çalışma Projesi'nde istihdam edilen kişilerin iki katı kadar, yani yaklaşık 130 bin personel ayrıldığını ifade etti. Ancak bu programın haftada 3 gün çalışma esasına dayanması, "Türkiye'nin toplumsal yapısı, istihdam anlayışı haftada 3 gün çalışmayı kaldıramadı" tespitiyle bir soruna dönüştü. Yaşanan bu durum üzerine, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve Çalışma Bakanının müdahalesiyle hızlıca Toplum Yararına Çalışma Projesi'ne geri dönüldüğü bildirildi. Bakan Tekin, projenin doğası gereği istihdam edilen kişilerin yalnızca bir kez yararlanabilmesi nedeniyle bazı küçük yerleşim birimlerinde insan kaynağı tükenmesi sorununu gündeme getirdi. Bu tür olağan dışı durumlar için Çalışma Bakanlığının yeni bir düzenleme yapacağını ve temizlik ile güvenlik konularındaki sorunların büyük ölçüde giderildiğini sözlerine ekledi.
Türkiye Eğitiminin İyileşme Süreci Ve Uluslararası Başarılar
Eğitimdeki mevcut duruma ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bakan Tekin, 2002-2003 eğitim öğretim yılı başında Türkiye'nin eğitim altyapısının derslik başına düşen öğrenci sayısı, öğretmen başına düşen öğrenci sayısı ve teknolojik donanım açısından yetersiz olduğunu hatırlattı. Gelinen noktada ise fiziki altyapıda önemli iyileşmeler kaydedildiğini, derslik başına düşen öğrenci sayısı itibarıyla OECD ortalamalarının yakalandığını vurguladı. Tekin, öğretmen başına düşen öğrenci sayısı konusunda ise dünya genelinde örnek gösterilecek bir seviyeye, 13 ila 15 öğrenci düzeyine ulaşıldığını belirtti. Bu verilerin Birleşmiş Milletler ve OECD raporlarında da yer aldığını ifade etti.
AK Parti'nin 2001 yılındaki kuruluş sürecinde belirlenen eğitim hedeflerinin büyük ölçüde gerçekleştiğini dile getiren Tekin, 06 Şubat depremlerinde dahi bu dönemde inşa edilen hiçbir okul binasının yıkılmamasının, yapılan binaların sadece estetik değil, aynı zamanda dayanıklılık ve inşaat kalitesi açısından da yüksek standartlarda olduğunu gösterdiğini söyledi.
Ders Materyalleri Ve Sınavlara Hazırlık Yaklaşımı
Türkiye'de resmi olarak 650 bin civarında derslik bulunduğunu ve bu okulların tamamında internet erişimi ile etkileşimli tahtaların yer aldığını aktaran Bakan Tekin, PISA ve TIMSS gibi uluslararası değerlendirmelerde Türkiye'nin eğrisinin sürekli yukarı yönlü bir seyir izlediğini belirtti. Geçen yılın Aralık ayında açıklanan TIMSS sonuçlarında Türkiye'nin matematik ve fen bilimlerinde Avrupa ülkeleri arasında birinci, OECD ülkeleri arasında ise ilk beşte yer aldığını hatırlattı ve bu başarıların eleştirel çevrelerce görmezden gelindiğini ifade etti.
Özel yayınevleri tarafından "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile uyumlu" başlığıyla satılan kaynak kitaplara ilişkin önemli uyarılarda bulunan Bakan Tekin, Türkiye'de eğitim öğretimin sosyal devlet ilkesi gereği ücretsiz olduğunu yineledi. İsteyen velilerin çocuklarını özel okullara gönderebileceğini ancak devlet okullarında ilave hiçbir kaynağa ihtiyaç duymadan sınavlara hazırlanmaları için gerekli tüm tedbirlerin alındığını belirtti. Tekin, sınav sorularının müfredattan ve Bakanlığın ders kitaplarından hazırlandığını vurgulayarak, "Bizim şu anda okullarımızda öğretmenlerimiz ders anlatıyorlar ve liselere geçiş sınavını bizim bakanlığımız yapıyor, biz yapıyoruz. Üniversiteye giriş sınavını ÖSYM yapıyor. ÖSYM ile de bizim LGS dediğimiz sınavı yapan kurullarımızla da konuştuğumuzda ortak noktamız şu, bir, bizim müfredatımızdan soru sorulacak. Yani bizim kitaplarımızdan ve bizim müfredatımızdan. İki, soruları kim hazırlıyor? Soruları bizim okullarımızdaki öğretmenler ve üniversiteye giriş sınavında yine hemen hemen yarısı bizim okullarımızdaki öğretmenlerden olmak üzere üniversitelerdeki akademisyenler ve bizim kitaplarımızdan hazırlıyorlar." ifadelerini kullandı. Bu alanda ticari çıkar sağlama gayretinde olan ve "Milli Eğitim Bakanlığının kitaplarından değil, buradan soru çıkıyor" şeklinde yanlış yönlendirmeler yapan kişi veya kurumlar hakkında gerekli işlemlerin yapılacağını belirten Tekin, velilerin endişe duymaması gerektiğini, okuldaki öğretmenlerin, EBA'ya yüklenen kaynakların ve Bakanlıkça hazırlanan materyallerin çocuklar için yeterli olduğunu kesin bir dille ifade etti.
Öğrencilerin ihtiyaç duyduğu derslerde Destekleme ve Yetiştirme Kursları (DYK) ile telafi imkânı bulabileceğini, ayrıca ilave materyal ihtiyacı hissedenlerin EBA, MEBİ ve OGM Materyal gibi dijital platformlardan yararlanabileceğini aktardı.
Zorunlu Eğitim Sisteminde Dönüşüm Sinyalleri
Bakan Tekin, halen yürürlükte olan 4+4+4 zorunlu eğitim sisteminde bir değişikliğe gidilip gidilmeyeceğine ilişkin önemli bir açıklamada bulundu. Dünya genelinde eğitim öğretim sürelerinin kısalma eğiliminde olduğuna dikkat çekerek, bu çağdaş gelişmelere ayak uyduracak ve Türkiye'deki toplumsal beklentileri karşılayacak bir adım atabileceklerini belirtti. Geçtiğimiz yıl kamuoyundaki tartışmaları izlediklerini ifade eden Tekin, "Şu anda bir raporumuzu oluşturduk. Bunu Kabine Toplantısı'nda Sayın Cumhurbaşkanımızın da onayına sunacağız. Eğer siyasi anlamda da bu konuda karar verilirse, farklı alternatiflerimiz var. İlk Kabine Toplantısı'nda çok büyük bir ihtimalle bununla ilgili bir sunum yapmayı planlıyoruz. Bu yıl içerisinde karar verilir. Çünkü önümüzdeki yıl zaten eğitim öğretim takvimi ona göre dizayn edilecek demektir ama bunun bir de parlamento boyutu var. Sonuçta hazırlığımızın yasalaşması gerekecek." diyerek, bu konudaki nihai kararın siyasi irade ve yasal düzenleme süreçleri ile şekilleneceğini vurguladı.
Öğretmen Atamalarında Yeni Dönem Ve Akademi Hazırlıkları
2024-KPSS ile yapılacak öğretmen atamaları ve Milli Eğitim Akademisi'nden yapılacak öğretmen atamalarının branş bazlı kontenjanlarına ilişkin soruları da yanıtlayan Bakan Tekin, KPSS ile öğretmen atama döneminin tamamlandığını hatırlattı. Son KPSS sonuçlarına göre mülakatların yapıldığını, öğretmen adaylarıyla puanlarının paylaşıldığını ve itiraz sonrası süreçlerin devam ettiğini aktardı.
Bakan Tekin, itiraz süreçleri tamamlandıktan sonra, büyük bir olasılıkla geçen yıl olduğu gibi 24 Kasım Öğretmenler Günü'nde, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın katılımlarıyla 15 bin öğretmenin atamasının gerçekleştirileceğini duyurdu. Bu atamaların ardından, hangi alanda ne kadar öğretmene ihtiyaç duyulduğuna dair ve Milli Eğitim Akademisi için tahsis edilen 10 bin kişilik kadronun oranlandırılarak hangi branşlardan ne kadar öğretmen alınacağının hesaplanacağını ve kamuoyuyla paylaşılacağını belirtti. Herhangi bir aksilik yaşanmazsa, yeni yılın başından itibaren Milli Eğitim Akademisi'nde 10 bin öğretmen adayı için eğitim süreçlerinin de başlamış olacağını sözlerine ekledi.