Kocaeli’nde 2006 yılında işlenen ve 19 yıldır sır perdesi aralanamayan matematik öğretmeni Hikmet Akçay cinayeti, İstanbul Emniyet Müdürlüğü tarafından kurulan özel bir ekibin titiz çalışmaları neticesinde aydınlatıldı. Öğretmenler Günü’nde düzenlenen eş zamanlı operasyonlarla aralarında maktulün eski öğrencisi Esin B.’nin de bulunduğu dört şüpheli gözaltına alındı. Zanlıların emniyetteki sorgularında cinayeti tüm detaylarıyla itiraf ettikleri ve Akçay’ın, Esin B.’ye yönelttiği tehditlerin cinayetin ana motivasyonlarından biri olduğu ortaya çıktı.
2006 yılının Nisan ayında ortadan kaybolan ve aylarca süren aramalara rağmen izine rastlanmayan öğretmen Hikmet Akçay’ın trajik hikayesi, o dönemde kimliği belirlenemeyen bir cesedin Silivri’deki kimsesizler mezarlığına defnedilmesiyle daha da derinleşmişti. Dosya, zaman aşımına uğramasına sadece beş ay kala, İstanbul Emniyet Müdürü Selami Yıldız’ın talimatıyla Kayıp Şahıslar Büro Amirliği ekipleri tarafından yeniden masaya yatırıldı.
Olay, 02 Mayıs 2006 tarihinde İsmet Akçay’ın, kardeşi öğretmen Hikmet Akçay’dan birkaç gündür haber alamadığını belirterek yaptığı kayıp başvurusuna dayanıyordu. Başvurunun ardından yürütülen ilk soruşturmalarda herhangi bir sonuca ulaşılamamış, Hikmet Akçay’ın akıbeti meçhul kalmıştı. Ancak İstanbul Emniyet Müdürlüğü bünyesinde oluşturulan özel ekip, yıllar önce kapanan bu dosyayı tozlu raflardan indirerek yeniden incelemeye aldı. Ekipler, maktulün kaybolduğu tarihte Kocaeli’nde yanmış bir erkek cesedinin bulunduğunu ve kimliği belirlenemeyen bu cesedin bir süre sonra kimsesizler mezarlığına defnedildiğini tespit etti.
Kayıp Şahıslar Büro Amirliği’nin özel ekibi, Hikmet Akçay’ın yaşamına odaklanarak, o dönemde ortaokul öğrencisi olan Esin B. ve ailesiyle yakın ilişkiler kurduğunu belirledi. Öğretmenin, maddi durumu iyi olmayan Esin B.’ye ve ailesine sık sık destek olduğu tespit edildi. Şu anda İstanbul Büyükşehir Belediyesi Spor A.Ş.’de çalıştığı öğrenilen Esin B.’nin geçmişini titizlikle inceleyen polis ekipleri, üniversiteye başlamasına rağmen Akçay ile irtibatını hiç kesmediğini ortaya çıkardı. Soruşturma, Hikmet Akçay’ın telefonunun kapandığı kritik tarih olan 27 Nisan 2006 üzerine yoğunlaştı. Bu tarihte Esin B. ile yoğun telefon görüşmeleri yapan Zemçi S. (45) adlı üniversite arkadaşı, lisedeki kimya öğretmeni Erdoğan Y. (63) ve onun kuzeni Hakan D. isimli şahıslar da polis ekiplerinin radarına girdi. Yapılan HTS (telefon trafiği kayıtları) incelemelerinde, bu kişilerin 27 Nisan 2006 tarihinde Kocaeli ve İstanbul arasında birlikte hareket ettikleri ve şüpheli bir dizi eylem gerçekleştirdikleri belirlendi.
Kayıp Şahıslar Büro Amirliği ekipleri, yaklaşık 19 yıldır çözülemeyen cinayetin tüm delillerini topladıktan sonra operasyon için düğmeye bastı. 24 Kasım Öğretmenler Günü’nde, Özel Harekat polislerinin de desteğiyle İstanbul ve Gaziantep’te eş zamanlı baskınlar düzenlendi. Düzenlenen operasyonlarda Esin B., Erdoğan Y., Zemçi S. ve Hakan D. gözaltına alındı. Şüpheliler, Gayrettepe’de bulunan Asayiş Şube Müdürlüğü’ne getirilerek sorguya alındı.
Emniyetteki sorgularında ilk etapta suçlamaları reddeden şüpheliler, delillerle yüzleştirildikten sonra cinayeti tüm detaylarıyla itiraf etti. Esin B., ifadesinde, Hikmet Akçay’ın ortaokul matematik öğretmeni olduğunu ve kendilerine maddi destekte bulunduğunu belirtti. Ancak Esin B.’nin evli kimya öğretmeni Erdoğan Y. ile yaşadığı ilişki, cinayetin temelini oluşturdu.
Esin B., ifadesinde, “Hikmet benim ortaokul matematik öğretmenimdi. Onunla aramız iyiydi, ailemle de görüşürdü. Maddi durumumuz iyi olmadığı için bize zaman zaman maddi yardımda bulunurdu.” dedi. Üniversiteye başlamasına rağmen öğretmeniyle irtibatını hiç kesmediğini belirten Esin B., Erdoğan Y. ile lise döneminden başlayan aşk ilişkisini sürdürdüğünü anlattı. Esin B., Hikmet Akçay’ın bu ilişkiyi öğrendiğinde kendisine kızdığını ve şu sözlerle tehdit ettiğini aktardı: “Evli adamlarla senin ne işin var. Seni ailene, o öğretmeni de karısına şikayet edeceğim.”
Olay günü Kocaeli’nde Hikmet Akçay ile bir alışveriş merkezinde buluştuklarını ve yine aynı konu yüzünden tartıştıklarını söyleyen Esin B., daha sonra Akçay ile birlikte evine geçtiklerini belirtti. Evde tartışmanın yeniden alevlendiğini anlatan Esin B., “Bu sırada benim boğazıma sarılarak boğmaya çalıştı. Ben de onu ittim. Yere düşünce hareketsiz kaldı. Mutfağa gidip bıçak aldım. Cinnet geçiriyordum. Tam olarak ne yaptığımı hatırlamıyorum. Bir anda ortalık kan oldu.” sözleriyle cinayet anını anlattı.
Cinayetin ardından Esin B., üniversiteden arkadaşı olan ve şu an Gençlik ve Spor Bakanlığı’nda antrenör olarak görev yapan Zemçi S.’yi aradı. Zemçi S.’nin eve gelerek cesedi görmesinin ardından ikili, önce polise gitmeyi düşündü ancak daha sonra cesedi ortadan kaldırmaya karar verdi. Cesedi banyoya taşıdılar ve ardından Hikmet Akçay’ın İstanbul Bayrampaşa Yıldırım Mahallesi’ndeki evine gittiler. Cesedin üzerinden aldıkları anahtarla eve giren şüpheliler, Akçay’ın kendileri hakkında şantaja neden olabilecek belgeler aradıklarını itiraf etti.
Kocaeli’ne geri döndükten sonra Esin B., kimya öğretmeni sevgilisi Erdoğan Y.’yi arayarak durumu bildirdi. Erdoğan Y. hemen Kocaeli’ne gelerek cinayeti öğrendi. Üçlü, cesedi taşımak için kırmızı renkli bir bavul satın aldı. Cesedi bavulun içine koyarak otomobilin bagajına yerleştirdiler. Esin B., Zemçi S. ve Erdoğan Y. birlikte İstanbul’a doğru yola çıktı. Rastgele dolaşırken, Silivri’nin Beyciler köyü Fabrikalar bölgesinde aracı durdurdular. Yanlarında getirdikleri 2,5 litrelik bir içecek şişesine doldurdukları benzini cesedin üzerine dökerek ateşe verdiler. Olayın ardından şüphelilerin evlerine dağılarak normal hayatlarına devam ettikleri, ancak 15 günde bir ankesörlü telefonlardan arayarak olayın gidişatı hakkında bilgi alışverişinde bulundukları belirlendi.
Kayıp Şahıslar Büro Amirliği ekipleri, Hikmet Akçay için yapılan ilk kayıp başvurusunun ardından evinde yapılan aramada ele geçirilen bazı ses kayıtlarının adli emanete gönderildiğini tespit etti. O dönemde teknolojik yetersizlikler nedeniyle seslerin tam olarak anlaşılamadığı bu kasetler, yeni inceleme kapsamında adli emanetten yeniden çıkarıldı. Gelişen teknoloji sayesinde iyileştirilen kayıtlarda, Hikmet Akçay ile Esin B. arasında geçen bazı konuşmaların net bir şekilde duyulduğu belirlendi. Bu konuşmalar sırasında Hikmet Akçay’ın, Esin B.’ye hitaben şu sözleri sarf ettiği kaydedildi: “Sen evli erkeklerle ilişkiye giriyorsun. Seni annene söylerim. O öğretmenin eşini de tanıyorum. Ona da durumu anlatacağım. Bu ilişkiye son vermezsen seni parçalar bir bavulun içine koyarım.” Bu tehditlerin, Hikmet Akçay’ın ölüm şekliyle ürkütücü bir benzerlik taşıması, soruşturmanın seyrini değiştiren en kritik delillerden biri oldu.
Cinayetin zaman aşımına uğramasına sadece beş ay kala Kayıp Şahıslar Büro Amirliği tarafından yakalanan şüpheliler, emniyetteki işlemlerinin ve detaylı sorgularının tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edildi. Mahkeme, mevcut deliller ve zanlıların itirafları doğrultusunda Esin B., Zemçi S., Erdoğan Y. ve Hakan D. hakkında tutuklama kararı vererek dört şüphelinin cezaevine gönderilmesine hükmetti. Böylece 19 yıllık sır cinayet, adaletin gecikmiş ancak mutlak tezahürüyle aydınlatılmış oldu.
Türkiye Hong Kong’daki Yangın Felaketinde 75 Kişinin Yaşamını Yitirmesi Üzerine Üzüntülerini Bildirdi
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.