2026 yılı hac organizasyonuna dair önemli gelişmeler yaşandı. Bakanlıklararası Hac ve Umre Kurulu’nun son toplantısında alınan kararlar neticesinde, gelecek yılın hac kurası tarihi resmi olarak ilan edildi. Bu kapsamda, 1 milyon 799 bin 835 vatandaşın kuraya katılmaya hak kazandığı duyuruldu.
Diyanet İşleri Başkanlığı’nda gerçekleşen ve Kurul üyeleri Karaca (unvan belirtilmemiş), Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan ile Sağlık Bakan Yardımcısı Şuayıp Birinci’nin katıldığı basın açıklamasında, 2026 yılı hac işlemlerine yönelik alınan kararlar detaylandırıldı. İlgili mevzuat hükümleri uyarınca, hac ve umre ile ilgili en üst karar alma makamı olan Bakanlıklararası Hac ve Umre Kurulu, 23 Ekim tarihinde dördüncü kez toplanarak gündemdeki maddeleri karara bağladı. Kurulun 2025 yılı içerisinde üç kez bir araya geldiği ve son toplantıda 2026 hac hazırlıklarını müzakere ettiği belirtildi.
Yapılan açıklamaya göre, 2026 yılı hac kurası 05 Kasım Çarşamba günü saat 10.30’da Diyanet İşleri Başkanlığı 15 Temmuz Milli İrade Şehit Ali Alıtkan Konferans Salonu’nda çekilecektir. Kura, Bakanlıklararası Hac ve Umre Kurulu üyelerinin katılımıyla noter ve basın huzurunda dijital ortamda gerçekleştirilecek olup, vatandaşlar tarafından canlı olarak takip edilebilecek bir şekilde planlandı. Bu önemli organizasyonda, 1 milyon 615 bin 44 kayıt güncelleyen ve 184 bin 791 ilk defa ön kayıt yaptıran olmak üzere, toplamda 1 milyon 799 bin 835 vatandaşın 2026 yılı hac kurasına katılmaya hak kazandığı bildirildi.
Bakanlıklararası Hac ve Umre Kurulu, Diyanet İşleri Başkanı’nın başkanlığında Dışişleri Bakanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ve Türkiye Seyahat Acentaları Birliği temsilcilerinden oluşan önemli bir karar alma mekanizmasıdır. Kurulun görevleri arasında hacı adaylarının belirlenme usulünden hac mevsimi takvimine, hac konaklama türlerinden giriş ve çıkış yapılacak hudut kapıları ve havalimanlarına, hacda sunulacak hizmetlerden hac ücretlerine kadar tüm hac organizasyonu kararlarını almak bulunmaktadır. Alınan bu kararlar, Diyanet İşleri Başkanlığı aracılığıyla titizlikle uygulanmaktadır.
Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan, her yıl gerçekleşen hac organizasyonunun bir parçası olabilmek için Suudi Arabistan tarafından Türkiye’ye verilen kotaya kurayla dahil olmak gerektiğini vurguladı. Yıllık yaklaşık 85 bin vatandaşın kutsal topraklara gitme imkanı bulduğunu belirten Alpaslan, yaklaşık 2 milyon vatandaşın ise bu sevince katılamadığını dile getirdi.
Alpaslan, hac vizesi dışında ziyaret, seyahat, umre, işçi ve benzeri farklı vizelerle Suudi Arabistan’a gidilmemesi gerektiği konusunda ciddi uyarılarda bulundu. Hac vizesi olmayanların Mekke-i Mükerreme’ye alınmayacağını ve Suudi Arabistan yasalarına aykırı olarak kutsal şehre girmenin çeşitli kanuni yaptırımlara tabi olacağını aktardı.
2024 yılında Suudi makamlarının uyarılarına rağmen, İslam coğrafyasının farklı bölgelerinden ve Türkiye’den bazı kişilerin hac vizesi dışında farklı vize türleriyle kutsal topraklara gittiğine ve bu durumu organize eden yetkisiz şirketlerin bulunduğuna dikkat çeken Alpaslan, bu kişilerin büyük sıkıntılar yaşadığını belirtti. 2025 yılında Suudi Arabistan yetkililerinin hac vizesi dışında kutsal topraklara gidenlerin hac yapma imkanlarının bulunmadığını açıkça ifade ettiğini ve bu konuya ilişkin tedbirleri sıkı bir şekilde uyguladıklarını söyledi.
Alpaslan, “Mescid-i Haram’a girişler dahil olmak üzere hemen her yerde nusuk kartı kontrolleri yapıldı. Sadece hac vizesi olanlara verilen bu kartlar vasıtasıyla hac vizesi olmayanlar kolay bir şekilde tespit edildi ve söz konusu kişilerin hac ibadeti yapmasına imkan verilmedi.” ifadelerini kullandı. Bu tedbirler sayesinde 2025 yılı hac organizasyonunun daha güvenli ve sağlıklı bir şekilde gerçekleştirildiği, ancak resmi yollara tevessül etmeyen az sayıda insanın mağdur olduğu kaydedildi. 2026 yılı için ise Suudi Arabistan yetkili makamlarının, hac vizesi dışında kutsal topraklara gidenlere hac yapma imkanı verilmeyeceğini ve geçen seneki gibi sıkı tedbirlerin uygulanacağını Türkiye’ye bildirdiği belirtildi. Bu nedenle vatandaşların hac vizesi dışında bir yöntemle hac ibadetini yerine getirme çabası içerisine girmemesi gerektiği önemle vurgulandı.
Sağlık Bakan Yardımcısı Şuayıp Birinci, geçmişten bugüne hacca giden adaylar için hem kişileri korumak hem de kutsal topraklardaki diğer hacıları bulaşıcı hastalıklardan korumak amacıyla aşı zorunlulukları ve mecburiyetlerinin bulunduğunu hatırlattı. Bu dönemde, 2026 hac dönemi için Suudi Arabistan Hac Bakanlığının Türkiye’den sağlıkla alakalı belli yetkinlikler ve belli hastalıkların olmamasına dair değerlendirmeler talep ettiğini aktardı.
Birinci, Türk Sağlık Bakanlığı’nın hem Suudi Arabistan Hac Bakanlığı hem de Suudi Arabistan Sağlık Bakanlığı ile kapsamlı çalışmalar yürüttüğünü belirtti. Bu çalışmalar neticesinde, hacı adaylarının hangi sağlık kriterlerini taşıması gerektiği konusunda geri bildirimlerin değerlendirildiğini ve şu an itibarıyla hangi sağlık durumuna sahip kişilerin hac vizesini alabileceğinin belirlendiğini ifade etti.
Sağlık durum belgeleri yeterli olmayan kişiler için hac vizesinin ön şart olarak belirlendiğini dile getiren Birinci, süreç hakkında şu bilgileri paylaştı: “Bu süreçte hac çıkan hacı adaylarının verilerine erişim onayı vermesi koşuluyla bu kişilerin sağlık durumunu Hac Bakanlığının hazırladığı sisteme yükleyeceğiz. Bunun için gerekli hazırlıklarımızı tamamladık. Bu kısa sürede hacı adaylarımızın herhangi bir problem yaşamaması için gerekli tedbirleri almış durumdayız.” Bu açıklamalar, 2026 yılı hac döneminde sağlık koşullarının daha detaylı bir şekilde denetleneceğini göstermektedir.
Gürsel Tekin CHP’deki Sorunları Ve Geçmişteki Önemli Tartışmaları Dile Getirdi