TBMM Genel Kurulunda dün kabul edilen ve kamuoyunda 11inci Yargı Paketi olarak bilinen torba yasa, önemli hukuki düzenlemelerle birlikte geniş kapsamlı tahliyelerin yolunu açtı. Yargı Reformu Strateji Belgesi doğrultusunda titizlikle hazırlanan 40 maddelik bu yasanın, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğanın onayına sunulduktan ve Resmi Gazetede yayımlandıktan sonra hızla yürürlüğe girmesi bekleniyor. Adalet Bakanlığının yasanın uygulamasına derhal başlamasıyla birlikte, yılbaşından önce cezaevlerinden yaklaşık 50 bin kişinin tahliye edilebileceği öngörülüyor. Ayrıca, yasaya önergeyle eklenen geçici bir maddeyle bazı şirketler için ‘enflasyon muhasebesi’ uygulamasının üç yıl süreyle ertelendiği bildirildi.
Yeni düzenlemelerle, 31 Temmuz 2023 tarihi ve öncesinde işlenmiş suçlar nedeniyle kapalı ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlülere yönelik önemli değişiklikler getirildi. Toplam hapis cezası 10 yıldan az olan hükümlülerin, cezalarının 1 ayını kapalı kurumlarda geçirmeleri; 10 yıl ve daha fazla olanların ise 3 ayını bu kurumlarda geçirmeleri halinde, ilgili mevzuat uyarınca açık ceza infaz kurumlarına ayrılmalarına 3 yıl veya daha az süre kalanlar açık ceza infaz kurumlarına nakledilebilecekler. Bu hükümlüler ile 31 Temmuz 2023 tarihi ve öncesinde işlenmiş suçlar nedeniyle açık ceza infaz kurumunda bulunan hükümlülerin talepleri halinde, en az 3 ay açık ceza infaz kurumunda kalmış olmaları şartıyla, denetimli serbestlik tedbiri altında infaz uygulamasından 3 yıl erken yararlandırılmaları mümkün olacak. Bu düzenleme, ceza infaz sisteminde önemli bir esneklik ve tahliye imkanı sunarak cezaevlerindeki doluluk oranlarının düşürülmesine katkı sağlamayı amaçlıyor.
Ancak, bu geniş kapsamlı tahliye düzenlemesinin bazı ciddi suç türlerini kapsamadığı açıkça belirtildi. Bu haklardan yararlanamayacak suçlar şunlar olarak sıralandı: “Terör suçları, örgütlü suçlar, alt soy ve üst soya, kardeşe, eşe, boşanılan eşe, kadına, çocuklara, beden veya ruh bakımından kendisini savunmayacak kişiye yönelik kasten öldürme suçları, cinsel saldırı ile çocuğun cinsel istismarı suçları ve deprem nedeniyle bina veya diğer yapıların yıkılması, çökmesi ya da hasar alması sonucu meydana gelen öldürme suçları.” Bu maddeler, kamu vicdanını rahatlatmak ve toplumsal hassasiyeti yüksek suçlara karşı caydırıcılığı korumak amacıyla tahliye kapsamı dışında tutuldu.
Kamuoyunda “IBAN mağduru” olarak bilinen ve genellikle gençlerin karıştığı banka hesap numarasıyla ilgili dolandırıcılık dosyalarına yönelik de önemli bir adım atıldı. Türk Ceza Kanununun 158inci maddesinde düzenlenen “nitelikli dolandırıcılık” suçunun yargılaması, ağır ceza mahkemelerinden alınarak asliye ceza mahkemelerinin görev alanına verildi. Bu hükmün yürürlüğe girdiği tarihte ağır ceza mahkemelerinde devam eden davalarda veya istinaf ya da temyiz kanun yolu incelemesindeki dosyalarda görevsizlik veya bozma kararı verilemeyeceği hükme bağlandı. Bu davalar, kesin hükümle sonuçlandırılıncaya kadar önceki usul kurallarına göre devam edecek. Bu düzenlemenin, yargılama süreçlerini hızlandırması ve mağduriyetleri gidermesi hedefleniyor.
Yasa paketi, sosyal güvenlik alanında da önemli bir düzenleme içeriyor. 01 Ocak 2016 tarihinden öncesine ait ödenmemiş genel sağlık sigortası primleri ile gecikme cezası ve gecikme zammının tahsilinden vazgeçildi. Bu düzenlemeyle birlikte, yaklaşık 1 milyon 477 bin kişinin ödeyemediği toplam 3 milyar 200 milyon Liralık prim borcunun silinmesiyle büyük bir mali yükümlülükten kurtulacağı belirtildi. Bu adımın, özellikle dar gelirli vatandaşlar üzerindeki ekonomik baskıyı hafifletmesi bekleniyor.
Suçla mücadele kapsamında, özellikle çocukların korunmasına yönelik caydırıcı önlemler alındı. Örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlarda çocukların araç olarak kullanılması halinde, örgüt yöneticilerine verilecek ceza yarısından 1 katına kadar artırılacak. Ayrıca, örgüt kurma ve yönetme suçunun cezası beş yıldan on yıla çıkarılırken, örgüt üyeliği suçunun cezasının üst sınırı beş yıl hapis olarak yeniden belirlendi. Örgütün silahlı olması durumunda ise verilecek ceza yarı oranında yükseltilecek. Bu düzenlemeler, suç örgütlerinin çocukları istismar etmesinin önüne geçmeyi ve örgütlü suçlarla mücadelede daha etkin olmayı amaçlıyor.
Toplumsal yaşamda sıkça rastlanan ve genel güvenliği tehdit eden eylemlere karşı da önlemler alındı. Ateşli silahlarla meskun mahalde ateş edilmesinde bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası öngörüldü. Aynı eylemin ses ve gaz fişeği atan silahlarla işlenmesi halinde altı aydan üç yıla kadar hapis cezası uygulanacak. Bu suçun düğün, nişan, asker uğurlaması gibi kişilerin toplu olarak bulunduğu yerlerde işlenmesi durumunda ise cezası yarı oranında artırılacak ve bu nitelikli halde doğrudan kamu davası açılacak. Kurusıkı silahlar da “genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması” suçu kapsamına alınarak bu alandaki boşluk giderildi. Bu düzenlemeler, toplumun huzurunu ve güvenliğini sağlamaya yönelik kararlı bir duruş sergiliyor.
Trafik güvenliğinin sağlanması amacıyla da önemli düzenlemeler yapıldı. Trafikte yol kesme eylemi ayrı bir suç olarak tanımlandı. Hukuka aykırı bir davranışla bir aracı durduran veya hareket etmesini engelleyen kişilere bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilecek. Bu hükmün, kanuna uygun şekilde yapılan “toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı”nı saklı tuttuğu belirtildi. Ayrıca, aracı başka bir yere götüren kişiye iki ila beş yıl arasında hapis cezası verilebilecek. Taksirle yaralama suçunda da ceza miktarları artırıldı; suçun basit halinin cezası dört aydan iki yıla kadar, birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma halinde cezası dokuz aydan beş yıla kadar hapis olarak belirlendi. Güveni kötüye kullanma suçunun konusunun motorlu kara, deniz veya hava taşıtı olması halinde verilecek ceza bir kat artırılarak iki yıldan on dört yıla kadar hapis cezası verilebilecek ve bu yeni nitelikli halde uzlaştırma hükümleri uygulanmayacak. Bu adımlar, trafik terörünün önüne geçerek can ve mal güvenliğini artırmayı hedefliyor.
Dijital güvenlik ve abonelik işlemlerinde sahteciliğin önüne geçmek amacıyla radikal adımlar atıldı. Elektronik ödeme kuruluşları, fotoğraf, yüz tanıma veya parmak izi gibi biyometrik yöntemlerle ya da elektronik kimlik doğrulama özellikli kimlik belgeleriyle doğrulama yapmadan hesap açamayacak. Benzer şekilde, GSM aboneliği ancak çipli kimlik kartı gibi elektronik kimlik doğrulama özelliği taşıyan kimlik belgeleriyle yapılabilecek. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK), kişi veya şirketler adına açılabilecek hat sayısını sınırlayabilecek. Belirlenen fazla mobil hattı kullanan cep telefonları kapatılacak. Ölen kişiler ve kapanan şirketler ile ülkeyi terk eden yabancılara ait telefon hatları üç ayda bir periyodik kontrollere tabi tutularak aktif olmayanlar kullanıma kapatılacak. Dolandırıcılık, hırsızlık ve banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçlarında kullanıldığı tespit edilen telefon hatlarının şebeke bağlantıları doğrudan kesilecek. Soruşturma veya dava kapsamında savcı, hakim veya mahkeme tarafından istenilen bilgi ve belgenin on gün içinde fiziki veya elektronik ortamda gönderilmemesi halinde banka ve finans kuruluşları ile hat operatörlerine para cezası uygulanacak. Kişilerin abonelik kayıtlarının güncellenmesi, hatlarını üzerilerine almalarıyla hatların kapatılmasından kaynaklı mali yük hat sahibine yansıtılmayacak. Bu düzenlemeler, siber suçlarla mücadelede caydırıcılığı artırarak dijital kimlik hırsızlığının önüne geçmeyi hedefliyor.
Yüze karşı ve gıyapta hakaret suçları da ön ödeme kapsamına alındı. Bu düzenleme ile yargı süreçlerinin daha hızlı işlemesi ve mahkemelerin iş yükünün hafifletilmesi hedefleniyor. Ön ödeme uygulaması, bu tür suçlarda uzlaşma ve hızlı çözüm yollarını teşvik edecek.
TBMM Milli Dayanışma Komisyonu Çalışma Süresini Uzatarak Ocak Ayı Raporunu Hedefledi
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.