Son dönemlerde yaşanan münferit olaylar ve sosyal medyada dolaşan görüntüler, elektrikli otomobillerin potansiyel yangın riskleri ve kaza anındaki güvenlik mekanizmaları üzerine kamuoyunda derin endişelere yol açmıştı. Özellikle yüksek maliyetli bir aracın aniden alev alması ve kapılarının otomatik olarak kilitlenmesi gibi vakalar, sürücülerin zihninde birçok soru işareti oluşturdu. Bu kritik konulara açıklık getirmek üzere, Türkiye Elektrikli ve Hibrid Araçlar Derneği (TEHAD) Başkanı Berkan Bayram, elektrikli araç yangınlarının nedenlerini, güvenlik sistemlerini, sürücü hatalarını ve acil durumlarda yapılması gerekenleri detaylı bir şekilde değerlendirdi.
Bayram, kamuoyundaki yaygın algının aksine, elektrikli otomobillerin konvansiyonel içten yanmalı motorlu araçlara kıyasla çok daha güvenli olduğunu istatistiksel verilerle ortaya koydu. “İstanbul İtfaiyesinin raporlarına göre, son 4 yıllık dönemde İstanbul genelinde yalnızca 19 elektrikli otomobil yangını yaşanırken, aynı süreçte benzinli veya dizel motorlu araçlarda 114 yangın vakası kaydedilmiştir” ifadelerini kullanan Bayram, bu durumun elektrikli araçların geleneksel araçlara göre yaklaşık 80 kat daha güvenilir olduğunu gösterdiğini vurguladı.
Elektrikli araç bataryalarının aşırı ısınarak alev almasının ana nedeni, sektörde “termal kaçak” olarak adlandırılan bir kimyasal reaksiyondur. Berkan Bayram’ın açıklamalarına göre, bu durum batarya hücresi içinde başlayan ve kontrolsüz bir şekilde hızlanarak hücrenin sıcaklığını artıran, aynı zamanda yanıcı gazların salınımına neden olan bir zincirleme reaksiyondur. Termal kaçağın ortaya çıkmasındaki en kritik etken, aracın kötü veya dikkatsiz kullanımı sonucu meydana gelebilecek fiziksel hasarlardır. Özellikle aracın alt kısmında, yani batarya koruma plakasını etkileyen darbeler, sürücü tarafından fark edilmediği takdirde sonraki darbelerde ciddi sorunlara yol açabilmektedir. Bunların yanı sıra, batarya paketinin dışarıdan aşırı ısınması, yoğun ve aşırı şarj/deşarj işlemleri ile üretim kaynaklı hatalar da termal kaçağın diğer önemli nedenleri arasında yer almaktadır.
Elektrikli otomobillerde termal kaçağı ve olası yangınları önlemek amacıyla son derece gelişmiş güvenlik sistemleri bulunmaktadır. Bu sistemlerin başında Batarya Yönetim Sistemi (BMS) gelmektedir. BMS, aracın batarya paketindeki tüm voltaj, akım ve sıcaklık değerlerini milisaniyeler içerisinde sürekli olarak takip edip kontrol eder. Kabul edilebilir değerlerin dışına çıkan anormal bir sıcaklık veya voltaj artışı tespit edildiğinde, BMS otomatik olarak devreye girerek gerekli koruma protokollerini uygulamaktadır.
Diğer bir temel güvenlik mekanizması ise Termal Yönetim Sistemi (TMS)‘dir. BMS ile entegre bir şekilde çalışan TMS, bataryanın optimum sıcaklık aralığı olan genellikle 20 ila 40 santigrat derece arasında kalmasını denetlemektedir. Bu seviyeleri korumak için sıvı ve hava soğutma/ısıtma yöntemlerini aktif olarak kullanır. Ayrıca, elektrikli otomobil batarya paketleri, darbelere karşı özel olarak tasarlanmış yapısal bir korumaya sahiptir. Batarya muhafazası, olası kazalarda veya yol darbelerinde hücrelerin zarar görmesini engellemek üzere güçlü çelik veya alüminyum bir gövde ile güçlendirilmiştir. Tüm bu sistemler birlikte çalışarak termal kaçağın erken aşamada tespit edilmesini, engellenmesini veya en kötü senaryoda bile yayılmasını yavaşlatıp kontrol altına almayı hedeflemektedir.
Bir elektrikli otomobilin yangın veya kaza anında kapılarının kendiliğinden kilitlenmesi veya açılamaması durumu, genellikle temel bir güvenlik sorununun değil, güç kaybının bir sonucudur. Yeni nesil tüm otomobillerde olduğu gibi elektrikli araçlarda da mekanik olmayan, elektronik kontrollü kapılar bulunmaktadır. Kaza sonrasında meydana gelebilecek hasarlar, yüksek voltajlı batarya ve 12V akü grubundaki gücün aniden kesilmesine neden olabilmektedir. Bu güç kesintisi, elektronik kilitlerin çalışmamasına ve kapıların kilitli kalmış gibi davranmasına yol açar.
Ancak, modern araçlarda büyük kazalarda hava yastıklarının açılması gibi, merkezi kilit sistemi de otomatik olarak tüm kapıların kilitlerini açma komutu vermektedir. Kapıların kilitli kalması ve elektronik kilit sisteminin arızalanması ihtimaline karşı, elektrikli araç üreticileri yasal zorunluluklar gereği mekanik yedekleme kollarını araçlarında bulundurmaktadır. Hemen hemen tüm elektrikli araçlarda, ön ve arka kapılar için doğrudan veya dolaylı olarak erişilebilen mekanik bir acil durum kolu veya tertibatı mevcuttur. Bu kollar, doğrudan kilit mekanizmasına bağlı olduğu için herhangi bir elektriğe ihtiyaç duymadan çalışmaktadır.
Elektrikli otomobil yangınlarını söndürmek, içten yanmalı motorlu araç yangınlarına göre daha fazla zorluk içermektedir. Bu tür yangınlarda aşırı yüksek sıcaklıklar, zehirli gazların açığa çıkması ve patlama riski gibi faktörler, söndürme işlemlerini neredeyse imkânsız hale getirebilmektedir. İtfaiye ekipleri tarafından kullanılan su miktarı, bu tür yangınlarda geleneksel yöntemlere göre çok daha fazladır. Buradaki suyun birincil amacı, yangını söndürmekten ziyade, batarya hücrelerinin içindeki reaksiyonu durdurmak için batarya paketini yoğun bir şekilde soğutmaktır.
Batarya hücresi içinde başlayan ve kendi kendini besleyen kimyasal reaksiyon, su ve yangın söndürücülerinden bağımsız olarak batarya paketinin ısı üretmeye devam etmesine neden olmaktadır. Sıcaklıklar 1000 santigrat derecenin üzerine çıkabilmekte ve yanma devam edebilmektedir. Hasar görmüş veya yeterince soğutulmamış bir batarya hücresi, tamamen sönmüş gibi görünse dahi içinde hala depolanmış enerji barındırabilir. Bu durum, saatler sonra termal kaçağın yeniden başlamasına ve yangının tekrar alevlenmesine yol açabilir. Bu nedenle, araç söndürüldükten sonra dahi, aracın karantinaya alınması ve batarya sıcaklığının uzun bir süre boyunca izlenmesi (bazen özel konteynerler içinde veya su dolu tanklarda tutularak) zorunlu bir güvenlik prosedürüdür.
Sektör, elektrikli araçlarda maksimum güvenlik unsurlarını devreye alsa da, son noktada en dikkatli olması gereken kesim elbette araç sahipleridir. Berkan Bayram’a göre, birçok yanlış uygulama yangın riskini artırabilmektedir. Bunların başında yanlış şarj yöntemleri gelmektedir. Özellikle evinde veya işyerinde şarj yapan kullanıcıların bazen uzatma kabloları kullanmaya çalışması ciddi riskler taşımaktadır. “Geçen yıl sadece bu tür uzatma kablolarının zayıflığı veya kalitesizliği nedeniyle 4 araçta yangın vakası gerçekleşmiştir” diyen Bayram, bu konuda bilincin artırılması gerektiğini belirtti. Ayrıca, aracın fiziksel hasar kontrolünün düzenli olarak yapılması da büyük önem taşımaktadır.
Kullanıcıların batarya değerlerini sürekli kontrol etmeleri gerekmektedir. Araç teknik olarak sürekli %100 şarjda kalmasa da, ısrarla bu değerde tutmaya çalışmak hatalı bir yaklaşım olarak değerlendirilmektedir. Benzer şekilde, bataryanın sürekli %0 seviyelerinde Şarj Durumu (SoC) değerlerinde kullanılması da önerilmemektedir. Bu tür yöntemler hem hücre ömrünü ciddi şekilde kısaltmakta hem de hücre iç dirençlerini zayıflatarak ısı birikimini artırabilmektedir. Diğer bir kullanıcı alışkanlığı hatası ise sürekli yüksek hızlarda araç kullanıldıktan sonra bataryanın sıcaklık değerini dengeleme fırsatı verilmeden doğrudan DC hızlı şarj ünitesine bağlanmasıdır; bu durum da aracı riske atabilmektedir.
Bir elektrikli otomobilin aniden yanmaya başlaması durumunda sürücü ve yolcuların hızlı ve doğru hareket etmesi hayati önem taşımaktadır. Yapılması gereken ilk şey, mümkün olduğunca hızlı bir şekilde araçtan çıkmak ve müdahale etmeye çalışmadan, yeterli güvenli bir alana kadar uzaklaşmaktır. Eğer araç uygun bir konumda durdurulabiliyor ve yanma riski taşıyorsa, aracı güvenli bir alana çekip durdurmak, kontağı kapatmak batarya sistemi ile diğer bileşenler arasındaki yüksek voltaj akışını kesecektir.
Araç acil durum bildirimi göndermeli ve acil yardım ekipleri aranmalıdır. Acil yardım merkezine elektrikli araç yangını bilgisinin kesinlikle iletilmesi faydalı olacaktır, zira itfaiye ekipleri bu bilgiye göre özel protokoller uygulayacaktır. Sürücülerin kullandıkları aracın mekanik çıkış noktalarını ve manuel kilit açma kollarının nerede olduğunu araç kullanıcı el kitabından öğrenmiş ve biliyor olmaları gerekmektedir. Camları kırmak durumunda kalınırsa, bu amaçla torpido gözünde mutlaka sert bir alet bulundurulması önerilmektedir; özellikle yan camlara odaklanılmalıdır, zira ön camlar daha dayanıklıdır. Ön veya arka kapılarda sorun yaşanması durumunda, bagajdan çıkmak da bir çözüm olarak değerlendirilebilir.
TEHAD Başkanı Berkan Bayram, “Elektrikli araç almak için henüz erken veya yeterince güvenli değil” gibi yorumların eski bakış açılarından veya yetersiz bilgi sahipliğinden kaynaklandığını belirtti. Bayram’a göre, elektrikli araçlar günümüzün ve geleceğin gerçeğidir; bunlar erken aşama ürünler değil, teknolojisi olgunlaşmış ve güvenliği kanıtlanmış ulaşım araçlarıdır. Bu durumun en açık göstergesi, geçen yıl 14 milyon adet olan elektrikli otomobil satışlarının, bu yılın ilk 10 ayında 17 milyona ulaşmasıdır. Türkiye’de dahi elektrikli otomobillerin toplam pazardaki oranı %20’ye erişmiş durumdadır. Bayram, 2030 yılına gelindiğinde satılan her 10 yeni otomobilden 8’inin elektrikli olacağını öngörmektedir. Güncel geliştirme çabaları artık güvenlikten ziyade, kullanıcı deneyimini iyileştirmeye, daha uzun menzil, daha hızlı şarj ve altyapının yaygınlaştırılmasına odaklanmıştır.
Güncel verilere bakıldığında, elektrikli araçların güvenlik konusunda içten yanmalı motorlu araçlara göre daha az riskli olduğu açıkça görülmektedir. Bayram, “Sadece üç ay önceki yoğun sıcaklarda yolda giderken yanmaya başlayan benzinli/dizel minibüs ve otomobilleri, İstanbul Haliç rampasında hararet yapan araçları hatırlayın. Elektrikli otomobil ile bu korkuların hiçbirini yaşamazsınız” diyerek görüşünü destekledi. Özetle, elektrikli otomobiller, benzinli veya dizel motorlu araçlardan daha az sıklıkla yangın çıkarmakta ve çarpışma güvenliği açısından genellikle iyi veya daha iyi performans sergilemektedir.
9 Şüpheli Sosyal Medyadan Silahlı Meydan Okumalarla Gözaltına Alındı
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.