Azerbaycan’dan Türkiye’ye gelmek üzere havalanan bir C130 tipi askeri kargo uçağının Gürcistan sınırında düşmesiyle tüm Türkiye derin bir yasa boğuldu. Milli Savunma Bakanlığı’nın duyurusuna göre, bu elim kazada 20 askerimiz şehit oldu. Ülke genelinde büyük bir üzüntü ve merak uyandıran olayın ardından, askeri kargo uçağının düşüş nedenleri üzerinde yoğunlaşan araştırmalar sürerken, meteorolojik faktörlerin kazadaki rolü de kamuoyunda tartışma konusu haline geldi.
Kaza sonrasında uçağın düşüş nedenleri arasında meteorolojik koşulların olası etkileri, Meteoroloji Uzmanı Prof. Dr. Orhan Şen tarafından detaylı bir şekilde değerlendirildi. CNN Türk canlı yayınında konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Şen, başta şehitlerimize başsağlığı dileyerek sözlerine başladı ve hava muhalefetinin uçuşlar üzerindeki etkilerini bilimsel verilerle ortaya koydu.
Prof. Dr. Şen, hava koşullarının genellikle uçakları iniş ve kalkış anlarında daha fazla etkilediğini belirtti. Uçak kazalarının büyük çoğunluğunun bu kritik anlarda meydana geldiğini vurgulayan Şen, 40.000 feet gibi yüksek irtifalarda hava koşullarının belirli etkiler yaratabileceğini, ancak bu durumun bir uçak kazasına yol açacak kadar kritik bir etken olmadığını ifade etti. Açıklamasında, “Hava muhalefeti bu tarz uçaklarda sadece inişte ve kalkışta etkilidir. Bir kırım olacaksa inişte ve kalkışta yapar. 40.000 fitte etkili oluyor mu? Evet etkili olabilir. Ama kırıma neden olmaz yani uçağın düşmesine neden olmaz.” sözlerini kullandı.
Uçuş esnasında yaşanan ve halk arasında “hava boşluğuna düşme” olarak tabir edilen durumların, aslında açık hava türbülansı kaynaklı sarsıntılar olduğunu, ancak bu tür olayların da genellikle uçakların düşmesine yol açmadığını vurguladı. Geçmişte NASA bünyesinde Amerika Birleşik Devletleri’nde benzer hava olayları üzerine yürüttüğü projelerden örnekler veren Şen, “Açık hava türbülansına çarpmalarda 8 kişi yaralanmıştı mesela bir tanesinde, öbürlerinde de bir şey yoktu. Şimdi burada da öyle.” ifadeleriyle, yaralanmaların meydana gelebildiğini, ancak bu durumların uçak düşmesine neden olan kırım olarak nitelendirilemeyeceğini aktardı.
Kazanın yaşandığı yaklaşık 7.2 kilometre irtifadaki meteorolojik verileri titizlikle incelediğini aktaran Prof. Dr. Orhan Şen, radar kayıtlarında herhangi bir bulut izine rastlanmadığını belirtti. Açık hava türbülansının temel nedeni olan kuvvetli jet akımlarının bölgede bulunmadığını, bu akımların o dönemde Rusya üzerinde yoğunlaştığını ifade etti. Ayrıca, dağ dalgası gibi açık hava türbülansına yol açabilecek başka bir meteorolojik olayın da tespit edilmediğini vurguladı. Tüm bu değerlendirmelerin ardından Prof. Dr. Şen, C130 askeri kargo uçağının düşüş nedeninin meteorolojik kaynaklı olamayacağı yönündeki kesin kanaatini, “Düşüşün meteorolojik kaynakla hiçbir ilgisi yok.” sözleriyle kamuoyuna duyurdu.
Samsun’da Nadir Rastlanan Mavi Yengeç Keşfi İklim Değişikliği Etkilerini Gözler Önüne Serdi
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.